Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2022/6370 E. 2023/5908 K. 17.10.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/6370
KARAR NO : 2023/5908
KARAR TARİHİ : 17.10.2023

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
HÜKÜM : Kısmen kabul

Taraflar arasındaki alacak davasının bozma ilamına uyularak yapılan yargılaması sonucunda Mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Mahkeme kararı, davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin davalı banka nezdinde vadesiz hesap açtırdığını, 06.04.1985 tarihine kadar cüzdanın işlem gördüğünü ve bu tarih itibari ile hesapta 7.492,00 TL bakiye kaldığını, bakiyenin fona devrilmediğinin davalı bankanın kendilerine göndermiş olduğu yazı ile öğrendiklerini, mevduat alacaklısının alacağının zamanaşımına uğraması ve böylece bankanın mevduata ilişkin borç ve sorumluluğunun kalkması için 10 yıllık zamanaşımı süresinin sessiz kalarak geçirilmiş ve dolmuş olmasının yeterli olmayıp zamanaşımından söz edebilmek için mevduatın zamanaşımına uğramasını engelleyen tebliğ ve ilan gibi şartlar ile zamanaşımına uğramış mevduatın bankanın mamalekinden çıkarılıp Fona intikal ettirildiğini gösteren idari işlemlerin gerçekleşmesi ve bu şartların yerine getirildiğinin banka tarafından ispat edilmesi gerektiğini, özel hükümlerle öngörülen ön şartların yerine getirildiğinin ispat edilememiş olması halinde, alacaklının elinde bulunan hesap cüzdanı ve benzeri belgelerin, bunların sıhhati hususunda herhangi bir tartışma yaşanmamış olması kaydıyla alacağın varlığını göstereceğini ve bu borçtan bankanın sorumlu olmaya devam edeceğinin kabul edildiğini ileri sürerek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 7.492,00 TL’nin devredildiği tarihten itibaren işleyecek faiziyle davalıdan tahsilini talep etmiştir.

II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; zamanaşımı def’inde bulunmuş, 5411 sayılı Bankalar Kanunu (5411 sayılı Kanun) uyarınca müvekkilinin belgeleri saklama yükümlülüğünün 10 yıllık süre ile sınırlı olduğunu, hesap cüzdanının tek başına davacının alacaklı olduğunu kanıtlamadığını, dava konusu miktarın maddi değerinin de bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.

III. MAHKEME KARARLARI, BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Mahkemece Verilen Karar
Mahkemece 30.12.2014 tarihli ve 2014/1127 E. 2016/684 K. sayılı kararıyla davanın reddine karar verilmiş, davacı vekilince temyiz edilmiştir.

B. Bozma Kararı
Dairemizin 06.12.2016 tarih 2016/1265 E. 2016/9383 K. sayılı kararıyla mahkemenin de kabulünde olduğu üzere davacı tarafından davalı banka şubesine yatırılan para halen davalı banka uhdesinde bulunduğundan ve davalı tarafından mevduatın davacıya ödendiği ispatlanamadığından, yanılgılı değerlendirme ile ispat yükü ters çevrilmek sureti ile yazılı şekilde hüküm tesisinin doğru olmadığı gerekçesi ile bozulmuştur.

C. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkeme’nin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile bankaların kendilerine yatırılan paraları mudilere istendiğinde veya belli bir vadede ayni veya misli olarak iade etmekle yükümlü olduğu, davacının da davalı bankada 06.05.1985 tarihinde hesabında bulunan 7.492,00 TL (Eski TL) bedelin tahsili için mahkemede dava açtığı, belli bir miktar paranın verildiği tarihteki alım gücü ile aynı miktar paranın aradan geçen zamana bağlı olarak iade günündeki alım gücünün farklı olduğu hususu dikkate alınarak dava konusu bedelin, uyarlama ve denkleştirici adalet kuralları ile ilgili içtihatı birleştirme kararlarının kapsamları ve TEFE-TÜFE endeksleri, altın-döviz kurlarındaki artışlara, memur ve işçi ücretlerindeki artışlar gözetilerek dava tarihine kadar ulaşacağı ortalama değerin bilirkişi raporu ile dava tarihi itibariyle 99,54 TL olarak belirlendiği gerekçesi ile davanın kısmen kabulü ile kısmen reddine, 99,54 TL alacağın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.

IV. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; Mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporu hatalı oduğunu, önceki bilirkişi raporları ile de çeliştiğini, eski Türk Lirasından güncel Türk Lirasına çevirme işleminin hatalı olduğunu, hükmedilen bedele son işlem tarihinden itibaren vadesiz mevduat faizi tahakkuk ettirilerek ödenmesi gerekirken mahkeme kararında alacağa yasal faiz uygulanmasına karar verilmesi hatalı olmakla tespit edilecek bedelin dava konusu miktarın dava tarihindeki değeri olduğu gözetilerek davanın kabulüne karar verilmesi gerektiğini belirterek kararın bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, bankacılık işleminden kaynaklanan alacak istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
1. 5411 sayılı Kanun’un 61 inci maddesi.

2. 818 sayılı Borçlar Kanun’un 306 ve 307 nci maddeleri.

3. Değerlendirme
Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.

V. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davacı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,

Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine,

17.10.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.