YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/602
KARAR NO : 2023/382
KARAR TARİHİ : 19.01.2023
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki marka hükümsüzlüğü davasının bozma ilamına uyularak yapılan yargılaması sonucunda Mahkemece asıl davanın kabulüne, birleşen davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Mahkeme kararı, asıl ve birleşen davada davacı vekili ve Yargıtayca duruşma istemli olarak asıl ve birleşen davada davalılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne, dava, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası delaletiyle uygulanması gereken 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun 3156 sayılı Kanun ile değişik 438 inci maddesi gereğince miktar veya değer söz konusu olmaksızın duruşmalı olarak incelenmesi gereken dava ve işlerin dışında bulunduğundan duruşma isteğinin reddine karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili asıl ve birleşen dava dilekçelerinde; müvekkilinin 2001/07620 sayılı “Üstüneller Baklavacısı+ Şekil” ibareli markanın sahibini olduğunu, “Üstüneller Baklavacısı” işaretini 1995 yılından bu yana kullanan müvekkilinin yoğun emek ve mesai sonucunda markayı tanınmış hâle getirdiğini, davalıların müvekkilinin anılan markasıyla iltibasa sebep olabilecek derecede benzer nitelikte “Üstüneller” ibaresini esas unsur olarak alan 4 adet markası bulunduğunu, söz konusu marka tescilleriyle amaçlarının müvekkili markasının tanınmışlığından kötü niyetle istifade etmek olduğunu ileri sürerek asıl davada, 2006/40880 sayılı “Üsüneller Avcıoğlu”, birleşen davada, 2014/08024 sayılı “Üstüneller Sade”, 2011/42754 sayılı “…” ve 2008/61497 sayılı “Şanlıurfa Üstüneller Baklavaları” ibareli markaların hükümsüz kılınarak sicilden terkinini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalılar vekili asıl ve birleşen davaya cevap dilekçesinde; müvekkillerinin uzun yıllardır Şanlıurfa’da sektörde faaliyet gösterdiğini, 556 sayılı Markaların Korunması Hakkında Kanun Hükmünde Kararname’nin (556 sayılı KHK) 7 nci ve 8 inci maddelerinde düzenlenen red sebeplerinin gerçekleşmediğini, davacının markasının tanınmış marka olmadığını, müvekkillerinin kötü niyetli olmadıklarını, tarafların hizmet sundukları bölgelerin farklı olduğunu savunarak asıl ve birleşen davanın reddini istemiştir.
III. MAHKEME KARARLARI, BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A.Mahkemece Verilen İlk Karar
Mahkemenin 22.05.2017 tarih ve 2014/366 E., 2017/418 K. sayılı kararı ile asıl ve birleşen davanın reddine karar verilmiş, karar asıl ve birleşen davada davacı vekilince temyiz edilmiştir.
B. Bozma Kararı
Dairemizin 17.06.2019 tarih ve 2018/2929 E., 2019/4432 K. sayılı kararıyla gerekçe ve hüküm çelişkisi nedeniyle asıl ve birleşen davada verilen karar davacı yararına bozulmuş, davalılar vekilinin karar düzeltme istemi Dairemizce reddedilmiştir.
C. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile bozma ilamına uyularak alınan bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre taraflara ait markalarda vurgulanan esas unsurun “Üstüneller” ifadesi olduğu, markaların işitsel ve görsel benzerliklerinin yanında marka logolarının da birbirine yakın olduğu, markalarda vurgulan Üstüneller ifadesi ile markaların tamamının baklava üretiminde kullanıldıkları dikkate alındığında, ortalama tüketicide markaların aynı yahut benzer olduğu kanaatini doğuracağı, davacı markasından sonra sicile tescil edilen davalıya ait “Üstüneller Avcıoğlu” ve “…” markalarının hükümsüzlüğü koşullarının oluştuğu, birleşen davaya konu davalı adına tescilli “Şanlıurfa Üstüneller Baklavası” ibareli marka ile “Üstüneller Sade” ibareli markanın tescil ücretinin yatırılmaması nedeniyle marka tescilinin yapılmamış olduğu anlaşıldığından davacının bu markalara ilişkin hükümsüzlük ve sicilden terkine karar verilmesine yönelik talepleri yönünden karar verilmesine yer olmadığı, her ne kadar bilirkişi heyetince asıl davaya konu davalı adına tescilli “Üstüneller Avcıoğlu” markasının koruma süresi dolduğundan bahisle hükümsüzlük şartlarının oluşup oluşmadığı yönünden değerlendirme yapılmamış ise de, dava tarihi itibariyle davalı adına tescilli markanın koruma süresinin dolmamış olduğu ve bu sebeple bu marka yönünden iltibas değerlendirmesi yapılması gerektiği ve davacının dava tarihi itibariyle asıl dava yönünden davalı adına tescilli markanın sicilden terkinini talep etmesinde hukuki yararı bulunduğu gerekçesiyle asıl davanın kabulü ile davalı adına tescilli 2006/40880 numaralı “Üstüneller Avcıoğlu” ibareli markanın hükümsüzlüğü ile markalar sicilinden terkinine, birleşen davanın kısmen kabulü ile davalı adına tescilli 2011/42754 numaralı “…” ibareli markanın hükümsüzlüğü ile markalar sicilinden terkinine, dava konusu 2008/61497 numaralı “Şanlıurfa Üstüneller Baklavası” ibareli marka ile 2014/08024 numaralı “Üstüneller Sade” ibareli markanın tescil ücretinin yatırılmaması nedeniyle marka tescilinin yapılmadığı anlaşıldığından anılan markalar yönünden karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
IV. TEMYİZ
A.Temyiz Yoluna Başvuranlar
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
1.Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; her dava açıldığı tarihteki koşullara göre değerlendirileceğinden tescil ücretinin yatırılmaması nedeniyle marka tescilinin yapılmadığı anlaşıldığından 2008/61497 numaralı “Şanlıurfa Üstüneller Baklavası” ibareli marka ile 2014/08024 numaralı “Üstüneller Sade” ibareli marka yönünden karar verilmesine yer olmadığına dair kararın hatalı olduğunu, söz konusu markaların da müvekkiline ait markalar ile benzer olduğu ve iltibas tehlikesi bulunduğunu, hükme esas alınan bilirkişi raporunda müvekkilinin markasının tanınmış olmadığı ve kötüniyetli tescil koşullarının oluşmadığına dair tespitlerinin de kabul edilemeyeceğini belirterek hükmün bozulmasını istemiştir.
2. Davalılar vekili temyiz dilekçesinde özetle; 556 sayılı KHK’nın 7 nci ve 8 inci maddelerinde düzenlenen red sebeplerinin koşullarının oluşmadığını, davacının markasının tanınmış marka olmadığını, müvekkillerinin kötü niyetli olmadıklarını, tarafların hizmet sundukları bölgelerin farklı olduğunu, müvekkillerinin Şanlıurfa’da faaliyet gösterdiklerini, müvekkilinin tescilinin daha önceki bir tarihe dayandığının bilirkişilerin dikkatinden kaçtığını belirterek hükmün bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, dava konusu markaların hükümsüzlüğü koşullarının oluşup oluşmadığı noktasında toplanmaktadır.
2. İlgili Hukuk
556 sayılı KHK’nın 7, 8, 35 ve 42 nci maddeleri.
3. Değerlendirme
Dosyadaki yazılara, Mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, taraf vekillerinin bütün temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
V. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Taraf vekillerinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderlerinin temyiz eden taraflara yükletilmesine,
Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine,
19.01.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.