YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/5004
KARAR NO : 2023/526
KARAR TARİHİ : 25.01.2023
MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
HÜKÜM : Asıl ve birleşen davanın kısmen kabulü
Taraflar arasındaki banka hesabında bulunan mevduatın iadesine ilişkin asıl, vadesinden önce bozulan hazine bonoları nedeniyle uğranılan zararın tahsiline ilişkin birleşen davanın yapılan yargılama sonunda Mahkemece asıl ve birleşen davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Mahkeme kararı, duruşma istemli olarak davalı Yapı Kredi A.Ş. vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildi. Duruşma için belirlenen 24.01.2023 günü hazır bulunan davacı vekili Av. … ile birleşen davada davalı vekili Av. … dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip, gereği düşünüldü:
I. DAVA
1.Davacı vekili asıl dava dilekçesinde; müvekkilinin yatırımlarını davalı Bankanın önce …Şubesi’nde sonra … Şubesi’nde değerlendirdiğini, diğer davalının anılan şubelerin müdürlüğünü yaptığını, bu davalının ortadan kaybolması sonrasında davalı Bankaya başvurduğunda hesaplarından talimatı olmadan para çekildiğini öğrendiğini, kendisine ödeme yapılmadığını ileri sürerek şimdilik 6.000,00TL’nin 09.12.2003 tarihinden itibaren reeskont faiziyle birlikte tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
2.Davacı vekili birleşen dava dilekçesinde; müvekkiline ait hazine bonolarının talimatı dışında vadesinden önce bozdurulması ve banka müdürünün zimmetine para geçirmesi nedeniyle uğranılan zararın şimdilik 66.000,00 TL’sinin 22.03.2003 tarihinden itibaren işleyecek bankaca mevduata uygulanan en yüksek faizi ile birlikte davalılardan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
1.Davalı Yapı Kredi A.Ş. vekili cevap dilekçesinde;, müvekkilinin kusuru bulunmadığını, davacının kendi imzaları ile talimat verdiğini ve paraları tahsil ettiğini savunarak asıl ve birleşen davanın reddini istemiştir.
2.Diğer davalı davaya cevap vermemiştir.
III. MAHKEME KARARLARI, BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ:
A. Mahkemece Verilen Karar:
Mahkemece 21.06.2017 tarih, 2014/764 E. ve 2017/590 K. sayılı kararı ile bozma ilamına uyularak usulsüz işlemelere ilişkin dekontları davacının imzaladığı hususunda uyuşmazlık bulunmasa da davalı banka müdürünün söz konusu belgeleri hileli bir biçimde kullanarak zimmetine para geçirdiğinin dosya kapsamı ile sabit olduğu; ancak davacının da müterafik kusurlu olduğunun kabulünün gerektiği gerekçesiyle asıl davanın kabulüne, birleşen davanın kısmen kabulüne, 56.847,34 TL’nin 23.03.2003 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalı Yapı Kredi Bankası A.Ş.’ den tahsiline karar verilmiş, karar davacı vekili ve davalı Banka velince temyiz edilmiştir.
B. Bozma Kararı :
Dairemizin 20.06.2019 tarih, 2017/5243 E. ve 2019/4659 K. sayılı kararı ile asıl ve birleşen davada davacı vekilinin tüm temyiz itirazlarının, asıl ve birleşen davada davalı banka vekilinin ise diğer temyiz itirazlarının reddi ile davacının asıl ve birleşen davada talep ettiği meblağların %30’u oranında indirim yapılması gerekirken talep aşımı yapılmak suretiyle karar verilmesinin doğru olmadığı gerekçesiyle asıl ve birleşen davada verilen karar davalı banka yararına bozulmuş, davacı vekili ve davalı banka vekilinin karar düzeltme istemleri Dairemizce reddedilmiştir.
C. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar:
Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile daha önce hüküm altına alınmış olan miktardan asıl ve birleşen dava itibarıyla %30 indirim yapılması gerektiği gerekçesiyle asıl davanın kısmen kabulü ile 4.200,00 TL’nin 09.12.2003 tarihinden itibaren avans faiziyle birlikte davalılardan tahsili ile davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin kısmın reddine, reddedilen kısım bakımından davacı aleyhine vekalet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına, birleşen davanın kısmen kabulü ile 46.200,00 TL’nin 23.03.2003 tarihinden itibaren avans faiziyle birlikte davalılardan tahsili ile davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin kısmın reddine, reddedilen kısım bakımından davacı aleyhine vekalet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
IV. TEMYİZ
A.Temyiz Yoluna Başvuranlar
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Yapı Kredi Bankası A.Ş. vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Nedenleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; davacının yapılan işlemler hakkında bilgi sahibi olduğunu, bankanın adam çalıştıran sıfatıyla sorumlu tutulamayacağını, tüm kusurun davacıya ait olduğunu, reddedilen kısım yönünden müvekkili lehine vekalet ücreti takdir edilmesi gerektiğini ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Asıl dava, banka hesabında bulunan mevduatın iadesi, birleşen dava ise vadesinden önce bozulan hazine bonoları nedeniyle uğranılan zararın tahsili istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
818 sayılı Borçlar Kanunu’nun 100 üncü maddesi, 2021 yılı Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi’nin 13 üncü maddesi
3. Değerlendirme
1. Dosyadaki yazılara, Mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, asıl ve birleşen davada davalı Yapı Kredi Bankası A.Ş. vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazları yerinde değildir.
2. Asıl ve birleşen davada davanın kısmen kabulüne karar verilmiş olmakla birlikte reddedilen talepler yönünden davalı yararına vekalet ücreti takdir edilmesi gerekirken, Mahkemece vekalet ücretine hükmedilmemiş olması doğru olmayıp bozmayı gerektirir.
Ne var ki bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun geçici 3 üncü maddesi ve 5236 sayılı Kanun’un geçici 2 nci maddesi yollamasıyla 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun 5236 sayılı Kanun’un 16 ncı maddesi ile değiştirilmeden önceki 438 inci maddesinin yedinci fıkrası gereğince Mahkeme kararının düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir.
V. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
1.Davalı vekilinin asıl ve birleşen davaya yönelik diğer temyiz itirazlarının REDDİNE,
2.Davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile mahkeme kararının hüküm fıkrasının (1) numaralı bendinin üçüncü paragrafında yer alan “…davacı aleyhine vekalet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına” ibaresinin çıkartılarak yerine davalı lehine karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince hesaplanan 1.800,00 TL vekalet ücretinin davacıdan tahsiline” ibaresinin yazılması; yine hüküm fıkrasının (2) numaralı bendinin üçüncü paragrafında yer alan “…davacı aleyhine vekalet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına” ibaresinin çıkartılarak yerine “davalı lehine karar tarihinde yürürlükte bulunan 2022 yılı Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince hesaplanan 5.100,00 TL vekalet ücretinin davacıdan tahsiline ” ibaresinin yazılması suretiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
Takdir olunan 8.400,00 TL duruşma vekâlet ücretinin davacıdan alınarak asıl ve birleşen davada davalıya verilmesine,
Peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde ilgiliye iadesine,
Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine,
25.01.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.