Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2022/6185 E. 2023/5954 K. 18.10.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/6185
KARAR NO : 2023/5954
KARAR TARİHİ : 18.10.2023

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
HÜKÜM : Dava ret

Taraflar arasındaki alacak davasının bozma ilamına uyularak yapılan yargılaması sonucunda Mahkemece davanın reddine karar verilmiştir.

Mahkeme kararı, davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; eski unvanı Aytemiz Akaryakıt Dağıtım ve Pazarlama A.Ş. olan davacı şirket, davalılardan … ve … adına kayıtlı taşınmazda 25.06.2003 tarihinden başlamak üzere 15 yıl süre ile intifa hakkı kurulduğunu, bu kapsamda davalı şirket ile 16.06.2003 tarihinde bayilik ve işleticilik sözleşmesi yapıldığını, sözleşme kapsamında davalının Akpet Akaryakıt istasyonunu işletmeye başladığını, sözleşmenin fesih edildiği 18.09.2010 tarihine kadar faaliyetini sürdürdüğünü, davalılardan …’ın bayilik sözleşmesini müteselsil kefil sıfatı ile imzaladığını, Rekabet Kurulunun kararı kapsamında kira sözleşme süresinin 5 yıldan fazla olamayacağına ve bu tarih itibarı ile bu sözleşmelerin süresinin sona ereceğine karar verdiğini, öngörülen 15 yıllık süreyi açan kısım yönünden ifanın hukuken ve fiilen imkansız hale geldiğini, intifa hakkının 18.09.2010 tarihinde sona erdiğini, feshin müvekkili tarafından davalıya noter ihbarnamesi ile bildirildiğini, 20.07.2011 tarihli ihtarname ile kullanılamayacak döneme ilişkin süreye isabet eden 24.726,00 TL’nin Katma Değer Vergisi (KDV) ile birlikte ödemenin yapıldığı tarihten 18.09.2010 tarihine kadar güncellenmiş miktar olan 54.690,00 TL+KDV’nin faizi ile birlikte ödenmesi hususunda davalının ihtar edildiğini, müvekkilinin 15 yıl süre ile kazanç elde edeceğine inanarak bayilik sözleşmesi yaptığını, dolayısı ile sözleşmenin süresinden önce sona ermesi sebebi ile müvekkilinin kazançtan mahrum kaldığını belirterek bu miktarın temerrüt tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte davalılardan müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP
Davalılar vekili cevap dilekçesinde; Rekabet Kurulu kararının sözleşmenin yenilenmesine engel teşkil etmediğini, davalıların bayilik ve intifa sözleşmesinin sona erdirilmesine yönelik her hangi bir başvuru ve istemlerinin olmadığını, davacının sözleşmeyi haksız ve tek taraflı olarak sona erdirdiğinden kusurlu bulunduğu için ve sözleşmesel bir edimini yerine getirmiş olmasına göre davalılardan herhangi bir talepte bulunmasının mümkün olmadığını, davacı tarafından yapılan saha betonunun yasal intifa ve bayilik süresince kullanılarak ekonomik değerini yitirdiğini, anılan saha betonu nedeniyle davalıların mal varlığında bir artışın da bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.

III. MAHKEME KARARLARI, BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Mahkemece Verilen İlk Karar
Mahkemece 29.05.2014 tarih, 2011/874 E. ve 2014/159 K. sayılı kararı ile taraflar arasında 15 yıllık bayilik sözleşmesi ile intifa sözleşmesi bulunduğu, sözleşmelerin Rekabet Kurulu kararı uyarınca davacının ihtarı ile 18.09.2010 tarihinde sonlandırıldığı, davacının sözleşmenin 15 yıl süre ile ayakta kalacağı düşüncesiyle istasyon saha betonu için 48.131,40 TL’lik yatırım yaptığı, ancak sözleşmenin 15 yıl dolmadan önce sona ermesi nedeniyle davalıların davacı aleyhine sebepsiz zenginleştiği, böylece davacının kalan süreye yönelik fatura miktarını bayilik sözleşmesinin ve intifa hakkının süresinden önce sona ermesinden faydalananlardan talep edebileceği kalan süreye isabet eden miktarın 21.085,84+KDV olduğu, davacının sözleşmenin yapıldığı tarihten itibaren faydalandığı ve ticari faaliyette bulunduğu gözetildiğinde güncellenmiş değere yönelik talebinin hakkaniyete aykırı olacağından yerinde olmadığı, davalı …’nun sözleşmede imzası bulunmadığından sözleşme kapsamında yapılan bir ödemeden sorumluluğunun bulunmasının mümkün olmadığı gerekçesiyle, davalı … yönünden davanın reddine, diğer davalılar yönünden davanın kısmen kabulü ile 21.085,84 TL’nin %18 KDV’si ile birlikte sözleşmenin sona erdiği 18.09.2010 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalılar Özgür Petrol Ltd. Şti. ve …’ndan müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine karar verilmiş, davacı vekili ile davalılar Özgür Petrol Ltd. Şti. ve … vekilince temyiz edilmiştir.

B. Birinci Bozma Kararı
Dairemizin 17.02.2021 tarih, … sayılı kararıyla dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, taraflar arasında akaryakıt istasyonu saha betonu bedelinin davacı tarafından karşılandığı hususunda bir ihtilaf bulunmadığı, mahkemece, mahallinde yapılacak keşif ile davacı tarafından yaptırılan saha betonunun kalıcı yatırım niteliğinde kabul edilip edilmeyeceği, akdin feshinden sonra da davalıların aynı kalıcı yatırımı kullanarak ticaretine devam edip etmediği, bir başka deyişle anılan kalıcı yatırımın taşınmaza değer katıp katmadığı tespit edilerek, şayet bu yatırımın taşınmaza değer kattığının yani davalıların yapılan kalıcı yatırımı kullanarak ticaretine devam ettiğinin saptanması halinde bunun davacı tarafından talep edilebileceği gözetilerek bir karar verilmesi gerekirken kıstelyevm uygulaması sonucu yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmadığına işaret edilerek bozulmuştur.

C. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemenin yukarıda tarih, esas ve karar sayısı belirtilen kararı ilen bozma ilamına uyularak yapılan yargılamada davaya konu yerde tüm deliller göz önüne alınarak, davacının iddiası yönünden davacı tarafından yaptırılan saha betonunun kalıcı/sabit yatırım niteliğinde kabul edilip edilmeyeceği, akdin feshinden sonra da davalı tarafından aynı sabit yatırımlar kullanılarak bunlar üzerinden fayda sağlanıp sağlanmadığı, ticaretine devam edip etmediği yani sayılan yatırımların taşınmaza değer katıp katmadığının tespiti noktasında ve bir inşaat bilirkişisi ve bir Akaryakıt sektör bilirkişisi eşliğinde keşif yapıldığı, buna göre akaryakıt istasyonunun faal olduğu, ticaretine devam ettiği, bahse konu saha betonunun mevcutta olmadığı, sahanın zemin döşemesinin beton kilit parke taşı ile kaplı olduğunun tespit edildiği gerekçesiyle davanın reddine karar karar verilmiştir.

IV. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmaz üzerinde davalı şirketin ticaretine devam ettiği, sahanın zemin döşemesinin beton kilit parke taşı ile kaplı olmasının kullanılmadığı anlamına gelmediğini, ana zeminin sahaya düz zemin sağlama vasfını ortadan kaldırmadığını, bu nedenle sahaya değer katmaya devam ettiğini, bozma ilamına uygun olmayan kararın bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, bayilik ve intifa sözleşmesinin Rekabet Kurulu kararı uyarınca süresinden önce sona ermesi nedeniyle akaryakıt istasyonu saha betonu için yapılan yatırım bedelinin kullanılmayan kısmının tahsiline yönelik alacak istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 18,19 ve 20 nci maddeleri.

3. Değerlendirme
Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.

V. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davacı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,

Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine,

18.10.2023 tarihinde oy çokluğuyla karar verildi.

(Karşı Oy)
(Karşı Oy)

KARŞI OY

Dava, bayilik ve intifa sözleşmesinin Rekabet Kurulu kararı uyarınca süresinden önce sona ermesi sebebiyle sözleşmeye konu akaryakıt istasyonu saha betonu için yapılan yatırım bedelinin kullanılamayan kısmının tahsiline yöneliktir.

Taraflar arasında akaryakıt istasyonu saha betonunun davacı tarafça yaptırıldığı, masrafının davacı tarafından karşılandığı konusunda bir ihtilaf yoktur. Mahkemece sözleşmenin süresinden önce sona ermesi nedeniyle davalıların davacı aleyhine zenginleştiği ve kalan süreye isabet eden fatura miktarını davalılar Özgür Petrol Ltd. Şti. ve …’ndan müteselsilen talep edebileceği gerekçesiyle bu davalılar yönünden davanın kısmen kabulüne dair verilen hüküm Dairemizin 17.02.2021 tarihli bozma ilamında, mahallinde keşif yapılarak davacı tarafından yaptırılan saha betonunun kalıcı yatırım olup olmadığı, akdin feshinden sonra da davalıların aynı kalıcı yatırımı kullanarak ticaretine devam edip etmediği, yatırımın taşınmaza değer katıp katmadığı tespit edilerek bunların tespiti halinde bunun davacı tarafından talep edilebileceği gözetilerek karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle bozulmuştur.

Mahkemece bozma ilamına uyulduktan sonra mahallinde talimatla keşif yapılmış, keşif zaptında benzinliğin sahasında kilit parke bulunduğu, beton zeminin bulunmadığı gözlem olarak yazılmış, benzinliğin faal olduğu, ticaretine devam ettiği belirlenmiştir. İnşaat mühendisi ve akaryakıt sektör bilirkişisinden alınan raporda zeminin durumunu gösteren fotolar eklenmiş ve saha zemininin beton kilit parke ile kaplandığı, saha betonunun olmadığı belirtilmiştir. Mahkemece de bu tespit ve rapora dayalı olarak dava reddedilmiş ise de karar eksik inceleme sonucu verilmiştir.

Uyulan bozma ilamında da belirtildiği üzere, benzin istasyonu zemininin saha betonunun davacı tarafından yaptırıldığı ihtilafsızdır. Bozma ilamında bu beton sahanın halen davalılar tarafından kullanılıp kullanılmadığı, ticarete devam edip etmedikleri, yani bu beton sahadan yararlanıp yararlanmadıkları, beton sahanın taşınmaza değer katıp katmadığının araştırılması istenmiştir. Keşifde ve bilirkişi raporunda zeminin kilit parke döşenmiş olduğunun beton saha şeklinde zemin olmadığının tespit edilmesi hem uyulan bozma ilamındaki araştırma – inceleme eksikliğinin karşılamamakta, hem de davanın reddi veya kabulü sonucuna götüren bir tespit olmamaktadır. Burada amaç, davalılarda kalan benzin istasyonunda davacının yaptığı ve davalının yararlandığı bir inşaat masrafı varsa bunun faydalı masraf – zorunlu masraf kapsamında taşınmazdan erken ayrılan davacıya iadesinin mümkün olup olmadığının belirlenmesidir. Bu belirleme ise eksik olmuştur. Davacı vekili bilirkişi raporuna itirazında önemli itirazlarda bulunmuş, saha betonunun zeminde kalıp üzerine kilit parke döşenmiş olduğunu, saha betonu için zemin sıkıştırma, düzeltme, hafriyat, beton kaplama yapıldığını, bunların taşınıp götürülecek veya çöpe atılacak olmayıp, halen kullanılan akaryakıt istasyonuna değer kattığını en azından saha betonunun bu şekilde düz zemin sağlayarak üstüne kilit beton döşenmiş olduğunu ileri sürerek itiraz etmiştir. Bilirkişi heyetinden, zeminde var olduğu tespit edilen kilit parke döşemesinin beton saha üzerine döşenmiş olup olmadığı, kilit parke döşenmesi için yapılması gereken zemin işlemlerinin neler olduğu, zeminde hafriyat, sıkıştırma, düzleştirme işlemleri yapılması gerekli idiyse, beton saha üzerine kilit parkenin döşenmesi halinde davalıların, davacının beton saha döşemesi esnasında yaptığı bu masrafları yapmayarak zenginleşme sağlayıp sağlamadıklarının ek rapor halinde istenmesi ve sonucuna göre karar verilmesi gerekirdi. Sırf mahallinde kilit parke döşeli olduğunun, beton saha yer almadığının tespiti bozma ilamında aranan araştırmaya uygun değildir ve bu araştırmayla davanın reddi sonucuna varılamaz. Davacı vekili gerek bilirkişi raporuna itirazında, gerek istinaf gerek temyiz dilekçelerinde bu hususu belirtmiş olup, kararın belirttiğimiz gerekçelerle bozulması gerektiğini düşündüğümüzden, onama kararına katılmıyoruz.