Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2022/5926 E. 2022/8529 K. 30.11.2022 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/5926
KARAR NO : 2022/8529
KARAR TARİHİ : 30.11.2022

MAHKEMESİ : BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 11. HUKUK DAİRESİ

Taraflar arasında görülen davada Antalya 4. Asliye Ticaret Mahkemesince verilen 25.06.2021 tarih ve 2021/142 E. – 2021/430 K. sayılı kararın davalı … vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf isteminin esastan reddine dair Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi’nce verilen 05.05.2022 tarih ve 2022/140 E. – 2022/749 K. sayılı kararın Yargıtay’ca incelenmesi davalı … tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçeler, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili; müvekkili banka borçlusu şirket hakkında başlatılan icra takip dosyasından olan alacakların tahsili için açılan tasarrufun iptali davasında ihyası talep edilen Antalya Efe Maden San. ve Tic. A.Ş. tarafından şirketin tasfiye sonrasında ticaret sicil kayıtlarının terkin edildiği yönünde beyanda bulunulduğunu, halbuki tüzel kişiliğin sona erebilmesi için tasfiye işlemlerinin tam ve eksiksiz tamamlanması gerekmekte iken devam eden dava yok sayılarak şirketin tasfiye ve terkin işleminin yapıldığını ileri sürerek, Antalya Efe Maden San. ve Tic. A.Ş.’nin ihyasına, tasfiye ve terkin işlemlerinin iptali ile yeniden sicile tesciline, tasfiye memuru olarak …’un veya uygun görülecek bir başkasının atanmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı … Müdürlüğü; Antalya Ticaret Sicili Müdürlüğü’nün 92986 sicil numarasında kayıtlı Tasfiye Halinde Antalya Efe Maden Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi’nin ticaret sicili kayıtlarına tescilinin 07/04/2016 tarihinde yapıldığını, şirketin 12/01/2017 tarihinde gerçekleştirilen 2016 yılı olağan genel kurulunda şirketin devam etmesinde fayda görülmediğinden şirketin tasfiye edilmesine karar verildiğini, Müdürlüklerince 22/02/2017 tarihinde tescili yapılan 12/01/2017 tarih 2017/1 sayılı Yönetim Kurul kararı şirketin 12/01/2017 tarihinden itibaren tasfiyeye geçmesine, tasfiye memurluğuna …’ un atanmasına oybirliği ile karar verildiğini, 09/06/2018 tarihinde yapılan 2017 yılı Olağan Genel Kurulunda tasfiye bilanço kar ve zarar hesapları oylanarak, yönetim kurulu üyeleri ve tasfiye memurunun ibra edildiğini, Ticaret Sicil Müdürlüklerinin evrakların kanun ve mevzuata aykırılık taşıyıp taşımadığı, tescil için gerekli belgelerin kanuni şartları taşıyıp taşımadığı ve kanunda gerekli görülen hususların yerine getirilip getirilmediğini incelemekle yükümlü olduğunu, müdürlüklerinin yalnızca ilgili işlemi yapmak zorunda olan kurum olarak yasal hasım konumunda olduğunu, işbu davada asıl sorumluluk tasfiye memurunda olduğundan kendilerine husumet yöneltilmesinin isabetli olmadığını, davanın kabul edilmesi halinde Antalya Ticaret Sicil Müdürlüğü’nün mevzuata uygun olarak tasfiye ve terkin tescili tesis etmiş olması ve yasal hasım konumunda olması nedeniyle aleyhine yargılama masrafı ve vekâlet ücretine hükmedilmemesi gerektiğini savunarak, davanın husumet yönünden ve diğer usul yönünden itirazları nedeniyle reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İlk Derece Mahkemesince, iddia, savunma, toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre; davacının ihyası istenen şirkete karşı Antalya 4. Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 2017/21 Esas sayılı tasarrufun iptali istemli davasında; Antalya 7. İcra Dairesi’nin 2016/12712 Esas sayılı dosyadaki asıl alacak ve eklentilerine karşılayacak ölçüde davacı alacaklıya cebri icra yetkisi tanınmasına karar verildiği, icra dosyasında alacaklı ve tasarrufun iptali dava dosyasında davacı olan davacının işbu davayı açmakla hukuki yararının bulunduğu ve talebin yerinde olduğundan, davanın kabulü ile Antalya Ticaret Sicil Müdürlüğü’nün 92989 sicil nosunda tescilli iken 23/07/2018 tarihinde terkin edilmiş bulunan Tasfiye Halinde Antalya Efe Maden Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi’nin Antalya 4. Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 2017/21 Esas sayılı dava ve Antalya 7. İcra Müdürlüğü’nün 2016/12712 Esas sayılı takip dosyası ile sınırlı olmak üzere ihyasına, şirkete önceki şirket temsilcisi …’un tasfiye memuru olarak atanmasına, davacı tarafça yapılan yargılama giderlerin kendi üzerinde bırakılmasına, davanın niteliği gereği davalı … Müdürlüğü’nün yasal hasım olması nedeni ile davacı yararına vekalet ücreti verilmesine yer olmadığına, karardan bir örneğinin Ticaret Sicil Müdürlüğü’ne gönderilmesine karar verilmiştir.
Karara karşı, davalı … tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.
Bölge Adliye Mahkemesince, tüm dosya kapsamına göre yapılan istinaf incelemesi sonucunda; ilk derece mahkemesi kararında usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığı, kamu düzenine herhangi bir aykırılığın da bulunmadığı, Dairemizin 2019/448 Esas 2019/895 Karar sayılı kaldırma kararımız doğrultusunda taraf teşkilinin sağlanmış olduğu, dava ile sınırlı olarak ihya kararı verilmiş olduğu, hakkında dava ve icra dosyası olmasına rağmen usulüne uygun olmayan tasfiye nedeniyle davalı tasfiye memurunun yargılama gideri ve vekalet ücretinden sorumlu olacağı, kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu gerekçesi ile, davalı …’un istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Karara karşı, davalı … tarafından temyiz kanun yoluna başvurulmuştur.
Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun HMK’nın 353/b-1 maddesi uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarda açıklanan nedenlerle, davalı …’un temyiz isteminin reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK’nın 370/1. maddesi uyarınca ONANMASINA, HMK’nın 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, temyiz harcı davalı …’tan peşin alındığından başkaca harç alınmasına mahal olmadığına, 30/11/2022 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.