YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/4989
KARAR NO : 2023/6766
KARAR TARİHİ : 23.11.2023
MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 44. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2020/461 Esas, 2021/1547 Karar
HÜKÜM : Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : Sakarya 3. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2015/959 E., 2017/397 K.
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı (temlik alan) vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde, müvekkili banka ile davalı … San. ve Paz. Ltd. Şti. arasında imzalanan genel kredi sözleşmelerine istinaden davalı adına İzmit Gümrük Müdürlüğü’ne sunulmak üzere 12.750.000,00 TL ve 250,00 TL’lik teminat mektupları düzenlendiğini, davalı …’ın sözleşmede kefaleti bulunduğunu, ayrıca ipotek tesis ettiğini, mektupların nakde çevrildiğini, ödemeden sonra Körfez Kaymakamlığı … Gümrük Saymanlık Müdürlüğü’nün 26.03.2013 tarihli yazısı ile anılan teminat mektuplarının gecikme faizi ve gecikme faizinin %50 fazlasına ilişkin şartlar dikkate alınmadan sadece üzerinde yazılı tutarlar tahsil edildiğinden, Mart 2013 sonuna kadar hesaplanan anapara 12.949,00 TL + KDV gecikme faizi 123.841,00 TL + gecikme faizi %50 fazlası 61.921,00 TL olmak üzere toplam 198.711,00 TL tahsil edilmesi gerekirken toplam 13.000,00 TL tahsil edildiğinden 185.711,00 TL’nin Saymanlık Müdürlüğü hesabına yatırılmasının talep edildiğini, müvekkili tarafından tutarın 131.006,42 TL olduğunun belirlendiğini ve 16.04.2013 tarihinde müvekkili banka tarafından idare hesabına ödendiğini, yapılan ödemenin davalı şirket ile müteselsil ve müşterek kefil davalı …’a noterden ihtarname gönderilerek, bankaya ödenmesi istenmesine rağmen ödenmediğinden, ilamsız icra takibine geçildiğini, asıl kredi borçlusu şirket ile kefil olan davalıların takibe itiraz ettiklerini, takibe yapılan itirazın haksız ve yasal dayanaktan yoksun olduğunu beyanla, davalıların Sakarya 4. İcra Dairesi’nin 2015/3054 E. sayılı dosyasına vaki itirazlarının iptalini ve takibin devamını, alacağın %20’den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatının davalılardan tahsilini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalılar vekili cevap dilekçesinde; davanın hukuki dayanaktan yoksun olduğunu, davacının haksız ve kötü niyetli olduğunu, teminat mektuplarının üst limitten nakde çevrildikten sonra aynı teminat mektuplarına istinaden limiti aşan miktarda faiz talebinde bulunulamayacağını, davaya konu alacak ile ilgili olarak ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla icra takibi yapıldığını, ipotekli takip var iken bu takip sonuçlanmadan ilamsız takip yapılmasının ve takibe konu alacağa %76,5 temerrüt faizi uygulamasının usul ve aykırı olduğunu, işlemiş faiz, uygulanan ve uygulanması talep olunan faiz oranı ile tüm ferilerine itiraz ettiklerini belirterek davanın reddine ve %20’den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatının davacıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı bankanın gümrük müdürlüğüne teminat senetleri kapsamında teşvik belgesinde belirtilen şartlar yerine getirilmiş olmasına rağmen, idarece hatalı değerlendirme neticesi, teşvik belgesinin usulsüz olarak iptali üzerine yersiz ödediği 131.006,42 TL’yi olayda kusuru bulunmayan davalı şirketten ve kefilden sözleşmeye dayanarak tahsilinin mümkün görülmediği, davacı bankanın bu sebepsiz ödemenin iadesi için gümrük müdürlüğüne müracaat etmesinin gerektiği gerekçesiyle davanın pasif husumet yokluğundan usulden reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; müvekkilinin davalının yatırım teşvik belgesinin iptal edilmesi hususunda gümrük müdürlüğünün kararının doğru bir karar olup olmadığını denetleyemeyeceği gibi, bu hususta teminat mektubu ile garanti veren olarak gümrük müdürlüğüne karşı bu iptal kararının hukuka uygun olmadığı yönünde bir defi ileri sürme hakkı da bulunmadığını, müvekkili bankanın yalnızca kendisine müracaat edildiğinde ödeme yapmayı kabul ve taahhüt etmiş olması sebebiyle, ödeme yaptıktan sonra garanti sözleşmesinin doğal sonucu olarak davalılara rücu hakkı elde ettiğini, Yargıtay İçtihatlarında açıkça belirtildiği üzere; davalı ile dava dışı idare arasındaki ilişki, bu ilişkiden doğan defiler, asıl borcun geçerli yahut var olup olmaması teminat mektubu ile ödeme yapmayı üstlenen müvekkili açısından önem arz etmediğini, müvekkili bankanın teminat mektubu dolayısıyla ödeme yaptıktan sonra lehdar olan davalılara rücu hakkı elde ettiğini, davalının bu nedenle müvekkili bankaya ödeme yapması gerektiğini, davalıların gerçekte vergi borcunun bulunup bulunmadığı hususunun davalı ile Gümrük Müdürlüğü arasındaki ilişkiye müstenit olup, müvekkili bankanın bu ilişki içerisinde yer almadığını, davalı ihtiyati tedbir ya da yürütmenin durdurulması kararı alarak teminat mektubunun önüne geçebilecekken bu yönde bir başvurusunun olmadığını, müvekkilinin gümrük müdürlüğü tarafından teminatın nakde çevrildiğine dair yazı ulaştığında ödeme yaptığından, ödeme tarihi itibariyle davalıya rücu hakkı elde ettiğini, 10.03.2017 tarihli bilirkişi raporu ile mahkemenin hükmüne esas aldığı, 04.05.2017 tarihli bilirkişi raporu arasında bariz çelişki olduğunu, yeni bir bilirkişi raporu alınıp çelişkinin giderilmesi gerekirken mahkemece dikkate alınmadığını, rapora itiraz edildiği halde mahkemece haklı itirazlarının dikkate alınmadığını belirterek kararın kaldırılmasını, davanın kabulüne, icra takibinin devamına, alacağın %20’sinden aşağı olmamak üzere icra inkâr tazminatının davalılardan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına davacı vekilinin aksi yöndeki tüm istinaf sebepleri yerinde görülmediği gerekçesiyle davacının istinaf talebinin esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesindeki beyanlarını tekrarla kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, itirazın iptaline ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Davacı (Temlik alan) harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
23.11.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.