YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/5639
KARAR NO : 2023/2295
KARAR TARİHİ : 13.04.2023
MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
SAYISI : 2019/190 Esas, 2021/312 Karar
HÜKÜM : Davalı …, …, … yönünden davanın usulden reddi; Davacıların ortaklıktan çıkma taleplerinin kabulü
Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen ve istinaf incelemesinden geçen şirketin feshi davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın davalı …, …, … yönünden usulden reddine, davalı şirketin feshine yönelik istemin reddine, davacıların ortaklıktan çıkma taleplerinin kabulüne karar verilmiş, İlk Derece Mahkemesinin bu kararına karşı davacılar vekili ve davalı Birtes Isıtma Soğutma San. İnş. Müh. ve Ser. Hizm. Tic. Ltd. Şti. vekili tarafından temyiz isteminde bulunulmuş ise de İlk Derece Mahkemesince 21.02.2022 tarihli ek karar ile davalı Birtes Isıtma Soğutma San. İnş. Müh. ve Ser. Hizm. Tic. Ltd. Şti. vekilinin temyiz isteminin verilen kesin süre içerisinde eksik temyiz harcını yatırmadığı gerekçesiyle reddine karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesinin asıl kararı davacılar vekili, ek kararı Birtes Isıtma Soğutma San. İnş. Müh. ve Ser. Hizm. Tic. Ltd. Şti. vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacılar vekili dava dilekçesinde; davacıların davalı şirketin ortakları olduğunu, davalılardan … ve …’ın şirketin müdürlüğünü yaptıklarını, davacıların şirkete gerek sermaye ve gerekse emekleriyle katkıda bulunduklarını, davalıların şirketin tek sahibi kendileriymiş gibi davranıp şirketi yönettiklerini, davalı şahısların kendi aralarında gruplaşarak davacıları dışlayıp haklarını ihlal ettiklerini, davalıların yıllardır şirketin kâr elde etmediği aksine şirketin zararda olduğu yönünde bilgi verildiğini, kâr payı verilmediğini, davacılara kuruluştan beri 5.000,00’er USD ödeme yapıldığını, şirket müdürünün yapması gereken hiçbir toplantının yapılmadığını, kuruluştan beri toplam 3 toplantının yapıldığını, toplantılardan davacıların haberdar edilmediğini, davalıların ortak olan davacılara eşit muamelede bulunmayıp kendilerinin Bağkur primlerini şirketten ödetip, davacıların primlerini kendilerinin ödemesine neden olduklarını, davalıların davranışları ve davacıları ortak olarak görmeyen tutumları nedeniyle ortaklar arasında güven ilişkisi ortadan kalkıp sürekli güvensizlik ortamı olduğunu ve bu durumda şirketin devamlılığını gerektirecek bir hususun kalmadığını ileri sürerek davalı şirketinin feshine, şirketin tasfiyesi için tasfiye memuru atanmasına karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalılar vekili cevap dilekçesinde; davalılar yönünden pasif husumet ehliyetinin bulunmadığını, şirket ortaklarının faaliyet konularında uzman mühendis, tekniker, muhasebe ve ustalardan oluştuğunu, davacıların usta ortaklar olduğunu, şirket müdürü davalı ortakların şirketin ve ortakların menfaatini koruyacak şekilde şirketi idare ettiğini, davacı tarafın ileri sürdüğü gibi keyfi ve hukuka aykırı bir eylemlerinin olmadığını, haklı fesih sebeplerinin mevcut olmadığını, davacıların davalı şirkette iş yaptıkları sürece sigortalarının şirket tarafından ödendiğini, dışarıda iş yaptıkları sürede ise sigortalarının ilgili işveren tarafından ödendiğini, davacıların kâr talebi konusunda usule uygun herhangi bir talepte bulunmadıkları gibi, şirketin faaliyetlerini artırıcı bir çalışma içerisinde de olmadıklarını, şirket ile ilgilenmediklerini, davacıların şirket adına bedeli karşılığında götürü iş yapıp bedelini kendilerinin aldığını, gerçek anlamda ortaklıklarının olmadığını, şirketin tüm faaliyetlerinden haberdar edildiklerini, davacılardan …’in şirketin AKS İnşaat ile yaptığı iş karşılığında hak ettikleri daireyi üzerine yaptırdığını, davacı …’nun şirketten aldığı paralar ile köyünde ev yaptırıp, ayrıca evin inşaat masraflarını şirkete ödettiğini, yine davacının üç çocuğunun düğün masraflarının da şirketten ödendiğini, davacıların şirket dışında başka işler alıp yapmaları sebebiyle şirketin zor duruma düştüğünü, davacıların bu davranışının ayrıca haksız rekabet teşkil ettiğini, davacıların kendi kusurları sebebiyle böyle bir dava açmaya haklarının olmadığını, davacıların şirkete sermaye koymadıklarını, taahhüt edilen sermayeyi ödemediklerini savunarak davanın reddine istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 25.05.2017 tarih, 2015/418 E. ve 2017/230 K. sayılı kararıyla; şirketin feshi davalarının ancak şirket hasım gösterilerek açılabileceği gerekçesi ile şirket ortakları olan …, … ve … yönünden açılan davanın usulden reddine, taraflar arasında kâr dağıtımı gibi ekonomik konularda anlaşmazlıkların olduğu, bu durumun güven ilişkisini sarstığı, davacılar dışında kalan diğer ortakların şirketin devamı yönünde arzu içerisinde oldukları, davalı şirketin sunulan belgelere göre hali hazırda faaliyetini sürdürdüğü bir takım işler aldığı ve bu taahhütlerini devam ettirir halde olduğu, yasal düzenleme çerçevesinde şirketin feshi yerine davacıların şirketten çıkarılmasına ve paylarının gerçek değerlerinin ödenmesine karar vermenin daha yerinde olacağı, davalı vekilinin davacılardan birine ev alındığı ve ayrıca ödeme yapıldığı bunların hesap edilen şirket paylarından düşürülmesi gerektiği yönündeki iddiaların ispatlanamadığı, davacılara verildiği bildirilen 5.000,00’er USD’nin şirketin kuruluşundan itibaren zaman içerisinde tüm ortaklara ödenen bir bedel olduğu ve öz sermaye teşkil etmediği ve bu nedenle verilen kâr payının bilirkişilerin hesaplamış olduğu en yakın zamandaki gerçek değerden düşülmesinin yerinde olmayacağı gerekçesi ile davalı şirketin feshine yönelik istemin reddine, davacıların şirket ortaklığından çıkartılması ile … için 132 paya karşılık 119.334,09 TL, … için 116 paya karşılık 104.869,35 TL, …’in 132 payına karşılık 119.334,09 TL olmak üzere toplam 343.537,53 TL’nin davalı şirketten alınarak davacılara ödenmesine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı şirket vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin 13.10.2017 tarih, 2017/741 E. ve 2017/712 K. sayılı kararıyla; istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1. Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı şirket vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
2. Dairemizin 26.02.2019 tarih, 2017/4829 E. ve 2019/1569 K. sayılı kararıyla davalı şirket vekilinin temyiz dilekçesinde, davacı …’in şirkete ait olan daireyi kendi adına devraldığını ve bu nedenle davacının devraldığı daire bedelinin çıkma payından mahsubu gerektiğini savunduğunu, İlk Derece Mahkemesince bu istem, dairenin satış sözleşmesi davalı şirket ile dava dışı AKS Grup arasında yapılmış olmakla birlikte AKS tarafından ortağa yapılan satışın defterlere yansıtılmamış olduğu, dairenin şirket kayıtlarında da yer almadığı gerekçesi ile reddedildiği, ancak, davalı şirket iddiasını ispat zımnında kendisi ile dava dışı AKS arasında yapılan sözleşmeyi ibraz ettiği, sözleşmeye göre daire AKS Grup tarafından davalı şirkete verileceği, sözleşme hükmüne rağmen, yine davalı şirket tarafından ibraz edilen faturaya göre dava dışı AKS bu daireyi tanzim ettiği fatura ile davacı …’e satmış görüldüğü, bu durumda, dairenin şirket defterlerinde kayıtlı olmaması tabii olduğu, Mahkemece gerektiği taktirde bu belgeler konusunda Muharrem’in isticvap edilerek dinlenilmesi, dairenin tapu kaydının celbi, varsa davalının ve davacı …’in bu konuya yönelik tüm delillerinin toplanması, daire şirkete ait olmasına rağmen davacı … tarafından mal edinilmiş ise değerinin belirlenerek çıkma payından mahsup edilmesi gerektiği, şirket tarafından kar payı dağıtılmadığı tarafların kabulünde olduğu, davacıların dava dilekçesindeki açıklamaları karşısında 5.000,00 USD’nin ayrılma akçesi hesabında değerlendirmeye alınması gerektiği gerekçesiyle Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.
B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile taraflar arasında kâr dağıtımı gibi ekonomik konularda anlaşmazlıkların olduğu, bu durumun güven ilişkisini sarstığı, davacılar dışında kalan diğer ortakların şirketin devamı yönünde arzu içerisinde oldukları, yasal düzenleme çerçevesinde şirketin feshi yerine davacıların şirketten çıkarılmasına ve paylarının gerçek değerlerinin ödenmesine karar vermenin daha yerinde olacağı, davacıların ayrılma akçesinin hesabında davacılara davalı şirket tarafından ödenen 5.000,00 USD tutarındaki ödemenin tüm davacıların ayrılma akçesinin hesabında dikkate alınması ve davacıların ayrılma akçelerinden mahsup edilmesi gerektiği, davalı şirket adına kayıtlı olması gerekirken davacılardan … adına kayıtlı olan dairenin davacı … tarafından bedeli davalı şirkete ödenerek satın alınıp alınmadığının konusunda davacının isticvap edildiği, isticvap duruşmasında davacı … bu daireyi davalı şirketten 115.000,00 TL karşılığında satın aldığını, evin bedelini davalı şirkete ödediği, ödemeyi elden yaptığını fakat ödemeye ilişkin elinde dekont vs. ödeme belgesi bulunmadığını bildirdiği, davacı söz konusu evin satın alındığını ve bedelini ödediğini beyan etmesine rağmen ispat edememesi nedeni ile bu evin bedelinin de davacı …’in ayrılma akçesinin hesabında dikkate alınması ve mahsup edilmesi gerektiği, bilirkişi heyetinden davacıların ayrılma akçelerinin karar tarihine en yakın tarih itibariyle tespiti istenildiği, bilirkişi raporundan davacı …’nun ayrılma akçesinin bozma öncesi verilen kararda belirtilen tutara ilaveten 97.186,97 TL, davacı …’nun ayrılma akçesinin bozma öncesi verilen kararda belirtilen tutara ilaveten 76.028,68 TL olduğu ve davacı …’in ise -227.927,68 TL (borcu kaldığı) tespit edildiği, davacı … ve … yönünden şirket hisselerinin değerinin artması nedeni ile bozma öncesi tespit edilen ayrılma akçelerinden daha fazla ayrılma akçeleri hesaplandığı, bozma öncesi kararı davacılar tarafından istinaf edilmemiş olması nedeni ile ayrılma akçesi miktarı yönünden davalı taraf lehine usuli kazanılmış hak oluştuğu, bu nedenle belirtilen davacılar yönünden bozma öncesi verilen karardan daha fazla ayrılma akçesi belirlenmiş olmasına rağmen usuli kazanılmış hak dolayısıyla bozma öncesi hüküm altına alınan meblağ kadar ayrılma akçesine karar verildiği, diğer davacı … yönünden ise 5.000,00 USD ve 319.000,00 TL değerindeki evin mahsubu nedeni ile ayrılma akçesi oluşmadığının anlaşıldığı, davanın şirket ortaklarına karşı değil, şirkete karşı açılması gerektiğinden davalı şirket ortakları aleyhine açılan davada şirket ortaklarının pasif husumet ehliyeti bulunmadığı gerekçesiyle davalı …, …, … aleyhine açılan davanın usulden reddine, davalı şirketin feshine yönelik istemin reddine, davacıların şirket ortaklığından çıkartılması ile … için 132 paya karşılık 119.334,09 TL, … için 116 paya karşılık 104.869,35 TL olmak üzere toplam 224.203,44 TL’nin davalı şirketten alınarak davacılara ödenmesine, davacı …’in 132 payına karşılık ayrılma akçesi ödenmeksizin şirketten çıkarılmasına karar verilmiştir.
VI. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen asıl kararına karşı süresi içinde davacılar vekili, asıl ve ek kararlarına karşı süresi içinde davalı şirket vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
1. Davacılar vekili temyiz dilekçesinde özetle; davacı … isticvap duruşmasında daireyi 115.000,00 TL karşılığında satın aldığını beyan ettiğini, İlk Derece Mahkemesinca ispat yükü davalılarda olmasına karşın yanılgıya düşüldüğünü, davalı şirket, AKS inşaat ile olan ticari bağları neticesinde ortağa yapılan satış veya buna benzer herhangi bir delil sunmadığını, tapuya güven ilkesi görmezden gelindiğini, tapu kayıtları incelendiğinde davacının beyanları ile örtüştüğünü, davacının tanık beyanlarıı da dikkate alındığında, taşınmazı kendi imkanlarıyla satın almış olduğunu belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir.
2. Davalı Birtes Isıtma Soğutma San. İnş. Müh. ve Ser. Hizm. Tic. Ltd. Şti. vekili asıl ve ek karara yönelik temyiz dilekçelerinde özetle; davalı şirket aleyhine açılan bu davada davacılardan ikisinin sermaye paylarının ödenmesi yönünde hüküm kurulmuş fakat davacılara yapılan 5.000 USD’nin ödemelerinin tenzili yönündeki talebin dikkate alınmadığını Yargıtay bozma ilamında davacılara ödenen tutarın sermaye paylarından düşmeleri gerektiği belirtildiğini, davacılar ilk mahkeme kararına karşı istinaf ve temyiz yoluna başvurmadıklarını, dolayısıyla davalı lehine usuli kazanılmış hak bulunduğunu, mahsubun önceki kararda hükmedilen tutarlardan yapılması gerektiğini belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, davacı … tarafından satın alınan taşınmazın şirkete ait olmasına rağmen davacı … tarafından mal edinilmiş ise değerinin çıkma payından mahsup edilmesi gerekip gerekmediği, davacılara ödenen 5.000,00 USD’nin usuli kazanılmış hak dikkate alınarak önceki kararda hükmedilen miktardan mı yoksa karar tarihine en yakın tarih itibariyle tespit edilen çıkma payından mahsup edilmesi noktalarında toplanmaktadır.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
3. Değerlendirme
1.İlk Derece Mahkemesince verilen hükmün davalı Birtes Isıtma Soğutma San. İnş. Müh. ve Ser. Hizm. Tic. Ltd. Şti. vekili tarafından temyiz edildiği, eksik harçların muhtırada belirtilen bir haftalık kesin süre içerinde yatırılmadığı gerekçesiyle 21.02.2022 tarihli ek karar ile davalı Birtes Isıtma Soğutma San. İnş. Müh. ve Ser. Hizm. Tic. Ltd. Şti. vekilinin temyiz dilekçesinin reddine karar verilmiş ise de davalı vekiline eksik harcı tamamlaması için gönderilen 01.02.2022 tarihli muhtıra ile temyiz tarihi itibariyle eksik yatırılan temyiz başvuru harcı ve maktu harç yatırılması talep edilmesi gerekirken, 2022 tarihinde geçerli olan temyiz başvuru harcı ve maktu harç istenildiğinden muhtıra usulüne uygun değildir. Usulüne uygun düzenlenmemiş olan muhtıra sonuç doğurmayacaktır. Ayrıca davalı tarafından eksik harç ikmal edilmiştir. Bu sebeple Mahkemenin 21.02.2022 tarihli ek kararının bozularak kaldırılıp davalı Birtes Isıtma Soğutma San. İnş. Müh. ve Ser. Hizm. Tic. Ltd. Şti. vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine geçilmiştir.
2. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
3. Temyizen incelenen İlk Derece Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçelerin ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
1.Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesinin ek kararına yönelik davalı Birtes Isıtma Soğutma San. İnş. Müh. ve Ser. Hizm. Tic. Ltd. Şti. vekili temyiz isteminin kabulü ile 21.02.2022 tarihli ek kararın BOZULARAK KALDIRILMASINA,
Davacılar vekilinin ve davalı Birtes Isıtma Soğutma San. İnş. Müh. ve Ser. Hizm. Tic. Ltd. Şti. vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edenlere yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
13.04.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.