Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2022/5363 E. 2022/6868 K. 11.10.2022 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/5363
KARAR NO : 2022/6868
KARAR TARİHİ : 11.10.2022

MAHKEMESİ : SAKARYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 7. HUKUK DAİRESİ

TÜRK MİLLETİ ADINA
Taraflar arasında görülen davada Gebze Asliye Ticaret Mahkemesince verilen 28.01.2022 tarih ve 2021/917 E- 2022/88 K. sayılı kararın davalı tasfiye memuru vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf isteminin esastan reddine dair Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi’nce verilen 27.06.2022 tarih ve 2022/926 E- 2022/1386 K. sayılı kararın Yargıtay’ca incelenmesi davalı tasfiye memuru vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçeler, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davacının dava dışı şirket aleyhine Gebze 1. Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 2018/460 esas sayılı dosyası ile açtığı ecrimisil davasının yargılaması sırasında dava dışı şirketin ticaret sicilinden terkin edildiğinin anlaşıldığını, mahkemece ihya davası açmak üzere davacıya yetki ve süre verdiğini ileri sürerek, anılan dava dosyasında taraf teşkilinin sağlanması amacıyla, Tasfiye Halinde Sömmez Kuyumculuk Gıda İnşaat Nakliyat Tekstil Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti.’nin ihyasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı … vekili, ihyası istenilen Tasfiye Halinde Sönmez Kuyumculuk Gıda İnşaat Nakliyat Tekstil Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi’nin 29/09/2017 tarihinde tasfiyeye girerek “Tasfiye Halinde Sömmez Kuyumculuk Gıda İnşaat Nakliyat Tekstil Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi” unvanını aldığını, 09/10/2017 tarihinde de tasfiye sürecini tamamlayarak ticaret sicilinden terkin edildiğini, müvekkili ticaret sicil müdürlüğünün görevinin ilgililerce alınan kararları “tescil” etmekten ibaret olduğunu, alınan kararların içeriği denetleme yetkisi olmadığını, davacının alacağının bulunup bulunmadığını veya tasfiye memurunun gerekli araştırmayı yapıp yapmadığını denetleme yetkisi olmadığını belirterek davanın reddine karar verilmesini, şirketin ihyasına karar verildiği takdirde davanın açılmasına sebebiyet vermeyen müvekkili Ticaret Sicil Müdürlüğü aleyhine yargılama giderleri ve avukatlık ücretine hükmedilmemesini istemiştir.
Davalı tasfiye memuru vekili, tasfiye işlemlerinin usulüne uygun olarak yapıldığını, tasfiye memurunun yasal bir sorumluluğunun bulunmadığını, davanın açılmasına sebebiyet vermediğini, vekalet ücreti ve yargılama giderlerinden sorumlu tutulamayacağını belirterek davanın reddini istemiştir.
İlk derece mahkemesince, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, ihyası istenen Tasfiye Halinde Sömmez Kuyumculuk Gıda İnşaat Nakliyat Tekstil Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi’nin tasfiye sonucu 29/09/2017 tarihinde ticaret sicil kaydının silindiği, ancak bu şirket aleyhine Gebze 1. Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 2018/460 esas sayılı dosyası ile açılmış dava bulunduğu ve bu davanın derdest olduğu, bu durumda şirketin tasfiye işlemlerinin tam olarak sona ermediği, ek tasfiye işlemlerinin yapılmasının zorunlu olduğu, TTK’nın 547/1. maddesindeki yasal koşulların oluştuğu gerekçesiyle davanın kabulüne, Tasfiye Halinde Sömmez Kuyumculuk Gıda İnşaat Nakliyat Tekstil Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi’nin Gebze 1. Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 2018/460 esas sayılı dosyasının görülüp sonuçlandırılması ve infazı işlemleriyle sınırlı olmak üzere ihyasına, şirketin yeniden ticaret siciline tesciline, ihya işlemleri için mali müşavir…’ın, ek tasfiye işlemleri için de davalı tasfiye memuru …’in atanmasına, davalı tasfiye memuru … aleyhine yargılama giderleri ve vekalet ücretine hükmedilmesine karar verilmiştir.
Karara karşı davalı … vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.
Bölge Adliye Mahkemesince, davacının, sicilden terkin edilen şirket aleyhine açılan derdest davada taraf teşkilinin sağlanması için şirketin ihyasını istemekte hukuki yararı olduğu, ortaklar kurulu kararı ile fesih ve tasfiyesine karar verilen şirketin tasfiyesi sonucu sicilden kaydının silinmesinden sonra açılan ihya davasında Ticaret Sicil Müdürlüğü yasal hasım olduğundan yargılama giderlerinden sorumlu değil ise de, davacı ihya davası açmakta haklı olduğundan davalı son tasfiye memurunun yargılama gideri ve vekalet ücretinden sorumlu olduğu, ilk derece mahkemesince davanın kabulüne yönelik olarak verilen kararda usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davalı … vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Karar, davalı … vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun HMK’nın 353/b-1 maddesi uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davalı … vekilinin temyiz isteminin reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK’nın 370/1. maddesi uyarınca ONANMASINA, HMK’nın 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, davalı …’den temyiz harcı peşin alındığından başkaca harç alınmasına mahal olmadığına, 11/10/2022 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.