Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2022/5163 E. 2022/6167 K. 22.09.2022 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/5163
KARAR NO : 2022/6167
KARAR TARİHİ : 22.09.2022

MAHKEMESİ : BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 16. HUKUK DAİRESİ

Taraflar arasında görülen davada Gölcük 2. Asliye Hukuk Mahkemesince verilen 25.04.2017 tarih ve 2016/119 E- 2017/146 K. sayılı kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf isteminin kısmen kabulüne dair İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi’nce verilen 09.10.2020 tarih ve 2017/5272 E- 2020/1657 K. sayılı kararın Yargıtay’ca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, bazı noksanlıkların ikmali için mahalline gönderilen dosyanın eksikliklerin giderilmesinden sonra gönderildiği anlaşılmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçeler, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili; müvekkilinin, davalıya 40.000,00 TL bedelli iki adet çeki yaptığı sözlü anlaşma gereği müvekkili ve personelinin beyaz eşya, elektronik eşya ve benzeri eşyaların temini için verdiğini, davalının çek bedellerine konu eşyaları teslim etmediğini ve çeklerin bedelsiz kaldığını ileri sürerek; müvekkilinin dava konusu çekler nedeniyle borçlu bulunmadığının tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı, davaya yanıt vermemiştir.
İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama, celp edilen ceza soruşturma dosyası ve toplanan delillere göre, kambiyo senetlerinin borçtan mücerret olduğu, davacı tarafça teminat olarak verildiğinin ispatlanamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Karara karşı, davacı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur.
Bölge Adliye Mahkemesince, mahkemece asli müdahil olarak kabul edilen … ve … harçlandırdıkları dilekçeleri ve beyanlarında menfi tespit taleplerinin olmadığı, asıl istemlerinin ihtiyati tedbir kararının kaldırılması ve davanın reddine yönelik olduğu, davanın tarafları aleyhine dava açmadıklarının anlaşıldığı, görülmekte olan bir davaya asli müdahalede bulunabilmek için davaya konu hak veya şey üzerinde kısmen veya tamamen bir hak iddia edilmesi gerektiği, oysa müdahillerin çeklerin hamilleri oldukları, bu davada kendi adlarına bir hak iddiaları olmayıp davalının yanında davaya feri müdahalede bulundukları, feri müdahil davada taraf olmadığından hükmün lehine müdahale edilen taraf hakkında verileceği (HMK m.69), feri müdahil davada tarafmış gibi müdahil hakkında hüküm verilemeyeceği, davada feri müdahil olduğu anlaşılan kişiler lehine vekalet ücreti hükmedilmesinin doğru görülmediği gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf isteminin kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
İlk Derece Mahkemesince verilen karara yönelik olarak yapılan istinaf başvurusu üzerine HMK’nın 355 vd. maddeleri kapsamında yöntemince yapılan inceleme sonucunda Bölge Adliye Mahkemesince esastan verilen nihai kararda, dosya kapsamına göre saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kurallarına aykırı bir yön olmadığı gibi HMK’nın 369/1. ve 371. maddelerinin uygulanmasını gerektirici nedenlerin de bulunmamasına göre usul ve yasaya uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz isteminin reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK’nın 370/1. maddesi uyarınca ONANMASINA, HMK’nın 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı bakiye 26,30 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davacıdan alınmasına, 22/09/2022 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.