Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2022/494 E. 2023/3273 K. 25.05.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/494
KARAR NO : 2023/3273
KARAR TARİHİ : 25.05.2023

MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2019/1197 Esas, 2021/1333 Karar
HÜKÜM : Esasten ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul 6. Asliye Ticaret Mahkemesi
SAYISI : 2016/1016 E., 2018/1205 K.

Taraflar arasındaki asıl ve birleşen tazminat davalarından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince asıl ve birleşen davaların reddine karar verilmiştir.

Kararın asıl davada davacılar vekili ve birleşen davada davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı, Yargıtayca duruşma istemli olarak asıl davada davacılar vekili, birleşen davada davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildi. Duruşma için belirlenen 23.05.2023 günü hazır bulunan asıl davada davacılar birleşen davada davalılar vekilleri Av. ….ve Av. …… ile asıl davada davalı birleşen davada davacı vekili Av. … dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip, gereği düşünüldü:

I. DAVA
1.Davacılar vekili asıl dava dilekçesinde; taraflar arasında “Türkerler Jeotermal Enerji Arama ve Üretim A.Ş.”deki davacı payının davalı alıcı şirkete satılarak devrine ilişkin “Mutabakat Metni” imzalandığını, imzalanacak asıl sözleşmenin genel şartları ile imzalama tarihine kadarki ilişkinin esaslarının kararlaştırıldığını, mutabakat metninin 1.2 maddesinde “Cezai Şart” başlığı altında ceza koşulunun düzenlendiğini, davalı alıcı şirketin mutabakat metnine aykırı davranması nedeniyle ihtarname keşide edildiğini ve 24.06.2016 tarihinde tebliğ edildiğini, tarafların mutabakat metnini imzaladığı 02.11.2015 tarihinden itibaren altı hafta içinde sözleşmenin en geç üç ay içinde hisse devri ve ödemelerin yapılacağını kabul ettiklerini, ödeme koşullarının belirlendiğini, sözleşmedeki koşulların gerçekleştiğini, davalı alıcının 02.11.2015 tarihinden itibaren sözleşmeyi imzalama yükümlülüğünü yerine getirmediğini, zarardan bağımsız olarak ceza koşulu ödenmesi gerektiğini, taraflar arasındaki uyuşmazlığın davalı alıcının ceza-i şart ödemesinin gerekip gerekmediği ile ilgili olduğunu, borcun sözleşmede yükümlenilen koşullara ve önellere uygun biçimde eda edilip edilmediğinin ispat yükünün yükümlenende olduğunu, zarar gerçekleşmese bile cezanın ödenmesi gerektiğini, davalı alıcının “Sözleşmenin imzalanmasından beklediği faydayı ortadan kaldıracak derecede bir olumsuzluk” gördüğünü ispatlaması gerektiğini belirterek; 5.000.000,00 USD ceza koşulu alacağının, 24.06.2016 tarihinden itibaren yürütülecek en yüksek döviz faizi ile birlikte, davalıdan alınıp davacıya verilmesine karar verilmesini istemiştir.

2.Davacı vekili birleşen dava dilekçesinde, taraflar arasında Alaşehir Jeotermal Elektrik Santrali-1 ve Alaşehir Jeotermal Elektrik Santrali-2 lisans sahibi Türkerler Jeotermal Enerji Arama ve Üretim A.Ş.’nin hisselerinin tamamının satışının kesin hisse devir sözleşmesinin ve hisse devrinin nasıl ve hangi koşullarda yapılacağı konusunda 02.11.2015 tarihli mutabakat metni imzalandığını, davacı tarafından yapılan inceleme üzerine davalıların kesin hisse devir sözleşmesi ve hisse devrini yapamayacaklarını, yani buna hazır olmadıklarını gördüğünü, davalıların mutabakat metni ile tanımlanan altı haftalık ve üç aylık süreler içerisinde yükümlülüklerini yerine getirmemesi, imzaya hazır hale gelmemeleri neticesinde hisse devri ve hisse devrine ilişkin kati hisse devir sözleşmesi imzalanmadığını ve hisse satışının gerçekleşmediğini, davalıların kötü niyetli hareket ettiğini, davacı şirket ile imzalamış oldukları mutabakat metni ile yükümlendirdikleri edimleri süresinde yerine getirmedikleri için kesin hisse devri sözleşmesini imzalanmasını olanaksız bırakan davalıların mutabakat metnindeki üç aylık süreyi doldurduktan tam 35 gün sonra 08.03.2016 tarihinde üçüncü kişi ile şartlı hisse devir sözleşmesi imzalayıp lisans eksikliklerini 27.04.2016 tarihinde Enerji Piyasası Denetleme Kuruluna (EPDK) onay için müracaat edip 01.06.2016 tarihinde mutabakat metni konusu Türkerler Jeotermal Enerji A.Ş.’nin %50 hissesini dava dışı üçüncü kişiye sattıklarını, davalı tarafın mutabakat metninin 1.3 maddesi uyarınca 5.000.000,00 USD cezai şart ödemekle sorumlu olduğunu belirterek taraflar arasında imzalanan 02.11.2015 tarihli mutabakat metninin 1.2 cezai şart başlıklı maddesi uyarınca 5.000.000,00 USD’nin, bu alacağın davalılar vekiline çekilen ve ihtar ile tanınan sürenin sona erdiği tarih olan 27.07.2016 tarihinden itibaren 3095 sayılı Kanuni Faiz ve Temerrüt Faizine İlişkin Kanun’un 4/a maddesi gereğince yürütülecek faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine karar verilmesini talep ve dava etmişlerdir.

II. CEVAP
1.Davalı vekili asıl davada cevap dilekçesi ile sözleşmenin 1.2 maddesinde ceza koşulunun kararlaştırıldığını doğrulamış, müvekkilinin gerekli incelemeleri ve hazırlık çalışmalarını yaptığını, davacıların ise imzaya yanaşmadıklarını, EPDK devir onayının alınması için hiçbir çalışmada bulunmadıklarını ve sözleşmeyi imzaya hazır hale getirme yükümlülüklerine uymadıklarını, belirlenen altı haftalık ve üç aylık sürelerden çok sonra 27.04.2016 tarihinde üretim lisansının alındığını, sözleşmede kararlaştırılan sürede davacıların kusuru nedeniyle hisse devir sözleşmesinin imzalanamadığını ve devir işlemlerinin yapılamadığını, bu nedenle müvekkilinin kusurunun bulunmadığını, davacı tarafın müvekkiline ceza koşulu ödemesi gerektiğini belirterek, davanın haksızlığını savunmuş ve reddine karar verilmesini istemiştir.

2.Davalı vekili birleşen davada cevap dilekçesi ile sözleşmenin imzalanmasının üretim lisansının alınmasına bağlı olduğunu ileri sürdüğünü, Elektrik Piyasası Lisans Yönetmeliği’nin 57 nci maddesi ve 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 29 uncu maddesinin ikinci fıkrasına aykırı iddialarda bulunulduğunu, mutabakat metni ve Yönetmeliğinin 57 nci maddesinin birbirini tamamlayan engellemeyen işlemler olduğunu, sözleşmenin imzalanmasının pay devri ve üretim lisansının alınmasına bağlı olmadığını, EPDK’nın onayı ile hisse devrinin yapılabileceğini, mutabakat metninde belirtilen altı hafta ve üç aylık sürelerde üretim lisansı alınacağına dair bir hükmün bulunmadığını, birleşen davada davacının kötü niyetli olduğunu belirterek, birleşen davanın haksızlığını savunmuş ve reddine karar verilmesini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile tarafların sözleşmede kararlaştırılan hususları yerine getirmedikleri, her iki tarafın sözleşmeye aykırı davrandığı, bu nedenle sözleşmenin imzalanmamasında her iki yanında kusurunun bulunduğu, taraflar mutabakat metni ile belirlenen 6 haftalık + 3 aylık sürede edimlerini yerine getirmediği, davalı alıcı kararlaştırılan 6 haftalık sürede gerekli incelemeyi yapmakla, imzalanması öngörülen sözleşmeden beklediği faydayı ortadan kaldıracak derecede bir olumsuzluk görmemesi halinde sözleşmeyi imzalamakla yükümlü olup, bu sürede bir olumsuzluk tespiti ve bunun satıcılara bildiriminin yapılmadığını, davacı satıcılar da müvekkillerinin hisse devrine konu şirketin sahip olduğu ön lisansını üretim lisansına dönüştürme konusunda kararlaştırılan süre içinde herhangi bir çalışmada bulunmadığı, 3 aylık süre dolduktan sonra üretim lisansı alınarak davacı hisselerini %50 sinin dava dışı bir şirkete devredildiği, her ne kadar sözleşmede 3 aylık süre içinde ön lisansın üretim lisansına dönüştürme zorunluluğu ön görülmemiş ise de; Elektrik Piyasası Lisans Yönetmeliği’nin 57 nci maddesinin birinci fıkrası çerçevesinde üretim lisansının alınmasından önce hisse devri, EPDK’nın onayına bağlı olarak mümkün olup; hisse devir sözleşmesinin imzalanması konusunda tarafların ısrarlı, inandırıcı ve karşı tarafı zorlayıcı şekilde bir bildirimleri olmadığı, saptanan ve hukuksal durum bu olunca; mutabakat metninin 1.2 maddesinde belirtilen koşulların gerçekleşmemesinde tarafların eşit derecede kusurlu oldukları ve bu nedenle karşı yandan ceza koşulu isteminde bulunamayacakları gerekçesiyle, asıl ve birleşen davaların reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde asıl davada davacılar vekili ve birleşen davada davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri
1.Asıl davada davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle, sözleşmedeki altı haftalık sürenin mutabakat metninin imzalanmasından itibaren başlayıp sadece alıcı davalıya teknik, hukuki ve mali due diligence süreçlerini tamamlama edim yükünü yerine getirdiğini, davacıların altı hafta ile sınırlandırılmış hiçbir yükümlülüğü bulunmadığını, hisse devri sözleşmesinin imzalanmamasında davalı alıcının tam kusurlu olduğunu, müvekkilinin satıcı sıfatıyla tüm edimlerini eksiksiz yerine getirdiğini, yapması gereken çalışmaları tamamladığını, ilk derece mahkemesinin mutabakat metninin içeriğini, hükümlerini incelemeden, irdelemeden hatalı karar verdiğini, söz konusu mutabakat metninden anlaşılacağı üzere, tarafların edimlerini belli bir sıra ile ifa etmeleri amacıyla iki ayrı süre tayin edildiğini, mutabakat metninde yükümlü olduğu edimleri yapması için davalıya altı hafta süre verilmişken, hisse devir işlemlerinin tamamlanması için her iki tarafa üç ay süre verildiğini, bu durumun taraflar arasında öncelikle sözleşmenin imzalanması, devir işlemlerinin ise daha sonra tamamlanabileceği hususunun kararlaştırılmış olduğunu açıkça gösterdiğini, EPDK onayının sözleşmenin imzalanmasından sonra alınabileceğini, bunun her iki tarafın sorumluluğunda olduğunun kabul edildiğini, davalı alıcının sözleşmeyi imzalaması halinde, tarafların EPDK’ya başvurması için bakiye bir buçuk ay süreleri kaldığını, mahkemenin bir bucuk ay içinde EPDK’dan onay alınabileceğini öngörmeden asıl davayı reddettiğini, mahkemenin olasılık üzerinden karar verdiğini, davalının hisse devri sözleşmesinin imzalanmamasında asli ve tam kusurlu olduğunu, mutabakat metninden anlaşıldığı üzere alıcı davalının altı haftalık sürede gerekli incelemeyi yapmakla, imzalanması öngörülen sözleşmeden beklediği faydayı ortadan kaldıracak derecede bir olumsuzluk tespit etmemesi halinde sözleşmeyi imzalamakla yükümlü olduğunu, bu nedenlerle ilk derece mahkemesinin asıl davanın reddine dair verdiği kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek, kararın kaldırılmasına ve asıl davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.

2.Birleşen davada davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle, mahkeme tarafından, dava dosyasına celp edilmiş deliller ile çelişen karar verildiğini, asıl dava dosyasına gelen müzekkere cevapları ile mutabakat metninin 1.2 maddesi gereği 5.000.000,00 USD cezai şarttan davalıların sorumlu olduğunun ispat edildiğini, mutabakat metninin 1. maddesi gereği müvekkili şirket tarafından mali, teknik ve hukuki inceleme yapıldığını, yapılan inceleme neticesinde Alaşehir jes-2’nin lisansının olmadığı, önlisans döneminde olduğu, Türkerler Jeotermal’in 26.03.2014 tarihli tadil edilen esas sözleşmesi gereği ve Elektrik Piyasası Lisans Yönetmeliği’nin 57 nci maddesi gereği, davalıların jes-2’nin lisansını almadan ortaklık yapısını değiştiren hisse devri sözleşmesi ve hisse devri yapamayacağının tespit edildiğini, mutabakat metni ile belirlenen üç aylık süre içerisinde de (02.02.2016 tarihine kadar) jes-2 lisansını alıp imza için hazır hale gelmemiş olduklarının ispat edildiğini, Enerji Piyasası Lisans Yönetmeliği 57 nci maddesi birinci fıkrası uyarınca, maddedeki istisnalar hariç önlisans sahibi tüzel kişinin lisans almadan ortaklık yapısının değiştirilemeceğini ifade etmekte olduğunu, hisse devrinin 57 nci maddenin birinci fıkrasına aykırı olarak yapılması halinde ise Yönetmelik madde 19 uyarınca önlisansın iptaline neden olduğunu, davalı tarafın mutabakat metni ile belirlenen sürede, bu işlemleri yapıp lisansı alıp imza için hazır hale gelmediğini, hiçbir eylemde bulunmadığını, davalıların kötü niyetli hareket ettiklerini, müvekkilinin olumsuz bildirim yapma yükümlülüğü bulunmadığını, mahkeme gerekçesinin son derece hatalı ve kanuna aykırı olduğunu, müvekkili şirketin 02.11.2015 tarihli mutbakat metninin birinci maddesi gereği altı haftalık süre içerisinde due diligence araştırmasını yapmış olduğunun ispat edildiğini ve davalının kabulünde olduğunu, bu nedenle ilk derece mahkemesinin istinafa konu birleşen davayla ilgili olarak verdiği kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek, kararın kaldırılmasına ve birleşen davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile ilk derece mahkemesi karar ve gerekçesinde yasa ve usule aykırılık bulunmadığı gibi kamu düzenine aykırılık da görülmediğinden, asıl davada davacı vekilinin, asıl davada kurulan hükme karşı; birleşen davada, birleşen dava davacı vekilinin birleşen davada kuralan hükme karşı istinaf başvurularının ayrı ayrı esastan reddine karar verilmiştir.

VI. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde asıl davada davacılar vekili ve birleşen davada davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
1.Asıl davada davacılar vekili temyiz dilekçesinde özetle, hükmün bozulmasını talep etmiştir.

2.Birleşen davada davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle, istinaf sebeplerini tekrar ederek hükmün bozulmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, şirket hisselerinin davalıya devrine ilişkin mutabakat metnine aykırı davranıldığı iddialarına dayalı cezai şart alacağı istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Kanun’un 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.

3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup asıl davada davacılar vekili ve birleşen davada davacı vekili temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Takdir olunan 8.400,00 TL duruşma vekâlet ücretinin her bir yandan alınarak yek diğerine verilmesine,

Aşağıda yazılı temyiz giderlerinin temyiz eden birleşen davada davacıya yükletilmesine,

Aşağıda yazılı peşin harcın istek halinde asıl davada davacılara iadesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

25.05.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.