YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/5889
KARAR NO : 2023/2727
KARAR TARİHİ : 05.05.2023
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi (Asliye Ticaret Mahkemesi sıfatıyla)
SAYISI : 2022/146 Esas, 2022/209 Karar
HÜKÜM : Kabul
Taraflar arasındaki tescil davasının bozma ilamına uyularak yapılan yargılaması sonucunda Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiştir.
Mahkeme kararı, Yargıtayca duruşma istemli olarak davalılar vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildi. Duruşma için belirlenen 25.04.2023 günü hazır bulunan davacı vekili Av. … ile davalı Ege Enerji ve Entegre Tarım Ürünleri Üretim Gıda Sanayi ve Tic. A.Ş. vekili Av. … ve Av. … ve davalı … vekili Av. … dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip, gereği düşünüldü.
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı anonim şirkette davalı … adına kayıtlı olan ancak Aydın 1. Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 2009/28 E., 2010/100 K. sayılı dosyası kapsamında yapılan yargılama neticesinde müvekkiline aidiyeti tespit edilerek müvekkili adına şirket pay defterine kaydına karar verilen hisseler kapsamında, müvekkiline ait rüçhan hakkı kullanılmak suretiyle artırılan sermaye dolayısıyla oluşan 18.000 adet A grubu nama yazılı hissenin davalı adına pay defterine yolsuz olarak kayıtlı bulunduğunu ileri sürerek pay defterindeki kaydın terkini ile hisselerin müvekkili adına pay defterine yazılmasını talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalılar vekili cevap dilekçesinde; davacı pay sahibi olmadığından rüçhan hakkı bulunmadığını, dava konusu hisselerin dış kaynaklı sermaye artırımı yoluyla oluşturulduğunu, müvekkilince nakden ödendiğini, davacının kötü niyetli olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
III. MAHKEME KARARLARI, BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Mahkemece Verilen Karar
Mahkemece 18.04.2017 tarih, 2016/350 E., 2017/101 K. sayılı kararı ile davanın kabulüne, davalı … adına kayıtlı davalı Ege Enerji ve Entegre Tarım Ürünleri, Üretim Gıda Sanayi A.Ş.’ye ait 18.000 adet A grubu nama yazılı hissenin davacı adına tescili ile davalı şirket pay defterine işlenmesine, karar kesinleştiğinde davalı … adına depo edilen bedelin ödenmesi için ilgili bankaya talep halinde yazı yazılmasına karar verilmiş, davalılar vekillerince temyiz edilmiştir.
B. Bozma Kararı
Dairemizin 21.12.2017 tarih, 2017/2404 E., 2017/7533 K. sayılı kararıyla Aydın 4. Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 2017/301 E. sayılı dosyasının getirtilmesi, taraflarının ve dava konusunun tespit edilmesi, eldeki davaya konu hisselere ait sermaye arttırım kararının geçersizliğinin tespitine ilişkin olup olmadığının belirlenmesi, iddia edildiği gibi dava konusu hisselere ilişkin sermaye arttırım kararının geçersizliğinin tespiti talepli bir dava ise neticesinin beklenerek varılacak sonuç çerçevesinde bir karar verilmesi gerektiğine işaret edilerek karar bozulmuş, davalılar vekillerinin sair temyiz itirazlarının incelenmesine gerek görülmemiştir.
C. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile Aydın 4. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2017/301 E., 2018/136 K. sayılı kararının 20.04.2022 tarihinde kesinleştiği, Aydın 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2013/270 E., 2014/822 K. sayılı dosyasında işbu dosya davalısı … tarafından işbu dosya davacısı … aleyhine açılan sözlemenin ifasına ilişkin davada, taraflar arasında imzalanan 14.06.2002 tarihli taahhüt işlemi niteliğindeki protokolü takiben imzalanan tasarruf işlemi niteliğindeki 07.10.2002 tarihli hisse devir sözleşmesinin bilahare mahkemece iptal edilmesi kapsamında başlangıçtaki taahhüt işleminin de geçerli olduğu gerekçesiyle tasarruf işlemine konu 2.000 adet hissenin iadesine yönelik talebin mahkemece reddine ilişkin kararın Yargıtay tarafından bozulduğu, yeniden yapılan yargılama sonucunda davanın kabulüne karar verildiği, karara karşı temyiz ve karar düzeltme yoluna başvurulduğu, karar düzeltme isteminin reddedildiği, yapılan yargılama sonrası Aydın 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2017/71 E. sayılı dosyası ile asıl dosya olan 2017/71 E., 2018/373 K. sayılı dosya kesinleştiğinden bu hususta karar verilmesine yer olmadığına dair karar verildiği, çoğunluk görüşü içeren 17.01.2014 tarihli raporda özetle dava konusu olayda 18.000 adet hissenin devir sözleşmesinin konusu olan ilk dava konusu 2.000 adet hissenin doğal bir uzantısı yada tabi bir semeresi niteliğinde olmadığı belirtildiğinden 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2017/71 E., 2018/373 K. sayılı dosyasının işbu dosyada hükme esas alınmadığı, 2009/28 E., 2010/100 K. sayılı dosyada sözleşmenin iptali, devir edilen hisselerin kendisine ait olduğunun tesbiti yönünden dava açıldığı, devir sözleşmesinin Hazine ve Dış Ticaret Genel Müdürlüğünden izin alınmaksızın yapıldığından mahkemece davanın kabul edilerek sözleşmenin geçersizliğinin tesbit edildiği, % 50 oranındaki hisselerin davacı adına şirket pay defterine kaydının yapılmasına karar verildiği, kararın kesinleştiği, Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 2015/1142 E., 2015/7284 K. sayılı bozma ilamında “… Rüçhan hakkının kök paya bağlı, kök payın genişlemesi niteliğinde bir hak olması karşısında, kök paya kim sahipse rüçhan hakkı da onun tarafından kullanılır. Dairemizin 21.01.2003 tarih ve 7578/515 sayılı kararında da benimsendiği üzere, rüçhan hakkından doğan hisselerin kök payın malikine iadesi için de kök payın malikinin rüçhan hakkından doğan hisseler için diğer tarafın ödediği sermaye tutarını ödemesi gerekmektedir. Bu durumda, az önce de açıklandığı üzere mahkemece artan sermaye oranında payına düşen miktarın davacıya depo ettirilmesi koşuluyla pay defterinde malik görünen fakat esasen mahkemenin kesinleşen 31.03.2010 tarih 2009/28 E. 2010/100 K. sayılı kararı ile kök paylara malik olmadığı tespit edilen davalı …’ın kök paya bağlı olan rüçhan hakkını kullanarak edindiği dava konusu paylara sahip olmasının mümkün olmadığı nazara alınmadan davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiştir” yönündeki kararı uyarınca davanın kabulüne karar verildiği gerekçesiyle davanın kabulü ile davalı … adına kayıtlı davalı Ege Enerji Entegre Tarım Ürünleri Üretim Gıda San. A.Ş.’ye ait 18.000 adet A grubu nama yazılı hissenin davacı adına tescili ile davalı şirket pay defterine işlenmesine, karar kesinleştiğinde davalı … adına depo edilen bedelin ödenmesi için ilgili bankaya talep halinde müzekkere yazılmasına karar verilmiştir.
IV. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Ege Enerji ve Entegre Tarım Ürünüleri Üretim Gıda San. ve Tic. A.Ş. vekili ile davalı … vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
1. Davalı Ege Enerji ve Entegre Tarım Ürünleri Üretim Gıda San. ve Tic. A.Ş. vekili temyiz dilekçesinde özetle; Mahkemenin yabancı uyruklu davacının mevzuat gereği sermaye artırımı karşılığı oluşan yeni payları edinip edinemeyeceğini incelemediğini, mahkeme kararının çelişki arzettiğini, kök payın davalı …’a ait olduğunun mahkeme kararı ile kesinleştiğini, bu durumda dava konusu 18.000 adet payın da ona ait olduğunu, davacının müvekkili şirkette tek bir payının ve ortaklık sıfatının bulunmadığını, şirketten ayrılmak yönünde bir iradeye sahip davacının hissesini devrettikten sonra 10 yıl sonra bu davayı açarak hiçbir risk üstlenmeden ve herhangi bir bedel ödemeden şirketin yarısını adeta bedelsiz ele geçirmeyi amaçladığını, kararın dürüstlük kuralına aykırılık taşıdığını, şirketin büyüdüğünü gören davacının dava açma hakkını kötüye kullandığını, sermaye artırımı bakımından engelleyici bir tavır takınmama yönünde bir iradeye sahip davacının diğer davalı üzerinde güven oluşturduğunu, zamanaşımı süresi ile hak düşürücü sürenin geçtiğini, diğer davalının hisse devrinden önce de şirket ortağı olduğunu, üçüncü kişi olarak da rüçhan hakkı kullanmaksızın söz konusu hisselere sahip olabileceğini, hisse devir sözleşmesinin geçersizliğinin risk üstlenilip dış kaynaklı sermaye artırımı ile elde edilen 18.000 adet hissenin iadesini gerektirmeyeceğini, devir işleminin hukuki sebebe bağlı (illi) olduğu durumlarda iade borcunun kapsamının istihkaka ilişkin hükümlere, hukuki sebebe bağlı olmadığı durumlarda ise sebepsiz zenginleşme hükümlerine göre belirleneceğini, iyiniyetli haksız zilyetin iade konusu malı kullanması veya ondan yararlanması durumunda bunları iade ile yükümlü tutulamayacağını, kök hak olduğu iddia edilen 2.000 hisse üzerinde mülkiyet hakkına sahip olduğu inancıyla hareket eden ve varlığına inandığı bu hakkın sağladığı yetkileri kullanan diğer davalı …’ın, bu şekilde elde ettiği yararları, bedelini nakden ödeyerek iktisap ettiği 18.000 hisseyi iade yükümlülüğü bulunmadığını, sebepsiz zenginleşmede zenginleşenin kişisel tutum, konum ve davranışları sonucu malvarlığında somut olarak ortaya çıkan öznel artış olan subjektif zenginleşmenin iadesinin istenemeyeceğini, hisse devir sözleşmesinin geçersizliğinin ileriye etkili olduğunu, diğer davalının üstlendiği risk ve harcadığı çabanın hiçe sayılıp davacıya haksız menfaat sağlanmış olacağını belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
2. Davalı … vekili temyiz dilekçesinde özetle; kararın Yargıtay’ın ilk bozma kararına aykırılık taşıdığını, zira uyulan bozma ilamına göre 2.000 adet hisse kiminse 18.000 adet hissenin de o kişiye ait olması gerektiğini, 2.000 adet hisse Mahkeme kararı ile 14.06.2002 tarihli protokole istinaden müvekkile devredildiğine göre 18.000 adet hissenin de müvekkilinin olduğunu, Mahkemenin bir yandan 18.000 adet hissenin 2.000 adet hissenin uzantısı olmadığı gerekçesiyle 2.000 adet hisseye ilişkin mahkeme kararını hükme esas aldığını belirtip diğer yandan rüçhan hakkının kök payın genişlemesi niteliğinde bir hak olduğunu, dolayısıyla 18.000 adet hissenin 2.000 adet hissenin uzantısı olduğunu gerekçe göstererek davayı kabul etmesinin çelişki oluşturduğunu, davacının şirkette rüçhan hakkını kullanabileceği hissesi kalmadığını, iradesi şirketten ayrılmak olan davacının hiçbir risk üstlenmeden ve herhangi bir bedel ödemeden şirketin yarısını adeta bedelsiz ele geçirmeyi amaçladığını, müvekkilinin çabalarıyla şirketin büyüdüğünü gören davacının dürüstlük kuralı ile bağdaşmayacak şekilde huzurdaki davayı açtığını, 14.06.2002 tarihli protokol gözetildiğinde davacının şirketin sermaye artırımına gideceğini bildiğini ve sermaye artırımına müdahil olmayacağını taahhüt ettiğini, müvekkilinin de bu güven doğrultusunda ciddi boyutla risk üstlenip verdiği emekle şirketi kârlı hale getirdiğini, 10 yıl sonra bu davayı açan davacının kötü niyetle hareket ettiğini, zamanaşımı süresinin dolduğunu, hak düşürücü sürenin geçtiğini, hisse devir sözleşmesinin geçersizliğinin dış kaynaklı sermaye artırımı ile elde edilen 18.000 adet hissenin iadesini gerektirmeyeceğini, iyi niyetli haksız zilyedin malı kullanması ve ondan yararlanması durumunda bunları iade ile yükümlü tutulamayacağını, 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu madde 993’den sebepsiz zenginleşme hükümlerine göre de subjektif zenginleşmenin iadesinin istenemeyeceğini, hisse devir sözleşmesinin geçersizliğinin ileriye etkili olduğunun ve akit tarihinden geçersizliğin tespiti tarihine kadar bu pay nedeniyle elde edilen hakların geçerli kazanıldığının kabul edilmesi gerektiğini, şirketler hukukunda geçersizlik müeyyidesinin geçmişe etkili sonuç doğurmasının ticari hayatın gereklerine ters düşeceğini, 29.11.2002 sermaye artırımı kararı tarihinde yabancı ortağı bulunan şirketin sermaye artırımı yapması ve yabancı ortağın hisse edinmesinin Hazine Müsteşarlığının iznine tabi olduğunu, 08.11.2002 tarihinde davacının izin belgesinin iptal edildiğini, buna göre davacının ihdas edilen hisseleri edinemeyeceğini, kabul anlamına gelmemek kaydıyla 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun (4721 saylı Kanun) 2 nci maddesi, denkleştirici adalet, hak ve nesafet ilkeleri uyarınca iade edilen hisselerin cari değerinin ödenmesi gerektiğini, aksi halin hukuka ve adalet duygularına aykırılık taşıyacağını, müvekkilinin de mahkeme kararı uyarınca 2.000 hisse karşılığı 500.000,00 euro ödediğini belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, pay defterindeki kaydın terkini ile hisselerin davacı adına pay defterine yazılması istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6762 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun (6762 sayılı Kanun) 394 üncü maddesi.
3. Değerlendirme
1. Dava, geçersiz anonim şirket hisse devrine dayalı rüçhan hakkı kullanılarak yapılan sermaye artışı sonucu oluşan hisselerin geçersizliğinin tespiti ve hisselerin pay defterine davacı adına tescili istemine ilişkindir. Davacı tarafından açılan dava sonucu Aydın 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2009/28 E., 2010/100 K. sayılı kararı ile davanın kabulü ile davacı … ile davalı … arasında yapılan 07.10.2002 tarihli sözleşmenin geçersiz olduğunun tespitine, davacı …’un davalı Ege Enerji ve Entegre Tarım Ürünleri Üretim Gıda San. ve Tic. A.Ş.’de 07.10.2002 devir tarihi itibarıyla bulunan % 50 hissesinin şirket pay defterine kaydının yapılmasına ve bunun Ticaret Sicil Memurluğunca davacı adına tesciline ve ilanına karar verilmiş, karar temyiz ve karar düzeltme aşamalarından geçerek kesinleşmiştir.
2.Bundan sonra bu kez davalı … tarafından 14.06.2002 tarihli protokole dayanılarak açılan dava önce reddedilmiş, Dairemizin bozma ilamına uyulmak suretiyle Aydın 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2017/71 E., 2018/873 K. sayılı kararı ile asıl davada davanın kabulüne, davalı … adına kayıtlı bulunan ve Ege Enerji ve Entegre Tarım Ürünleri Gıda San. A.Ş.’ye ait 2.000 adet A grubu nama yazılı hissenin davacı … adına tescili ile şirket pay defterine işlenmesine karar verilmiş, Dairemizin 04.02.2020 tarih, 2018/3654 E., 2020/915 K. sayılı kararı ile asıl dava yönünden kararın onanmasına, Dairemizin 22.12.2021 tarih, 2020/5793 E., 2021/7350 K. sayılı kararı ile de asıl davaya yönelik tüm karar düzeltme istemlerinin reddine karar verilmiş, böylece mahkeme kararı asıl dava yönünden kesinleşmiştir. Aydın 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2017/71 E. sayılı dosyada …’ın dayandığı 14.06.2002 tarihli protokolde devir taahhüdüne konu hisseler de davacının protokol tarihinde davalı şirketteki tüm hisseleri olup Mahkemece bu hisselerin … adına tescili ile şirket pay defterine işlenmesine karar verildiğinden rüçhan hakkı sağlayan kök pay niteliğindeki hisselerin işbu davanın davalılarından …’a ait olduğu kesinleşmiş mahkeme kararı ile sabit hale gelmiştir.
3.Bu durumda gerçekleşen yeni hukuki sonuç çerçevesinde rüçhan hakkı sağlayan kök hisselerin davalı …’a ait olduğu, davacının sermaye artırımında rüçhan hakkı sağlayan bir kök hisseye sahip bulunmadığı, Aydın 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2017/71 E., 2018/873 K. sayılı kararı ile asıl davada verilen hükmün Dairemizin 22.12.2021 tarih, 2020/5793 E., 2021/7350 K. sayılı karar düzeltme isteminin reddine karar verilmekle sonradan kesinleştiği gözetildiğinde Dairemizin 29.05.2015 tarih, 2015/1142 E., 2015/7284 K. sayılı bozma ilamının davacı yararına bir usuli müktesep hak sağlamayacağı nazara alınarak davanın reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, kararın davalılar yararına bozulması gerekmiştir.
V. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Mahkeme kararının BOZULMASINA,
Bozma sebebine göre davalılar vekillerinin diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına,
Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde davalılara iadesine,
Takdir olunan 8.400,00 TL duruşma vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalılara verilmesine,
Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine, 05.05.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.