YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/573
KARAR NO : 2023/3790
KARAR TARİHİ : 14.06.2023
MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 44. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2020/679 Esas, 2021/1494 Karar
HÜKÜM : Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul 1. Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2017/44 E., 2017/234 K.
Taraflar arasındaki hak mahrumiyeti cezasının iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili hakkında davalı tarafından hak mahrumiyeti cezası verildiğini, söz konusu karara gerekçe olan müvekkilinin sosyal paylaşım sitesi facebooktan yaptığı iddia edilen paylaşımların gosterildiğini, öncelikle Türkiye Musiki Eserleri Sahipleri Meslek Birliği (MESAM) disiplin yönergesi açısından zaman aşımı itirazlarının bulunduğunu, ifadelerin iddia edildiği gibi iftira ve hakaret içermediğini, basında …’ın Borsa’da maniplasyon iddiası ile yargılandığına dair pek çok yerde haber bulunduğunu, müvekkilinin iki yüzde yakın kayıtlı eseri olan bir sanatçı olduğunu ancak buna rağmen geçimini sağlayacak kadar gelir elde edememesine istinaden serzenişte bulunduğunu ileri sürerek müvekkilinin sağlık durumu nedeniyle sağlık sigortasından ve diğer haklarından dava sonuçlanıncaya kadar yararlanabilmesi ve dava konusu kararın uygulanmasının dava sonucuna kadar durdurulmasını için ihtiyati tedbir kararı verilmesini, hak mahrumiyeti cezasının tüm sonuçları ile birlikte ortadan kaldırılmasını talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; müvekkilinin 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu’nun (5846 sayılı Kanun) 42 nci maddesi uyarınca kurulan, statüsü ve kuruluşu yasa tarafından belirlenen ve müzik eserleri alanında faaliyet gösteren bir meslek birliği olduğunu, davacının facebook isimli sosyal paylaşim sitesi üzerinden 29.12.2016 tarihinde yaptığı yayınların MESAM’ı temsile yetkili yönetim kurulu başkanı ve diğer yönetim kurulu üyeleri hakkında hakaret ve kişilik haklarına saldırı niteliği taşıdığını, davacının bu eylemi ile üye disiplin yönergesinin 7 nci maddenin b fıkrasında yer alan “basın-yayın organları, internet veya sosyal medya (twitter, facebook vb.) aracılığıyla MESAM yararlarını zedeleyici, gerçeğe aykırı beyanat vermek” hükmüne aykırı hareket etmiş olduğuna karar verildiğini ve kararın davacı tarafa tebliğ edildiğini, eleştiri sınırlarını aşan davacı paylaşımının MESAM tüzel kişiliği, yönetim kurulu üyeleri ve yönetim kurulu başkanına yönelik hakaret niteliği taşıyan ve kişileri toplum içinde değersizleştiren beyanlar olduğunu, dolayısıyla haysiyet kurulu tarafından başvurulan hak mahrumiyeti yaptırımının yerinde ve hukuka uygun olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı yanca ”huzur paralarını huzur ile yesinler, ülkemizde Başkanlık sistemine geçildi, nede olsa Başkanın dostuydu, borsa spekülatörü … bizim halimizden ne anlar, pastayı birkaç büyük şirket bölüşüyor, kazan kaynıyor, paralar tanıdık adamlara akıyor” gibi 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu (5237 sayılı Kanun) kapsamında hakaret içeren ifadalerde bulunduğu, içeriğin bir bütün halinde meslek birliğini ve …’ı küçük düşüren kişilik haklarına saldırı niteliğinde bulunduğu, davacının bu eyleminin ise üye disiplin yönergesinin 7 nci maddesinin b fıkrasında düzenlenen “Basın yayın organları, internet ve sosyal medya aracılığıyla Mesam yararlarını zedeleyici, Mesam .. ve üst kurul üyeleri hakkında olumsuz, tahkir edici beyanlarda bulunmak .. “ şeklindeki hükmünü ihlal ettiğinden MESAM Üye Disiplin Yönergesine uygun olarak tesis edilmiş olan MESAM disiplin yönergesinin 7 nci maddesinin b fıkrası kapsamında davacıya verilen hak mahrumiyeti kararının disiplin yönetmeliğine uygun olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; müvekkilinin kayıtlı iki yüzden fazla esere sahip bir sanatçı olduğunu, iki yüzden fazla kayıtlı eseri varken 24,00 TL gibi bir telif bedelinin yatırılmasını eleştirmesinin çok görülmemesi gerektiğini, eleştiri hakkının gasp edilemeyeceğini ve eleştirdiği için cezalandırılamayacağını belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile …’ın sanatçı kişiliği ile tanındığı, “MESAM denilen dağ taslağımız yine fare doğurdu, gecen yıla oranla hakkedişimden üçün biri verildi : )) eserim coğalırken üstelik. Huzur paralarını huzurla yesinler yönetenler. MESAM da ülkemden daha önce başkanlık sistemine geçildi. Ne de olsa baskanın dostuydu borsa spekülatörü Gencebay bizim halimizden ne anlar …” şeklinde kullanılan söz konusu ifadelerin bu kapsamda anayasal eleştiri sınırını aşarak kişilik haklarına saldırı niteliğinde olduğu, davacının kullandığı ifadelerin …’ın yapmış olduğu sanata veya sanatçı kişiliğine yönelik bir eleştiri mahiyetinde olmayıp yapılan sanatın dışında yapıldığı iddia edilen eylemlere yönelik olduğu bu sebeplerle yönergenin 7 nci maddesinin b fıkrasında düzenlenen “Basın-yayın organları, internet veya sosyal medya (twitter, facebook vb.) aracılığıyla MESAM yararlarını zedeleyici, MESAM divan yönetim kurulu ve diğer üst kurul üyeleri hakkında olumsuz, tahkir edici beyanlarda, hakarette bulunmak” fiilini oluşturduğu, bu nedenle hak mahrumiyeti cezasının iptali talebinin reddedilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığı, dolayısıyla İlk Derece Mahkemesi kararının usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; müvekkili eserlerinin milyonlar tarafından dinlenmesine rağmen çok düşük hak ediş ödemeleri aldığını ve sosyal medya paylaşımlarının bu konuda eleştiri mahiyetinde olduğunu, kişilere yönelik paylaşımlar olmadığını, bu nedenle orantısız ceza uygulandığını belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, meslek birliği tarafından verilen disiplin cezasının iptali istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
14.06.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.