Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2022/520 E. 2023/2178 K. 10.04.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/520
KARAR NO : 2023/2178
KARAR TARİHİ : 10.04.2023

MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2020/399 Esas, 2021/620 Karar
HÜKÜM : Kabul/Ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : İzmir Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2017/160 E., 2018/66 K.

Taraflar arasındaki faydalı modelin hükümsüzlüğü, haksız rekabet ve tazminat davalarından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince asıl davanın kabulüne, birleşen davanın reddine karar verilmiştir.

Kararın taraf vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince asıl davaya ilişkin davacının istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kabulüne, diğer istinaf başvurularının ise reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı asıl davada davalı- birleşen davada davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Asıl davada davacı-birleşen davada davalı vekili dava dilekçesinde; asıl davada davacının açık alan spor kondisyon aletleri alanında faaliyet gösterdiğini, 29.06.2011 tarihinde bel esnetme aleti, havada yürüyüş ve makas spor aletlerinin de içerisinde bulunduğu kondisyon aletlerinin Atakum Belediyesi’ne teslim edildiğini, davalının adına tescilli buluşunun bu aletler ile kamuya arz edildiğini, bu nedenle asıl davada davalının 2012 tarihli faydalı model belgesine konu buluşun yeni olmadığını, Samsun 1. Sulh Hukuk Mahkemesinin 2017/55 Değişik İş sayılı dosyasında alınan tespit raporunda da bu durumun tespit edildiğini savunarak asıl davada davalı adına tescilli olan 2012/05990 numaralı faydalı modelin hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine karar verilmesini talep etmiş, birleşen davanın ise reddini istemiştir.

II. CEVAP
Asıl davada davalı-birleşen davada davacı vekili cevap dilekçesinde; davanın reddini istemiş olup birleşen davanın dava dilekçesinde; davacının oyun ekipmanları ürettiğini, 22.02.2015 başvuru tarihli, 20.12.2012 tescil ve 21.06.2012 yayın tarihli 2012/05990 numaralı “iç/dış mekan spor aletleri gizli (iç) durdurma/sönümle sistemi” ibareli faydalı modelin müvekkil adına tescilli olduğunu, ancak müvekkilin 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu’nun (6769 sayılı Kanun) 141 inci maddesi kapsamındaki faydalı modele dayalı haklarının karşı taraf tarafından ihlal edildiğini, müvekkilin 1 numaralı istemindeki unsurlarının tümünün karşı tarafın taklit ürününde bulunduğunu, bu fiillerin ayrıca aynı Kanun’un 54 üncü maddesi gereğince haksız fiil teşkil ettiğini, buna göre aynı Kanun’un 149 uncu maddesi gereğince haklarının bulunduğunu iddia ederek tecavüz ve haksız rekabetin tespitini, meni ve refini, tecavüz suretiyle imal edilen ürünlerde, tabelalarda, her türlü tanıtım evrakı ve ticari evraklardan silinmesini, internet ortamından kaldırılmasını, erişimin engellenmesini, ticaret unvanından çıkartılmasını, faydalı model hakkından doğan hakları ihlal edilen ürünlerin imalinin, satışının ve dağıtımının, ithalinin ve ihracının, yurt içinde ve yurt dışında satışa sunulmasının önlenmesini, tecavüz teşkil eden ürünler ile ürünlerin imal edildiği kalıplara el konulmasını, imha edilmesini, fazla hakları saklı olmak üzere 1.000,00 TL maddi, 1.000,00 TL manevi tazminatın tespit tarihinden işleyen yasal faiziyle birlikte tahsilini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile asıl davada Polfisan’ın ürününün başvuru tarihinden önce kamu kurumuna teslim edildiği, Türk Patent araştırma raporundaki yabancı patent belgelerinin karşılaştırıldığı ve faydalı modeldeki istemlerin daha önceki tekniğe dahil olduğunun belirlendiği, bu nedenle faydalı modelin yenilik unsuru taşımadığı ve hükümsüzlüğünün gerektiği, hükümsüzlük kararı ile faydalı modelin başvuru tarihinden itibaren geçersiz kılındığı, dolayısıyla ileri sürülen tecavüz iddiasının da dayanaksız kaldığı, birleşen davada ise tespit raporu ve alınan teknik rapor çerçevesinde, Polfisan’ın ön kullanım şartlarını karşıladığı, başvurudan önce iyi niyetli kullanım ve bununla ilgili tedbirlerin alınması şeklindeki yasal hakkın kapsamında bulunduğu, her ne kadar tespit raporunda faydalı model istemlerinin Polfisan firmasının ürününde mevcut olduğu rapor edilmişse de, faydalı modelin yasal tescil şartlarını taşımadığının belirlendiği, faydalı modele tecavüz, maddi ve manevi tazminat davasının reddi gerektiği gerekçesiyle asıl davada Cemer Kent Ekipmanları adına kayıtlı

2012/05990 numaralı faydalı modelin yenilik taşımadığı anlaşılmakla hükümsüzlüğüne, sicilden terkin edilmesine, birleşen davada faydalı modele tecavüzün men’inin, maddi ve manevi tazminat davasının reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri
1.Asıl davada davacı-birleşen davada davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; Mahkemece hükümsüzlük davasının kabülüne karar verildiği için artık bu aşamada yine Mahkemece daha önce verilen 2017/79 D. İş sayılı dava dosyasında tedbirin kaldırılması gerektiğini, Mahkemece tedbir kararı kaldırılmadığı için başvurulmasına karşın dosyadan el çekildiği gerekçesiyle tedbir kararının kaldırılmayacağının belirtildiğini, bunun yanı sıra karşı tarafça açılan birleşen dava dosyasında men, ref, maddi ve manevi tazminat talaplerinin bulunduğunu, bu talepler için ayrı ayrı yasal vekâlet ücreti takdiri gerekirken yalnızca maddi ve manevi tazminat yönünden vekâlet ücretine karar verilmesinin doğru olmadığını savunarak kararın kaldırılmasını istemiştir.

2.Asıl davada davalı-birleşen davada davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; bilirkişi raporuna itirazlar için tekrar bilirkişi raporu alınmadığını, varsayımlar üzerine hüküm kurulduğunu, Atakum içerisinde yer alan siteler parkında bulunan ürünlerin spor aletleri olup faydalı modelin kendisi olmadığını, bu sistemin spor aletinin görünen kısmında yer almadığını, dolayısıyla ürünün kamuya sunulduğunu göstermediğini, faydalı model başvurusundaki resimlerin temsili olarak sunulduğunu, son derece küçük olduklarından unsurlarının anlaşılmasının mümkün olmadığını bu sebeple Mahkemenin araştırmasının eksik ve yetersiz olduğunu savunarak kararın kaldırılmasını istemiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile Mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, alınan bilirkişi raporunun ayrıntılı ve denetime elverişli, hüküm kurmaya yeterli ve dosya kapsamı ile uyumlu olduğu, faydalı modelin sunulan delillere göre yenilik unsuru taşımadığı anlaşılmakla Mahkemece verilen kararın yerinde olduğu, ancak, birleşen dava, faydalı modele tecavüzün ve haksız rekabetin tespiti, men’i, ref’i ve maddi-manevi tazminat istemine ilişkin olup, Mahkemece, davanın reddine karar verilmesine rağmen davalı lehine yalnızca maddi ve manevi tazminat talepleri yönünden vekâlet ücretine hükmedildiği, oysa birleşen davada davacı taraf, maddi ve manevi tazminat talepleri yanında, haksız rekabet oluşturan fiilin tespiti ve markaya tecavüzün önlenmesi ile ortadan kaldırılması (ref’i) taleplerini bir arada ileri sürdüğü, bu durumda, maddi tazminat, manevi tazminat ve diğer tüm talepler için ayrı ayrı olmak üzere 3 kez vekâlet ücretine hükmedilmesi gerekirken yazılı şekilde 2 vekâlet ücretine hükmedilmesi doğru olmadığı, bunun yanı sıra birleşen davada davacı 1.000,00 TL manevi ve fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydıyla 1.000,00 TL maddi tazminat talebinde bulunmuş olup davasının reddi karşısında davalı lehine maddi ve manevi tazminat talepleri yönünden hükmedilecek vekâlet ücretinin yürürlükteki Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin (AAÜT) 13/2 nci maddesi uyarınca kabul veya reddedilen miktarı geçemeyeceği nazara alınmadan Mahkemece ikinci kısmın ikinci bölümündeki maktu vekalet ücretine karar verilmesi doğru olmamış ise de bu hususa yönelik olarak birleşen dava davacısının istinaf istemi bulunmadığından söz konusu vekâlet ücretlerinin düzeltilmesinin mümkün olmadığı, ayrıca verilen tedbir kararının asıl davada verilen hükümsüzlük kararı doğrultusunda artık hukuki dayanağının kalmaması sebebiyle kaldırılması gerektiği gerekçesiyle asıl davada davalı/birleşen davada davacı vekilinin istinaf isteminin reddine, asıl davada davacı/birleşen davada davalı vekilinin istinaf isteminin kabulüne, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, asıl davanın kabulüne, Cemer Kent Ekipmanları adına kayıtlı 2012/05990 numaralı faydalı model yenilik taşımadığından hükümsüzlüğüne ve sicilden terkin edilmesine, birleşen davada faydalı modele tecavüzün men’inin, maddi ve manevi tazminat taleplerinin reddine, İzmir BAM 11. Hukuk Dairesi’nin 29.01.2018 tarih, 2018/79 E. – 2018/110 K. sayılı tedbir kararının kaldırılmasına, teminatın karar kesinleştiğinde yatıran tarafa iadesine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde asıl davada davalı-birleşen davada davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Asıl davada davalı-birleşen davada davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; Mahkeme kararının eksik incelemeye ve denetime elverişli olmayan bilirkişi raporlarına dayandığını, ayrıca karşı tarafın ürününün tüm unsurları tek tek Belediye’ye açıklayarak sunduğu bir şartnamenin bulunmadığını, ürünün kamuya daha önce arz edildiğinin ispatlanamadığını, ürünün tüm unsurlarının görülecek şekilde sunulmadığını, dosyaya kazandırılan uzman görüşünün dikkate alınmadığını, ayrıca vekalet ücretinin kabul veya reddedilen kısmı geçemeyeceğini, Mahkemece hükmedilen vekalet ücretinin de doğru olmadığını, bu hususun resen gözetilmesinin gerektiğini savunarak kararın kaldırılmasını istemiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, Cemer Kent Ekipmanları adına kayıtlı 2012/05990 numaralı faydalı modelin hükümsüz olup olmadığı, varsa bu faydalı modelden kaynaklı hakların ihlâl edilip edilmediği ve vekâlet ücreti noktalarında toplanmaktadır.

2. İlgili Hukuk
6769 sayılı Kanun’un 141 inci maddesi.

3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup asıl davada davalı-birleşen davada davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,