Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2022/6373 E. 2023/1455 K. 09.03.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/6373
KARAR NO : 2023/1455
KARAR TARİHİ : 09.03.2023

MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
HÜKÜM : Kesmen kabul-ret

Taraflar arasındaki asıl ve birleşen itirazın iptali davalarında yapılan yargılama sonunda, Mahkemece asıl davanın kısmen kabulüne, birleşen davanın kısmen kabulüne, birleşen diğer davanın ise reddine karar verilmiştir.

Kararın taraf vekillerince temyiz edilmesi üzerine, Dairece Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir.

Asıl davada davacı, birleşen davalarda davalı vekili tarafından Dairece verilen kararın düzeltilmesi istenilmiş olmakla; kesinlik, süre ve diğer usul eksiklikler yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, karar düzeltme dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
1. Asıl davada davacı vekili dava dilekçesinde, müvekkili şirketin ”Abant Su” markası altında doğal kaynak sularının şişelenip pazarlama ticareti ile uğraştığını 5 ve 10 litrelik şişeler için 48 mm ”Abant ” logolu su kapaklarını davalı şirketten satın aldığını, bu kapaklardan Mayıs-Temmuz 2009 tarihleri arasında teslim edilenlerin istenilen vasıflarda üretilmediği anlaşılınca kapakların ayıplı olduğuna dair ihtarname çektiklerini, Orta Doğu Teknik Üniversitesi’ nden rapor aldıklarını, ayrıca tespit yaptırdıklarını ve takibe geçtiklerini ileri sürerek davalının icra takibine yapılan itirazının iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

2.Birleşen davalarda davacı vekili dava dilekçesinde, davalıya sattığı kapaklar için kesilen 23 adet fatura bedelinin tahsil edilmesi için başlatılan takibe ve bakiye kalan 2 adet fatura için de başlatılan takibe haksız itiraz edildiğini belirterek itirazın iptali ile davalı aleyhine icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

II. CEVAP
1.Asıl davada davalı vekili; davanın zamanaşımına uğradığını, davacının ayıp ihbar yükümlülüğünü yerine getirmediğini, ayıplı mal iddiasının yerinde olmadığını, davacıya mal satışının 16.12.2008 tarihinde başladığını belirterek, davanın reddini istemiştir.

2.Birleşen davalarda davalı vekili; takibe konu bedeli istenen kapakların ayıplı olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.

III. MAHKEME KARARI
Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile asıl dava bakımından; alınan bilirkişi raporları ile dava konusu kapaklarda üretim hatası olduğunun tespit edildiği, davacının şişeleme, saklama koşullarına aykırılık yüzünden kusurlu davranışlarının bulunduğu davalı tarafça her türlü şüpheden uzak yeterli ve inandırıcı bir delil ile ispat edilmediği davalı tarafından, saklama koşulları ile ilgili 26.09.2009 tarihli tutanak tek taraflı olarak düzenlenmiş olup, davacı şirketin imzasının bulunmadığından delil olarak değerlendirilmesi mümkün olmadığı, dava konusu kapakların ayıplı üretildiği, mevcut ayıpların gizli ayıp niteliğinde bulunduğu ve Mayıs-Temmuz 2009 tarihleri arasındaki 5 ve 10 litrelik su şişelerine ait iade faturalarının esas alınarak yapılan hesaplamaya göre davanın kısmen kabulüne karar verilmesi ve dava konusu alacak likit alacak (borçlusu tarafından bilinebilir) niteliğinde olmadığından yargılamayı gerektirdiğinden davacı yararına icra inkar tazminatının reddi gerektiği, birleşen Ankara 7. Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 2014/652 E. sayılı dosyasında; davacının ayıplı olduğu ispatlanamayan 23 adet fatura bedelini yaptığı kısmi tahsilat sonrası tahsilini istemekte haklı olduğu diğer birleşen Ankara 4. Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 2010/10 E. sayılı dosyasında; takibe konu 2 adet faturaya konu kapakların ayıplı olduğundan bedellerinin talep edilemeyeceği gerekçesiyle asıl ve birleşen davanın kısmen kabulüne diğer birleşen davanın reddine karar verilmiştir.

IV. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuran
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Yargıtay Kararı
Dairenin 31.05.2022 tarih, 2020/7534 E. ve 2022/4266 K. sayılı kararıyla, Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir.

V. KARAR DÜZELTME
A. Karar Düzeltme Yoluna Başvuran
Dairenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde asıl davada davacı, birleşen davalarda davalı vekili karar düzeltme isteminde bulunmuştur.

B. Karar Düzeltme Sebepleri
Asıl davada davacı-birleşen davalarda davalı vekili karar düzeltme dilekçesinde özetle, davalının kapakların uygunsuz koşullarında saklandığına dair iddiasını ispatlayamadığını, üretim hatası olduğunun tüm bilirkişi raporlarında tespit edildiğini, kararın onanması gerekirken bozma kararının dosya içeriğine ve hukuka aykırı olduğunu,muhalefet şerhi dikkate alınarak kararın düzeltilmesi gerektiğini, bilirkişi raporlarında çelişki bulunmadığını, ayıbın bulunduğunun tespit edildiğini, bozma ilamındaki gibi raporlarda çelişki bulunuyor ise çelişkinin giderilmesi yönünde bozma yapılması gerektiğini, zarar değerlendirmesinin müvekkilin bayileri tarafından düzenlenen ve ticari defterlerde kayıtlı olan faturalardan yapılması gerektiğini, temyiz dilekçesinde belirtilen hususların değerlendirilerek kararın düzeltilmesini ve kararın bozulmasına karar verilmesini istemiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, asıl davada-davalı tarafından üretilen ve davacıya satılan su şişe kapaklarının ayıplı olmasından kaynaklı ayıplı kapak bedellerinin ödenmemesi nedeniyle girişilen icra takibine yönelik itirazın iptali istemine, birleşen davalarda davacının davalıya sattığı kapak bedellerinin tahsili amaçlı başlatılan icra takibine yönelik itirazın iptali istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun (1086 sayılı Kanun) 440 ıncı ve 442 nci maddeleri.

3. Değerlendirme
Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, asıl davada davacı-birleşen davalarda davalı vekilinin 1086 sayılı Kanun’un 440 ıncı maddesinde sayılan hallerden hiçbirini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteminin reddi gerekir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Asıl davada davacı-birleşen davalarda davalı vekilinin karar düzeltme isteminin 1086 sayılı Kanun’un 442 nci maddesi gereğince REDDİNE,

Aşağıda yazılı bakiye 1.125,30 TL karar düzeltme ret harcının ve 3506 sayılı Yasa ile değiştirilen 1086 sayılı Kanun’un 442 nci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca takdiren 4.743,00 TL para cezasının karar düzeltme isteyenden alınarak Hazine’ye gelir kaydedilmesine,

09.03.2023 tarihinde oy çokluğuyla karar verildi.

(Karşı Oy)

K A R Ş I O Y

Dairenin 31.05.2022 gün ve 2020/7534 E., 2022/4266 K. sayılı bozma ilamındaki karşı oy gerekçesi doğrultusunda asıl davada davacı, birleşen davada davalı vekilinin karar düzeltme isteminin kabulü ile bozma ilamının kaldırılarak yerel mahkeme kararının onanmasına karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar düzeltme isteminin reddine ilişkin çoğunluk görüşüne karşıyım.