YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/5592
KARAR NO : 2023/2230
KARAR TARİHİ : 11.04.2023
MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
SAYISI : 2018/33 Esas, 2020/403 Karar
HÜKÜM : Asıl dava kabul-birleşen dava ret
KARAR DÜZELTME İSTEYEN : Asıl davada davalı banka vekili
BİRLEŞEN DAVA : İstanbul Anadolu 7. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2018/738 Esas
Taraflar arasındaki tazminat davasından dolayı bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda, Mahkemece asıl davanın kabulüne, birleşen davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Kararın asıl ve birleşen davada davalılar vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece Mahkeme kararının onanmasına karar verilmiştir.
Asıl davada davalı Banka vekili tarafından Dairece verilen kararın düzeltilmesi istenilmiş olmakla; kesinlik, süre ve diğer usul eksiklikler yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, karar düzeltme dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
1.Davacı vekili asıl dava dilekçesinde özetle, müvekkilinin Vakıflar Bankası Maltepe şubesindeki mevduat hesabından Maltepe 3. Noterliğinden tanzim edilen sahte vekaletname ile… isimli bir şahıs tarafından müvekkilin izni ve bilgisi olmadan toplam 535.000,00 TL çekildiğini, müvekkiline bankada bulunan iletişim bilgisine rağmen bilgi verilmediğini, müvekkilinin bankaya cüzdanı işletmeye gittiğinde durumu anladığını, davalı bankanın alması gereken önlem ve dikkati göstermediğini ileri sürerek 535.000,00 TL’nın paraların çekiliş tarihlerinden itibaren işleyecek ticari temerrüt faizi ile birlikte davalı bankadan tahsiline karar verilmesi talep etmiştir.
2.Davacı vekili birleşen dava dilekçesinde özetle, oluşan zarardan sahte vekaletnameyi düzenleyen, gerekli özen ve dikkati göstermeyen noterin de sorumlu olduğunu ileri sürerek zararın müştereken ve müteselsilen tahsilini talep etmiştir.
II. CEVAP
1.Asıl davada davalı vekili cevap dilekçesinde özetle, söz konusu işlemleri takiben davacının telefonuna hesabından para çekildiğine ilişkin mesaj gönderildiğini ancak mesajların iletilemediğini, dolandırıcılık eyleminin sahte vekaletname ile gerçekleştirildiğini, vekaletnameye esas kimlik belgesinin sahteliğini araştırma yükümünün olmadığını, bu nedenle bankaya izafe edilecek kusur bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
2.Birleşen davada davalı vekili cevap dilekçesinde özetle, notere ibraz edilen sahte kimliğin iğfal kabiliyetinin bulunduğunu, noterin elinde karşılaştırma yapabileceği bir imkanın bulunmadığını, ibraz edilen kimlikteki tüm bilgilerin KPS’den gelen veriler ile uyumlu olduğundan işlemin gerçekleştirildiğini, farklı olan fotoğraf ve imzaların ise KPS sisteminde görünmediğini, bu nedenle noterin görevinin gerektirdiği tüm özeni gösterdiğini, daha fazlasının beklenemeyeceğini savunarak davanın reddini istemiştir.
III. MAHKEME KARARLARI
Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile sahte vekaletnamedeki imza ile davacının bankada yer alan imza örneklerinin farklılığının uzmanlığı gerektirmeyecek şekilde ilk bakışta anlaşılabilecek nitelikte olduğu, yine parayı çeken… isimli şahsın nüfus cüzdanı talep belgesindeki imzası ile ödeme makbuzundaki imzası arasında farklılık olduğu, bu hususun ilk bakışta anlaşılabildiği, son dönemde bankacılık uygulamalarında müşterilere ait kimlik bilgileri, resim ve imza örneklerinin karşılaştırılması yapılarak hesap sahibinin haberdar edilmesinin teamül haline geldiği halde davalı bankanın söz konusu işlemler sırasında ağırlaştırılmış sorumluluk gereği göstermesi gereken dikkat ve özeni göstermediği, davalı bankanın objektif bir özen ve gözetim yükümlüsü olduğu gibi emrinde çalışan yardımcı kişilerin eylemlerinden bu kapsamda sorumlu olduğu, davacının telefonuna yapılan bildirimin para çekme işleminden sonra olup önleyici olmadığı, birleşen dosyanın davalısı noterin davacının imzasına ulaşmasının mümkün olmadığı, noterde mevcut olan KPS sisteminde sadece vekalet verenin nüfus bilgilerinin yer aldığı, fotoğraf ve imzasının bulunmadığı gerekçesiyle asıl davanın kabulüne birleşen davanın reddine karar verilmiştir.
IV. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuran
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde asıl ve birleşen davada davalılar vekillerince temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Yargıtay Kararı
Dairenin 23.03.2022 tarihli, 2021/446 E. ve 2022/2272 K. sayılı kararıyla uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre asıl ve birleşen dava davalıları vekillerinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün onanmasına karar verilmiştir.
V. KARAR DÜZELTME
A. Karar Düzeltme Yoluna Başvuran
Dairenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde asıl davada davalı vekili karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
B. Karar Düzeltme Sebepleri
Asıl davada davalı vekili karar düzeltme dilekçesinde özetle, müvekkilinin özen ve dikkat yükümlülüğünü yerine getirdiğini, sahte vekaletnameye dayalı olarak işlem yapıldığını, müvekkiline izafe edilecek bir kusurun bulunmadığını savunarak karar düzeltme isteminin kabulü ile Daire onama kararının kaldırılmasına ve ilk derece mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmesini istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, sahte olduğu iddia olunan vekaletname ile mevduat hesabından para çekilmesi sebebiyle uğranılan zararın tahsili istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun (1086 sayılı Kanun) 440 ıncı ve 442 nci maddeleri.
3. Değerlendirme
Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, asıl davada davalı vekilinin 1086 sayılı Kanun’un 440 ıncı maddesinde sayılan hallerden hiçbirini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteminin reddi gerekir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Asıl davada davalı vekilinin karar düzeltme isteminin 1086 sayılı Kanun’un 442 nci maddesi gereğince REDDİNE,
Aşağıda yazılı 206,80 TL karar düzeltme ret harcının ve 3506 sayılı Yasa ile değiştirilen 1086 sayılı Kanun’un 442 nci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca takdiren 1.581,00 TL para cezasının karar düzeltme isteyenden alınarak Hazine’ye gelir kaydedilmesine,
11.04.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.