Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2022/584 E. 2023/687 K. 08.02.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/584
KARAR NO : 2023/687
KARAR TARİHİ : 08.02.2023

MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
HÜKÜM : Kısmen kabul

Taraflar arasındaki alacak davasının bozma ilamına uyularak yapılan yargılaması sonucunda Mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Mahkeme kararı, davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin davalı şirkette genel müdür olarak çalıştığını, son olarak Mayıs 2013’te 5.000,00 TL maaş aldığını, Haziran 2013 ve sonrasında maaşlarını alamadığı için iş akdini haklı nedenle 10.01.2014 tarihinde feshettiğini, haklı feshe kadar müvekkiline hiçbir ödeme yapılmadığını ayrıca yıllık izin ve fazla çalışma ücretlerinin de ödenmediğini ileri sürerek şimdilik 40.000,00 TL’nin tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının yönetim kurulu üyesi olması nedeniyle işçi olmadığını, dolayısıyla işçilik alacaklarını talep edemeyeceğini savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

III. MAHKEME KARARLARI, BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Mahkeme Kararı
Mahkemenin 03.04.2018 tarih, 2015/1114 E., 2018/301 K. sayılı kararı ile taraflar arasında bir hizmet sözleşmesi bulunmadığı, davacı tarafın 15.10.2012 tarihinde emekli olduğu, emeklilikten sonra davacıya yalnızca huzur hakkı ödendiği, davacının sadece yönetim kurulu üyesi sıfatının bulunduğu da dikkate alınarak davacının iş sözleşmesinden kaynaklanan bir alacağından söz edilemeyeceği, davacının yönetim kurulu üyesi sıfatı nedeniyle ancak huzur hakkı talep edebileceği, huzur hakkının yönetim kurulu üyesinin katılmış olduğu her toplantı sayısına göre belirlendiği, davacı tarafın, 2013 yılı 8 inci ayından itibaren sözleşmeyi feshettiği 17.01.2014 tarihine kadar katılmış olduğu toplantıları ve bu toplantılar için genel kurulca belirlenmiş huzur hakkını geçerli delillerle ispat etmesi gerektiği, davacı tarafından bu yönde herhangi bir delil sunulmadığı ve dinlenen tanık ifadelerine göre davacının toplantılara katılmadığı, davacının talep edebileceği bir ücret alacağının bulunmadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiş, kararı davacı vekili temyiz etmiştir.

B. Bozma Kararı
Dairemizin 02.10.2019 tarih, 2018/5229 E., 2019/6092 K. sayılı kararıyla davacıya emekli olduğu 15.10.2012 tarihinden ücretinin ödenmediğini ileri sürdüğü 2013 yılı Haziran ayına kadar yapılan ödemelerin toplantı başına mı yoksa aylık olarak mı ödendiği, anonim şirket genel kurulunda yönetim kurulu üyelerine ne şekilde ödeme yapılması hususunda karar alındığı, şayet toplantı başına ödeme yapılmış ise davacının istifa tarihi olan 10.01.2014 tarihine kadar toplantılara katılıp katılmadığının ispat yükünün 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun (4721 sayılı Kanun) 6 ncı maddesi ve 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 190 ıncı maddesi uyarınca davalı tarafta olduğu halde mahkemece ispat yükünün tayini bakımından yanılgılı değerlendirme yapılarak yazılı şekilde karar verildiği gerekçesiyle bozulmuştur.

C. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı bildirilen kararı ile davalı şirkette ödemelerin ne şekilde yapıldığı, davacının toplantılara katılıp katılmadığı ve şirket genel kurulunda üyelere ne şekilde ödeme yapılacağı konusunda karar alındığı hususlarında delillerini ibraz etmek üzere iki haftalık kesin süre verilmesine rağmen davalı tarafından verilen sürede delil ibraz edilmediği, davacının beyanlarına itibar etmek gerektiği, davacının davalı şirkette yönetim kurulu üyesi olması ve aralarında iş sözleşmesi bulunmaması nedeni ile fazla mesai ve yıllık izin ücreti alacağı talep edemeyeceği, davacıya aylık 5.000,00 TL ödeme yapıldığı; ancak 2013 yılı Haziran ayından istifa tarihi olan 10.01.2014 tarihine kadar yapılması gereken ödemelerin davacı yana ödendiğine dair dosyaya delil ibraz edilmediği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, davacının işçilik alacakları talebinin reddine, 37.833,00 TL ücret alacağının 20.03.2014 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiştir.

IV. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; davacının işbu davada huzur hakkı talebi bulunmadığını, taleple bağlılık ilkesinin ihlal edildiğini, salt işçilik alacağı talepli bir dava olması nedeniyle görevli mahkemenin iş mahkemeleri olduğunu, taraflar arasında alacağa dayanak herhangi bir iş sözleşmesi bulunmadığının mahkeme kararları ile tespit edildiğini, ispat yükünün davacı üzerinde olduğunu, kanun hükmünün yanlış tatbik edildiğini belirterek kararın bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, davacının Haziran 2013 tarihinden 10.01.2014 tarihine kadar tahakkuk ettiğini iddia ettiği huzur hakkı alacağı ve yıllık izin, fazla çalışma ücretlerinin davalı şirketten tahsili istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
4721 sayılı Kanun’un 6 ncı maddesi ve 6100 sayılı Kanun’un 190 ıncı maddesi, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 394 üncü maddesi

3. Değerlendirme
Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.

V. KARAR
Açıklanan sebeple;
Davalı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,

Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine,

08.02.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.