Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2022/5306 E. 2023/7093 K. 06.12.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/5306
KARAR NO : 2023/7093
KARAR TARİHİ : 06.12.2023

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2021/1422 Esas, 2022/1211 Karar
ASIL DAVADA DAVACI : … vekili Avukat …
DAVALILAR : 1…. vekili Avukat …
2….
BİRLEŞEN DAVADA DAVACI : … vekili Avukat …
BİRLEŞEN DAVADA DAVALI : …
DAVA TARİHİ :
İLK DERECE MAHKEMESİ : … 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
SAYISI : 2020/386 E., 2021/330 K.
BİRLEŞEN DAVA : … 2. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2020/463 E. sayılı dosyası

Taraflar arasındaki şirket hissesinin tespiti ve genel kurul kararının butlanının tespiti, sermaye artırım kararının iptali davalarından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince asıl davanın kabulüne, birleşen davanın reddine karar verilmiştir.

Kararın davalı-birleşen davada davacı … vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle asıl davanın reddine, birleşen davanın kabulüne karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı, Yargıtayca duruşma istemli olarak asıl davada davacı … vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildi. Duruşma için belirlenen 05.12.2023 günü hazır bulunan davacı ve asıl-birleşen davada davalı Bufala Süt Ürün.San.ve Tic. A.Ş. vekili Av. … ile davalı-karşı davacı vekili Av…. dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü.

I. DAVA
1.Davacı … vekili vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin davalı şirketin ortağı olduğunu, şirketin iki … olarak 2013 yılında 500.000,00 TL sermayenin 50 payla kurulduğunu, müvekkili ve davalı …’nun 25’… paya sahip olduğunu, 29.03.2019 tarihli genel kurulda oy birliği ile alınan sermaye artırım kararı ile ortakların şirketten olan alacaklarının sermayeye eklenmesi suretiyle (davalı …’nun 440.000,00 TL, müvekkilinin 560.000,00 TL) sermayenin 1.500.000,00 TL’ye artırıldığını, buna göre müvekkilinin payının 27’ye yükseldiğini ileri sürerek şirketin beheri 30.000,00 TL değerinde 50 paya ayrılmış toplam 1.500.000,00 TL sermayesinin 810.000,00 TL’sinin ve 50 paya ayrılmış şirket hissesinin 27 adedinin yasal sahibi olduğunun tespitine karar verilmesini, bu sermaye payı ve hisse oranının şirket pay defterine işlenmesini, şirket hisse adedinin ve şirket sermaye pay oranlarının mahkeme kararında belirtilen uygun şekilde değiştirilmesi için … Ticaret Sicil Müdürlüğüne yazı yazılmasını ve verilecek kararın Türkiye Ticaret Sicil Gazetesinde yayınlanmasını talep etmiştir.

2.Birleşen davada davacı … vekili dava dilekçesinde; müvekkili ile diğer ortak …’ın davalı şirkette eşit paya sahip olduğunu, 29.03.2019 tarihli Olağan Genel Kurul toplantısında alınan usulsüz sermaye arttırım kararı ile …’ın payının eşitliği bozacak şekilde artırıldığını, bu durumdan müvekkilinin sonradan haberdar olduğunu, genel kurul kararına konu … muhasebeci mali müşavir (SMMM) raporunun geçersiz olduğunu, … pay oranı ve adetlerinin belirsiz olduğunu, söz konusu raporun müvekkilinin haberi olmaksızın diğer ortak tarafından hazırlatıldığını, pay oranlarında oluşturulan dengesizliğin dürüstlük kuralına aykırı olduğunu, raporda hiçbir yönetim kurulu üyesinin imzası bulunmadığını, 29.03.2019 tarihli genel kurul toplantı tutanağının 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun (6102 sayılı Kanun) 455 ve 456 ncı maddelerinde öngörülen şekilde tescil ve ilan edilmediğini, 28.09.2020 tarihli Ticaret Sicil Gazetesi’nde düzeltme ilanı yayınlandığını, bu durumun genel kurulun Kanun’da öngörülen 3 aylık sürede tescil edilmediğini gösterdiğini ve 29.03.2019 tarihli genel kurul kararının mutlak butlanla malul olduğunun ispatı olduğunu, davacı …’ın ortaklık payını gizlice değiştirmeye çalıştığını 21.09.2019 tarihli olağan genel kurul toplantısında anlaşıldığını, 29.03.2019 tarihli genel kurul toplantısındaki sermaye artırım iştirak tahhütnamesindeki imzaların sahte olduğunu, genel kurul ve sermaye artırımının tescil ve ilanı talepli dilekçedeki imzanın müvekkiline ait olmadığını, 6102 sayılı Kanun’un 457 nci maddesi uyarınca hazırlanan yönetim kurulu beyanın sahte imzalı olduğunu ileri sürerek 29.03.2019 tarihli genel kurul kararının mutlak butlanla (yoklukla) malul olduğunun tespitine, genel kurul ve sermaye artırım kararının iptaline karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP
1.Asıl davada davalı … vekili cevap dilekçesinde; birleşen dava dilekçesindeki beyanlarını tekrar ederek asıl davanın reddini istemiştir.

2.Asıl davada davalı şirket vekili cevap dilekçesinde özetle; dava konusu sermaye artırım kararının Kanuna uygun alınmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.

3.Birleşen davada davalı vekili cevap dilekçesinde, davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu sermaye esas sözleşmede değişiklik yapılarak artırıldığından iştirak taahhütnamesine gerek bulunmadığı, davalı …’nin sermaye artırımının yapıldığı 29.03.2019 tarihli genel kurulda hazır bulunduğu, toplantıya başkanlık ettiği, genel kurulun 8 … maddesinde sermaye artırımına karar verildiği ve kararda SMMM raporundan bahsedilmesine rağmen itiraz etmediği, muhalefet şerhi düşülmediği görülmekle imza incelemesi talebinin reddedildiği, genel kurulda sermaye artırımı için dayanılan SMMM raporunda tarafların imzasına gerek bulunmadığı, genel kurulda alınan kararın süresi içerisinde Ticaret Sicil Müdürlüğü tarafından yönetim kurulu kararı olarak ilan edilmiş ise de ilan metninde sermaye artırımı kararının yer aldığı, 28.09.2020 tarihli Ticaret Sicil Gazetesinde de düzeltme ilanı yayınlandığı anlaşılmakla sermaye artırımına ilişkin kararın ilanının süresi içinde yapıldığının kabul edildiği, sermaye artırımına ilişkin karar rüçhan hakkının kaldırılması durumunda bazı pay sahiplerinin kişisel menfaatlerini etkileyebilen bir karar olduğundan, kararın butlanı değil ancak iptalinin istenebileceği, iptal davasının ise 6102 sayılı Kanun’un 445 … maddesi uyarınca karar tarihinden itibaren üç ay içinde açılması gerektiği, genel kurulun 29.03.2019 tarihinde yapıldığı; ancak davanın 05.11.2020 tarihinde üç aylık hak düşürücü süre geçtikten sonra açıldığı gerekçesiyle asıl davanın kabulüne, birleşen davanın reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı-birleşen davada davacı … vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri
Davalı-birleşen davada davacı … vekili istinaf dilekçesinde özetle; sermaye artırımı için kurucu unsur niteliğinde olan belgelerde yer … imzaların sahte olduğunu, esas sözleşmenin değiştirilmesine ilişkin genel kurul toplantı tutanağının tescil edilmediğini, sermaye artırım kararına dayanak olarak gösterilen SMMM raporunun ait olduğu tarih itibarıyla şirketin borca batık olduğu gerçeğini yansıtmadığı gibi müvekkilinin raporun içeriğinden haberdar olmadığını, eşitlik esasına uygun olarak kurulan şirkette müvekkilini diğer ortağın hakim ortak konumuna geçmesi yönünde irade göstermesinin hayatın olağan akışına aykırı olduğunu ileri sürerek istinaf taleplerinin kabulüne, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmesi istemiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu genel kurul kararı öncesinde şirket ortaklarının eşit pay sahibi oldukları, genel kurul kararı sonrası ortaya çıkan değişikliğin iştirak taahhütnamesi ve 29.03.2019 tarihli SMMM raporunda yer aldığı, mevcut halinin ortaklar arasındaki eşitliği … aleyhine bozduğu, sermaye artırımını içeren genel kurul kararının tescil ve ilanına ilişkin dilekçe, 6102 sayılı Kanun’un 457 nci maddesine göre hazırlanan yönetim kurulu beyanı ve sermaye artırımına iştirak taahhütnamesinde yer … imzaların yönetim kurulu üyelerinin … ürünü olmadığının tarafların ikrarı ile … olduğu, esas sermaye sistemine tabi bulunan şirketin ortaklarının, şirketten olan alacaklarını sermaye artırımında takas etmek ve bunu esas sözleşmede değişiklik yaparak gerçekleştirmek istedikleri, şekli olarak tescil işlemi bulunmakta ise de buna yönelik iradelerin ve anılan 457 nci maddenin birinci fıkrasına göre düzenlenen beyanın yönetim kurulu üyelerinin iradesi olduğunun kabul edilemeyeceği, dava konusu sermaye artırımına yönelik genel kurul kararının tamamlayıcı unsurlarındaki eksiklik sebebiyle taraflar yönünden sonuç doğurması ve geçerlilik kazandığından bahsedilemeyeceği, genel kurul kararının SMMM raporuna atıf suretiyle alındığı ve esas sözleşmenin tadilinin de aynı şekilde yapıldığı, ortakların pay değişim durumlarına dair SMMM raporundaki kayıt dışında bilgi sahibi olunduğuna dair ortakların imzalarını içerir bir belge bulunmadığı, eşit ortaklık esaslı kurulan Bufala Süt Ür. A.Ş.’nin sermaye artırımına yönelik 29.03.2019 tarihli genel kurul kararının oluşan … pay durumuna dair ortakların bilgi sahibi olduklarına dair imzalı belgenin bulunmaması, buna dair kayıt içeren iştirak taahhütnamesinde yer … imzaların dahi yönetim kurulu üyesi olan ortakların imzasını içermemesi, genel kurulun sermaye artırımına ilişkin kararının üç aylık süre içerisinde yönetim kurulunun şirket organının artırım iradesini içerecek şekilde tescil edilmemesi, var olan tescil başvurusunun şirket yönetim kurulu üyelerinin imzasını içermemesi sebebiyle geçerli ve sonuç doğuracak bir işlem olarak kabul edilemeyecek olması ayrıca yönetim kurulu tarafından 6102 sayılı Kanun’un 457 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca düzenlenen beyanın yönetim kurulu üyelerine ait imzaları içermemesi sebebiyle yasaya uygun bir beyandan söz edilemeyeceği, şirket sermaye artırım işleminin 6102 sayılı Kanun’un 456 ncı maddesinin üçüncü fıkrası ve 457 nci maddesinin birinci fıkrasında yer … geçerlilik koşullarını taşımaması, var olan eksiklerin tamamlanmamasının ve geçerlilik kazanmasının mümkün olmaması, mevcut eksiklikler nedeniyle sermaye artırımına yönelik kararın mutlak butlan yaptırımına tabi olması gerektiği gerekçesiyle asıl davada davalı, birleşen davada davacı vekilinin İlk Derece Mahkemesi kararına ilişkin istinaf başvurusunun kabulüne, İlk Derece Mahkemesinin asıl ve birleşen davaya ilişkin kararının kaldırılmasına, asıl davanın reddine, birleşen davanın kabulüne karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı … vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davacı … vekili temyiz dilekçesinde özetle; 29.03.2019 tarihinde yapılan sermaye artırımının dış kaynaklardan taahhüt yoluyla kısa yoldan yapıldığını, ortakların rüçhan hakkının sınırlanmadığını, iştirak taahhütnamesi düzenlenmesi gerekmediğini, şirket iki … olup ortakların alacağının belli olduğunu, iki ortağın katılımı ile oybirliği ile genel kurulda karar alındığını, iki ortağın bilgi ve rızası bulunduğunu, iştirak taahhütnamesindeki imzaların ortaklara ait olmamasının yaptırımının butlan değil, iptal edilebilirlik olduğunu, genel kurul tutanağına muhalefet yazdırılıp 3 aylık süre içinde dava açılması gerektiğini, yönetim kurulu beyanının olmamasının, iştirak taahhütnamesi olmamasının ve sermaye artırımının tescili için Ticaret Sicil Müdürlüğüne verilen dilekçe altındaki imzanın yetkisiz kişilerce atılmasının butlan değil ancak iptal sebebi olabileceğini, …’nun genel kurul kararının iptalini talep etmesinin dürüstlük kuralına aykırı olduğunu ileri sürerek ve resen nazara alınacak sebeplerle kararın bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, dava konusu genel kurul kararının yokluk veya iptal edilebilirlik koşullarının bulunup bulunmadığı, şirket ortaklarının pay durumuna ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 … maddeleri, 6102 sayılı Kanun’un 445, 456, 457, 459, 461 … ve devamı maddeleri

3. Değerlendirme
1.Asıl dava, anonim şirket pay durumunun tespiti, birleşen dava, genel kurul toplantısında alınan kararların butlanı istemine ilişkindir.

2.6102 sayılı Kanun’un 456 ncı maddesinin ikinci fıkrasına göre esas sermaye sisteminde sermaye artırımına 459 uncu madde uyarınca genel kurul karar verir. 456 ncı maddenin üçüncü fıkrasına göre artırım genel kurul kararı tarihinden itibaren 3 ay içinde tescil edilmediği taktirde genel kurul kararı geçersiz hale gelir. 6102 sayılı Kanun’un 547 nci maddesinin birinci fıkrasında sermaye artırımının ticaret siciline tescilinden önce yönetim kurulunca beyan hazırlanıp imzalanacağı, bu beyanın bilgiyi açık, eksiksiz, doğru, ve dürüst bir şekilde verme ilkesine göre hazırlanacağı, ikinci fıkrasında ise beyanın hangi bilgileri içereceği düzenlenmiştir. Esas sermaye sisteminde artırılan sermayeyi temsil eden payların tamamının ya değişik esas sözleşmede ya da iştirak taahhütnamelerinde taahhüt edileceği, iştirak taahhüdünün, … pay almaya ilişkin 461 … madde çerçevesinde, kayıtsız, şartsız ve yazılı olarak yapılacağı, iştirak taahhütnamesinin, taahhütnamenin verilmesine sebep olan sermaye artırımı belirtilerek; taahhüt edilen payların sayılarını, itibarî değerlerini, cinslerini, gruplarını, peşin ödenen tutarı, taahhütle bağlı olunulan süreyi ve varsa çıkarma primi ile taahhüt sahibinin imzasını içereceği anılan Kanun’un 459 uncu maddesinde düzenlenmiştir. Rüçhan hakkı, kapsamı, hangi hallerde sınırlandırılabileceği veya kaldırılabileceği ise 6102 sayılı Kanun’un 461 … maddesinde düzenlenmiştir.

3.Yukarıda yapılan özetten, davalı şirketin iki … olarak kurulduğu, 500.000,00 TL şirket sermayesinin 50 paya bölündüğü ve asıl davacı … ve davalı-birleşen davada davacı …’nun yirmibeşer paya sahip olduğu, dava konusu 29.03.2019 tarihli genel kurul toplantısında sermaye artırım kararının oy birliği ile alındığı anlaşılmaktadır.

4.Bölge Adliye Mahkemesince her ne kadar iştirak taahhütnamelerindeki imzalar ve yönetim kurulu beyanındaki imzaların yönetim kurulu üyelerine ait olmadığı, SMMM raporunun içeriğinden ortakların haberdar olmadığı, sermaye artırım kararının 3 aylık sürede tescil edilmediği gerekçeleriyle söz konusu sermaye artrımına yönelik genel kurul kararının mutlak butlanla batıl olduğu kabul edilmiş ise de dava konusu genel kurul hazırun cetveli incelendiğinde ortaklar … ve …’nun toplantıya asaleten katıldığı görülmektedir. 29.03.2019 tarihli genel kurul tutanağı incelendiğinde …’nun toplantıya başkanlık ettiği, genel kurulun 8 … maddesinde şirket esas sözleşmesinin sermaye başlıklı 6 ncı maddesinin tadil edilerek 500.000,00 TL olan ortaklık sermayesinin her biri 30.000,00 TL değerinde, 50 paya ayrılarak 1.500.000,00TL’ye çıkarılmasına, artırılan 1.000.000,00TL’lik sermayenin 29.03.2019 tarih ve SMMM 2019-01 sayılı … Muhasebeci Mali Müşavir raporu ile tespit edilen şirket bilançosunda kayıtlı ortakların alacaklarından karşılanmasına oybirliğiyle karar verildiği anlaşılmaktadır. Şirket ortaklarının, kararda belirtilen SMMM raporunun genel kurulun bilgisine sunulmadığına dair açık bir itirazları olmadığı gibi SMMM raporunun içeriğine dair açıklama talebinde de bulunmayıp karara muhalefet edilmediği anlaşılmaktadır. Söz konusu SMMM raporu teknik rapor olup ortakların ya da yönetim kurulu üyelerinin imzasını taşıması gerekmemektedir. Sermaye artırımına ilişkin genel kurul kararı ticaret sicilinde 12.04.2019 tarihinde tescil ve ilan edilmiş; ancak ilanda bu karar yönetim kurulu kararı olarak yazılmış ise de 28.09.2020 tarihli Ticaret Sicil Gazetesinde genel kurul kararı olduğuna dair düzeltme ilanı yayınlanmıştır.

5.Bu durumda söz konusu sermaye artırımına ilişkin genel kurul kararının oy birliği ile alındığı, ortakların muhalefetinin bulunmadığı ve Bölge Adliye Mahkemesinin kabulünün aksine butlan koşullarının oluşmadığı anlaşıldığından davacı … vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın bozulması gerekmiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULMASINA,

Bozma sebebine göre davacı … vekilinin diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına,

Takdir olunan 17.100,00 TL duruşma vekâlet ücretinin davalıdan alınarak asıl davada davacıya verilmesine,

Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde ilgiliye iadesine,

Dosyanın kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

06.12.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.