YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/5643
KARAR NO : 2022/9380
KARAR TARİHİ : 22.12.2022
MAHKEMESİ : BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 17. HUKUK DAİRESİ
Taraflar arasında görülen davada İzmir 1. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 28.03.2019 tarih ve 2017/944 E- 2019/269 K. sayılı kararın davalılar vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf isteminin esastan reddine dair İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi’nce verilen 24.01.2020 tarih ve 2019/1790 E- 2020/41 K. sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalılar vekili tarafından istenilmekle dosyadaki kağıtlar okundu gereği konuşulup düşünüldü:
1- Davalılar …, …, … ve … Bilgisayar Ticaret Ltd. Şti.’nin istinaf talebinde bulunduğu bunlardan sadece şirket adına adli yardım talebinde bulunulduğu ve İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi tarafından sadece şirket yönünden ve istinaf incelemesi ile sınırlı olarak adli yardım talebinin kabulüne karar verildiği, istinaf isteminin reddine karar verilmesi üzerine bu defa davalılardan sadece …adına Av. …’nın adli yardım talebinde bulunduğu adı geçen vekilin vekaletname sunmadığı gibi dilekçe ekinde de adli yardım talebinin kabulünü gerektirecek bilgi ve belgenin bulumadığı anlaşılmakla davalı … yönünden adli yardım talebinin reddine karar verilmesi gerekmiştir.
2- Kararı temyiz eden tüm davalılar vekiline, 23.06.2022 tarihli muhtıranın tebliğ edilmesine rağmen temyiz harçlarının yatırılmadığı anlaşıldığından 6100 sayılı HMK’nın 366. maddesi yollaması ile 344. maddesi uyarınca bir karar verilmesi gerekmekle, bu hususta verilecek kararın davalılar vekiline tebliğ edilmesinden sonra sonucuna göre dosyanın Dairemize gönderilmesi için dosyanın Bölge Adliye Mahkemesine geri çevrilmesine karar verilmesi gerekmiştir.
SONUÇ:Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenle davalı … yönünden adli yardım talebinin reddine, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle dosyanın Bölge Adliye Mahkemesine GERİ ÇEVRİLMESİNE, 22.12.2022 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi.
KARŞI OY
Uyuşmazlık, nispi değere tabi bulunan ve İlk Derece Mahkemesince kabulüne karar verilen davada davalının istinaf başvurusunun esastan reddi kararının davalı tarafından temyiz edilmesi durumunda alınması gerekli temyiz peşin harcının maktu mu yoksa nispi mi olacağına ilişkindir.
Yargıtayca, verilecek kararlardan temyize başvuran davalının en fazla aleyhine sonuç doğuran karar, HMK 370 maddesinde ifade edilen temyiz isteminin reddi ile kararın onanmasıdır.
Temyiz başvurusu üzerine alınacak peşin harcın, temyiz başvurusunun reddi ile onanacağı ihtimaline göre alınması gerekir.
Bu halde Yargıtayca temyiz başvurusunun reddi ile kararın onanmasına karar verilmesi durumunda alınacak onama harcı maktu mu yoksa nispi mi olmalıdır?
T.C. Anayasasının 73/3 maddesinde “Vergi, resim, harç vb. mali yükümlülüklerin Kanunla konulacağı, değiştirileceği veya kaldırılacağı”,
492 sayılı Harçlar Yasası’nın 2. maddesinde “Yargı işlemlerinden bu kanuna bağlı (1) sayılı tarifede yazılı olanların yargı harçlarına tabi olacağı”,
(1) sayılı Tarifenin III karar ve ilam harcı başlıklı 1/a madddesinde “Konusu belli bir değerle ilgili bulunan davalarda esas hakkında karar verilmesi halinde hüküm altına alınan anlaşmazlık konusu değer üzerinden binde 68.31 oranında nisbi harç alınacağı”,
1/e maddesinde “yukarıdaki nisbetlerin Bölge Adliye Mahkemeleri, Bölge İdare Mahkemeleri, Danıştay, ve Yargıtay’ın tasdik veya işin esasını hüküm altına aldığı kararları içinde aynen uygulanacağı”
2.a maddesinde de “1. fıkra dışında kalan davalarla, taraf teşkiline imkan bulunmayan davalarda verilen esas hakkındaki kararlarla, davanın reddi kararı ve icra tetkik merciilerinin 1. fıkra dışında kalan kararlarında” maktu harç alınacağı düzenlenmiştir.
Bölge Adliye Mahkemelerinde işin esasını hüküm altına aldığı kararlar, ilk derece mahkemesinin yerine geçerek verdiği ve icrai kabiliyeti söz konusu olan kararlardır. Bu kararlar ise, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak 6100 sayılı HMK 353/1-b-2,3 maddelerine göre davanın kabulü veya reddi yönünde verilen kararlardır. İlk Derece Mahkemesi Kararının İstinaf incelemesi sonucunda doğru bulunarak verilen “istinaf başvurusunun esastan reddi” kararı davanın esası hakkında verilen ve işin esasına bölge adliye mahkemesince girilip verilmiş ve icra edilecek bir karar değildir. İlk Derece mahkemesi kararı geçerliliğini sürdürmektedir. Bu itibarla konusu belli bir değere ilişkin davada, davalının istinaf başvurusunun reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararı 1 sayılı Tarifenin III-1-a maddesinde ifade edilen “esas hakkında” karar niteliğinde bulunmadığından Bölge Adliye mahkemesince nisbi değil, maktu karar ve ilam harcının alınması gerekmektedir.
Başvurunun esastan reddinde, aslında davanın esasına girilmemekte, ilk derece mahkemesi kararı doğru bulunduğundan dava hakkında ayrıca karar verilmemektedir. Kanun koyucunun buradaki “esastan” ifadesini, istinaf başvurusu sırasında dilekçeye, harca, süreye vb. şekli hususlara ilişkin bir eksiklik olmaması, istinaf sebeplerinin incelenerek ilk derece kararında usul veya esas yönünden hukuka aykırılık bulunmamasıdır. (Pekcanıtez-Usul-Medeni Usul Hukukun Sh. 2270 vd)
Keza İstinaf başvurusunun reddine ilişkin karar temyiz incelemesi olmadığı için onama kararı niteliğinde de değildir. (Pekcanıtez-Atalay-Özekes Sh. 583, Konuralp, Uluslararası Toplantı Sh. 260, Özekes-100 soruda İstinaf ve Temyiz sh. 99)
1) Sayılı Tarifenin III-1-e maddesi tasdik (onama) edilen kararlar için nisbi karar ve ilam harcı alınacağını düzenlemiş olduğundan Bölge Adliye Mahkemesinin kararı niteliğine göre nisbi karar ve ilam harcına hükmedilmesi mümkün olmayıp bu nedenle de maktu harç alınmalıdır. Aksi düşüncenin kabulü T.C. Anayasası’nın 73/3 maddesindeki “Vergi, resim, harç ve benzeri mali yükümlülüklerin kanunla konulacağı, değiştirileceği veya kaldırılacağına” ilişkin temel hükme de aykırılık teşkil edecektir ki vergi ve harç yükümlülüğü konusunda kıyas veya yorum yoluyla yükümlülük getirilmesi mümkün değildir.
Somut uyuşmazlıkta, nisbi değere tabi bulunan davada, davanın kabulüne ilişkin ilk derece mahkemesi kararı aleyhinde davalıca istinaf kanun yoluna başvurulmuş olup, Bölge Adliye Mahkemesince davalının istinaf başvurusunun esastan reddi ile nisbi karar ve ilam harcına hükmedilmiş temyiz kanun yoluna başvuran davalının temyiz dilekçesinde temyiz peşin harcını yatırmaması nedeniyle Bölge Adliye Mahkemesince çıkarılan 23.06.2022 tarihli muhtıra ile temyiz peşin harcının nisbi oranda yatırılması gerektiği ihtar edilmiş, ihtarname gereğinin davalı tarafından yerine getirilmemesi üzerine dosya temyiz incelemesi yapılmak üzere Daireye gönderilmiş, çoğunluk görüşü doğrultusunda yazılı şekilde HMK 344 maddesi gereğince ek karar verilmek üzere dosya Bölge Adliye Mahkemesine geri çevrilmiştir.
Yukarıda açıklanan yasal düzenlemelere göre, somut uyuşmazlıkta davalıların istinaf başvurusunun esastan reddedilmesi nedeniyle Bölge Adliye Mahkemesince alınması gerekli harç maktu olup, buna bağlı olarak temyiz başvurusu üzerine alınması gereken peşin harçta maktudur.
Bölge Adliye Mahkemesince 23.06.2022 tarihli muhtıra ile davalılardan temyiz peşin harcı olarak nisbi oranda 76.521,61 TL istenmesi yasal dayanaktan yoksundur.
23.06.2022 tarihli muhtıranın geçersiz olması nedeniyle davalılardan temyiz peşin harcının maktu olarak yatırılması için HMK 344 maddesine uygun şekilde yeniden muhtıra çıkarılmak ve sonucuna göre işlem yapılmak üzere dosyanın Bölge Adliye Mahkemesine geri çevrilmesine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde 23.06.2022 tarihli muhtıraya itibar edilerek ek karar verilmek üzere dosyanın geri çevrilmesi doğru değildir.
Açıklanan nedenle sayın çoğunluk görüşüne karşıyım.