Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2022/6108 E. 2022/8217 K. 23.11.2022 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/6108
KARAR NO : 2022/8217
KARAR TARİHİ : 23.11.2022

MAHKEMESİ : BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 13. HUKUK DAİRESİ

Taraflar arasında görülen davada İstanbul 17. Asliye Ticaret Mahkemesince (Denizcilik İhtisas Mahkemesi sıfatıyla) verilen 28.03.2018 tarih ve 2015/66 E- 2018/139 K. sayılı kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf isteminin esastan reddine dair İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi’nce verilen 02.07.2020 tarih ve 2020/335 E- 2020/715 K. sayılı kararın Yargıtay’ca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçeler, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin donatanı olduğu Yeditepe – I gemisinin 08/02/2013 tarihinde saat 19:00’da Bostancı – Kabataş seferini yapmak üzere Bostancı iskelesinden sefere çıktığını, geminin saat 19:26 sıralarında Kabataş iskelesine yaklaştığı esnada gemi kaptanı tarafından çevrede seyreden gemilerin kontrol edildiğini, ancak Amur gemisinin kusurlu şekilde Yeditepe I gemisinin sancak kıç omuzluğuna çattığını, çatma olayı nedeniyle müvekkiline ait gemide büyük hasar meydana geldiğini, ayrıca birçok sayıda yolcunun da yaralandığını, Amur gemisinin olayda Denizde Çatışmayı Önleme Tüzüğüne aykırı seyretmesi nedeniyle ağır kusurlu olduğunu, çatma hadisesi sonucu ortaya çıkan tüm zararlardan Amur gemisi donatanı ve işleteninin sorumlu olduğunu ileri sürerek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 1.243.811,51 TL tazminat alacağının dava tarihinden itibaren işleyecek en yüksek faizi ile birlikte davalı taraftan tahsiline, Amur gemisi üzerine kanuni rehin hakkı tanınmasına, ayrıca bu geminin talep edilen alacak üzerinden ihtiyaten haczine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı donatanı temsilen gemi kaptanı vekili, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
İlk derece mahkemesince tüm dosya kapsamına göre, davanın kısmen kabulü ile 542.442,72 TL’nin dava tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalılardan tahsil edilerek davacıya ödenmesine, kabul edilen alacak ve fer’ileri ile sınırlı olmak üzere 6102 sayılı TTK nun 1320/e maddesi gereğince 8721478 IMO nolu AMUR 2521 gemisi üzerine davacı lehine kanuni rehin hakkı tesis edilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiş, karara karşı davalı donatanı temsilen gemi kaptanı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.
Bölge Adliye Mahkemesince tüm dosya kapsamına göre, gerekçeli kararın 2 numaralı davalıya tebliği gerektiği gerekçesiyle dosyanın mahalline geri çevirilmesine karar verilmiştir.
Davacı vekili tarafından ilk derece mahkemesine, tek bir davalı bulunduğu ileri sürülerek hükmün tavzihi talebinde bulunulmuştur.
İlk derece mahkemesince, davalı gemi işleteni MD Shipping Co.’nun Ukrayna’da bulunan adresine istinabe yoluyla tebligat yapıldığı, donatan Emerson Shipping Ltd ile işleten MD Shipping Co’nun iki farklı adreste mukim tüzel kişilik olduğu, hüküm kısmında iki davalı hakkında da hüküm kurulduğu gerekçesi ile davacı vekilinin tavzih talebinin reddine, davacı tarafından 2 nolu davalı 8721478 IMO numaralı Amur 2521 gemisinin İşleteni MD Shipping Co’nun yurt dışı adresine gerekçeli kararın tebliğ işleminin yaptırılmasına karar verilmiş ve karara karşı davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.
Bölge Adliye Mahkemesince tüm dosya kapsamına göre, dava dilekçesinde, AMUR 2521 gemisi donatanı ve işleteninin ayrı ayrı iki şirket olarak gösterilmiş olduğu, mahkeme hükmünün de bu şekilde kurulduğu, karar verildikten sonra hüküm fıkrasında taraflara yüklenen borçlar ve tanınan hakların tavzih yoluyla değiştirilemeyeceği, ilk derece mahkemesinin 24/10/2019 tarih 2015/66 E., 2018/139 K. sayılı tavzih talebinin reddine dair ek kararının usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesiyle bu ek karara karşı davacı vekilinin istinaf talebinin esastan reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun HMK’nın 353/b-1 maddesi uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz isteminin reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK’nın 370/1. maddesi uyarınca ONANMASINA, HMK’nın 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı bakiye 26,30 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davacıdan alınmasına, 23/11/2022 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.