YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/5823
KARAR NO : 2023/5555
KARAR TARİHİ : 04.10.2023
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
HÜKÜM : Davanın kabulü
Taraflar arasındaki menfi tespit davasının bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiştir.
Mahkeme kararı, davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili şirket merkezinden çalınan çeklerden biri olan davaya konu çekin davalı şirket tarafından bankaya ibraz edildiğini, çekteki ciro imzasının müvekkili şirket yetkilisine ait olmadığını ileri sürerek müvekkili şirketin söz konusu çekin haklı ve yetkili hamili sıfatıyla alacaklı olduğunun tespitine ve çekin istirdadına karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; dava dışı borçlu ENR Otomotiv San. Tic. Ltd. Şti. arasında faktoring sözleşmesi akdedildiğini, takibe konu edilen çek alacak bildirim formu ile işbu şirketten teslim alındığını, davacının davayı ikame etmekte hukuki yararının bulunmadığını davacının, dava konusu çekin rızası dışında elinden çıktığını ve yeni hamilin kötü niyetli olduğunu ispat etmesi gerektiğini savunarak davanın reddini istemiştir.
III. MAHKEME KARARLARI, BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Mahkemece Verilen Karar
Mahkemece 15.12.2015 tarih, 2014/1379 E. ve 2015/958 K. sayılı kararı ile dava konusu çekin hırsızlık sonucu davacının elinden çıktığı, davacının çekte cirosu olmadığından davalı Faktoring şirketi ne ciroyu ne de faturaları incelemeden çeki 3 üncü kişiden aldığından davacının ilgili çekten dolayı borçlu olmadığı gerekçesiyle, davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm davalı vekilince temyiz edilmiştir.
B. Bozma Kararı
(Kapatılan 19. H.D.) Dairemizin 10.04.2017 tarih, 2016/7951 E. ve 2017/2897 K. sayılı kararıyla davanın 21.11.2014 tarihli çekteki lehtar ciranta imzasının sahte olması nedeniyle borçlu olunmadığının tespitine ilişkin olduğu, imza inkârı hususunda yapılacak inceleme teknik bir inceleme olup keşide tarihinden önceki ve keşide tarihine yakın imza asılları getirtilerek usulüne uygun imza incelemesi yapılması gerekirken bu konuda hiçbir araştırma yapılmadan yazılı şekilde karar verilmesinin doğru olmadığı gerekçesiyle karar bozulmuştur.
C. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davaya konu çek üzerinde yer alan imzanın davacı şirket yetkilisine ait olup olmadığı hususunda bilirkişi raporu alındığı, şirket yetkilisine atfen kaşe üzerine atılmış imzanın mevcut mukayese imzalara kıyasla şirket yetkilisi Mesut Karakuş’un eli ürünü olmadığının bilirkişi raporu ile belirlendiği, çekin hırsızlık sonucu davacının elinden çıkmış olduğu, davacının ilgili çekte cirosunun olmadığı, davalı şirketin ne ciroyu ne de faturaları incelemeden çeki 3. kişiden aldığı gerekçesiyle davanın kabulü ile dava konusu 21.11.2014 tarihli 12.500,00 TL bedelli çekten dolayı davacının davalıya borcunun olmadığının tespitine ve çekin istirdatına karar verilmiştir.
IV. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; müvekkilinin iyi niyetli hamil olduğunu ve ağır kusuru bulunmadığını, senedin önceki hamilin elinden rızası hilafına çıktığını bilebilecek durumda olmadığını, bu nedenle iyi niyetli hamil olarak korunması gerektiğini, dava konusu çekin 6361 sayılı Finansal Kiralama, Faktoring ve Finansman Şirketleri Kanunu’nun 9 uncu maddesine uygun şekilde teslim alındığını, çekteki ciro silsilesinin düzgün olduğunu, çekte imza incelemesi yapılmasının sonucu değiştirmeyeceğini, mukayese imzaların olduğu bazı evrakların fotokopi olduğunu, fotokopi üzerinden imza incelemesi yapılmasının mümkün olamayacağını, mukayese imzaya esas bazı evrakların çekteki imza tarihine yakın tarihli evraklar olmadığını, Adli Tıp Kurumunun grofoloji bölümünün imza incelemesinde son mercii olarak kabul edilerek bu rapora üstünlük tanınarak sonuca gidilemeyeceğini, zira iki rapor alındığını ve Mahkemece her iki rapor arasındaki çelişkinin giderilmediğini, eksik inceleme ile karar verildiğini belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, çekteki lehtar ciranta imzasının sahte olup olmadığına ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu’nun 72 nci maddesi.
3. Değerlendirme
1.Dava, 21.11.2014 tarihli ve 12.500,00 TL bedelli, 1147275 numaralı çekteki lehtar ciranta imzasının sahte olması nedeniyle borçlu olunmadığının tespitine ilişkindir. Mahkemece davanın kabulüne dair verilen ilk karar Dairemizin 10.04.2017 tarih, 2016/7951 E. ve 2017/2897 K. sayılı kararında belirtildiği üzere imza inkârı hususunda yapılacak incelemenin teknik bir inceleme olduğu, keşide tarihinden önceki ve keşide tarihine yakın imza asılları getirtilerek usulüne uygun imza incelemesi yapılması gerekirken bu konuda hiçbir araştırma yapılmadan karar verilmesinin doğru görülmediği gerekçesiyle bozulmuştur.
2. Mahkemece bozma ilamına uyulmasına karar verilerek imza incelemesi yaptırılarak rapor alınıp bu rapor doğrultusunda davanın kabulüne karar verilmişse de gerek Adli Tıp Raporunda gerekse diğer 17.11.2021 tarihli bilirkişi heyeti raporunda üzerinde imza incelemesi yapılan çekin dava konusu olmayan 09.09.2014 tarihli, 7.231,68 TL bedelli ve 0359500 numaralı çek olduğu görülmüştür. Bu durumda Mahkemece, dava konusu 21.11.2014 tarihli ve 12.500 TL bedelli, 1147275 numaralı çek üzerinde 10.04.2017 tarih, 2016/7951 E. ve 2017/2897 K. sayılı bozma ilamında belirtildiği şekilde imza incelemesi yapılarak sonucuna göre karar verilmesi için kararın bozulması gerekmiştir.
V. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Mahkeme kararının BOZULMASINA,
Peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde ilgiliye iadesine,
Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine,
04.10.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.