YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/6387
KARAR NO : 2022/9060
KARAR TARİHİ : 14.12.2022
MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasındaki dava sonucu mahkemece verilen 27.11.2014 gün ve 2014/739 E. – 2014/687 K. sayılı hükmün Dairemizce 13.11.2018 gün ve 2016/12860 E. – 2018/6980 K. sayılı ilamla bozulması üzerine yukarıda tarih ve sayısı belirtilen direnme kararı asıl davada davacı – birleşen davada davalı vekili tarafından temyiz edilmekle, HGK’nın 2019/11-717 Esas 2022/848 Karar sayı ve 07.06.2022 tarihli kararı ile direnme kararı yerinde görülerek asıl davada davacı – birleşen davada davalı tarafın işin esasına yönelik temyiz itirazları incelenmek üzere dosya Dairemize gönderilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçeler, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup,incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili asıl davada; taraflar arasında teknik şartnameye uygun olarak Çin limanlarına bor ürünü taşıma işine ilişkin 28.12.2011 tarihli sözleşme akdedildiğini, müvekkilinin ediminin 94.951 ton ve bu tonaj uyarınca 4748 konteyner taşıması olarak belirlendiğini, 4748 konteyner ile yaklaşık 106.000 ton bor ürününün sözleşmede belirtilen Çin limanlarına taşındığını, davalının işe başlamadan önce vermesi gereken termin planını vermediğini, müvekkile teslim edilecek bor ürününün defalarca geciktirildiğini, termin planının verilmemesi ve ertelemelerin müvekkili şirketin taşıma planı yapmasını engellediğini ve mevsim normalleri üzerinde gerçekleşen kötü hava koşulları nedeniyle sıkıntılar yaşandığını, bu olumsuzluklara rağmen 94.951 ton taşıma işinin 106.000 ton olarak gerçekleştirildiğini, müvekkilinin işi tamamlamasını takiben davalı tarafça sözleşmenin 11.1. maddesine dayanılarak %20 iş artışı talebinde bulunulduğunu ve müvekkiline doksan günlük ek süre verildiğini, buna karşılık müvekkilinin 03.05.2012 ve 09.05.2012 tarihli ihtarnameler ile bu talebin haksızlığını davalıya bildirdiğini, davalının iş talebinin karşılanmadığı iddiası ile taraflar arasındaki sözleşmeyi fesih ederek sözleşme gereği verilen kesin teminat mektubunu 20.07.2012 tarihinde nakde çevirdiğini, müvekkilince yapılan %11,64’lük fazla taşımaya rağmen davalının sözleşmenin 11.1. maddesine dayanak %20 iş artış talep etmesinin sözleşme ve teknik şartnameye aykırı olduğunu, davalının kendi edimini yerine getirmeden iş artışı talebinde bulunmasının 818 sayılı Borçlar Kanunu’nun 81. maddesine ve Türk Medeni Kanunu’nun 2. maddesine aykırı olduğunu, davalının sözleşme ve teknik şartname hükümlerine aykırı olarak müvekkili tarafından verilen banka teminat mektubunun nakde çevrilmesi sonucu müvekkilini zarara uğrattığını, sözleşmenin ifa edilmesinde kusurlu olan tarafın cezai şart talep etmesinin mümkün olmadığını ileri sürerek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 11.049 ton fazla taşıma nedeniyle şimdilik 10.000.- TL’nin ve teminat mektubunun haksız olarak nakde çevrilmesi ile doğan şimdilik 102.232,92 USD’nin faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep etmiş, yargılama sırasında fazla taşımadan kaynaklanan 10.000.- TL’lik talebini 251.364,75 TL’ye çıkarmıştır. Birleşen davaya yönelik olarak ise; taraflar arasındaki sözleşmenin tonaj üzerinden yapıldığını, müvekkilinin 94.951 ton taşıması gerekirken 4748 konteyner ile yaklaşık 106.000 ton taşıma yaptığını, davacının buna rağmen iş artışı talep etmesinin haksız olduğunu, davacının sözleşmeyi haksız feshettiği için zarara uğradığı iddiasının dinlenemeyeceğini ileri sürerek davanın reddini savunmuştur.
Davalı vekili asıl davada; taraflar arasındaki sözleşmenin tonaj üzerinden değil konteyner üzerinden yapıldığını, davacının sözleşme gereğince 4748 konteynerle taşıma işini üstlendiğini, ödemelerin de konteyner sayısına göre yapıldığını, sözleşme gereğince müvekkilinin toplam işin %20’sine kadar iş artışı yapma hakkının olduğunu, bu kapsamda 4748 konteyner taşımasının %20’si olan 950 konteyner taşımasına ilişkin iş artışı yapıldığını, davacının bu iş artışını verilen süreye ve yapılan uyarılara rağmen kabul etmediğini, bu nedenle sözleşmenin müvekkili tarafından haklı olarak feshedildiğini, dolayısıyla davacı tarafından verilen kesin teminat mektubunun cezai şart olarak nakde çevrilmesinin hukuka uygun olduğunu ileri sürerek davanın reddini savunmuştur. Birleşen davada ise; taraflar arasındaki sözleşme gereğince taşıma işini üstlenen davalı şirketin müvekkili tarafından yapılan iş artışını verilen süreye ve yapılan uyarılara rağmen kabul etmemesi üzerine anılan sözleşmenin müvekkili tarafından haklı olarak feshedildiğini, sözleşmenin feshine ilişkin sözleşmenin 19.1. maddesine göre yüklenicinin doğmuş borçları ile sözleşmenin feshinden doğan her türlü menfi ve müspet zararın gelir kaydedilen teminat tutarları düşülmeksizin faizi ile birlikte yükleniciden tahsil edileceğinin açıkça düzenlendiğini, davalıdan talep edilen iş artışının olumsuz karşılanması üzerine bu taşımanın fiyat teklifi toplama yöntemleri ile dava dışı şirketlere yaptırıldığını, bu nedenle müvekkilinin aynı iş için 161.471,32 USD fazla ödeme yapmak zorunda kaldığını ileri sürerek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 161.471,32 USD’nin faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece, bozma ilamına direnilerek ve tüm dosya kapsamına göre yapılan yargılama sonucunda; taraflar arasında akdedilen sözleşme hükümleri gereğince davalı birleşen davanın davacısı Eti Maden İşletmeleri Genel Müdürlüğünün ihtiyacı olan ve teknik şartnamede özellikleri belirtilen 114.338 ton bor kimyasallarının belirlenen 14 adet Çin limanına konteynerlerle nakliyesi hizmet alımı işinden toplam 4 limana 4.748 konteynerle nakliye hizmet alımı işinin davacı birleşen davada davalı … Ltd. Şti.’nce yapılmasının kararlaştırıldığı, 14 liman için davacı tarafından konteyner başına teklif edilen birim fiyatın çarpımı sonucu 1.703.882 USD olduğu, işe ait teknik şartnamenin ekleri olan cetvellerde de her bir taşıma için ücretin 20’lik konteyner birim alınarak konteyner adedi ve konteyner başına birim fiyat USD bazında ayrı ayrı gösterildiği, kaldı ki davacı taşımanın devam ettiği süreçte düzenlediği tüm faturalarda konteyner adedini esas alıp yukarıda anılan cetvellerde kararlaştırılan birim fiyatla konteyner sayısı çarpılmak suretiyle hizmet bedelini belirlediği ve düzenlenen fatura bedellerinin de Eti Maden İşletmeleri Genel Müdürlüğünden tahsil etmekle anlaşmanın konteyner başına birim fiyat USD bazında olduğu, … tarafından sözleşmenin 11. maddesinde öngörüldüğü şekilde sözleşme koşullarında %20 iş artış talep hakkının kullanılması isteminin davacı … Ltd. Şti. tarafından yerine getirilmediği, sözleşme kapsamında belirlenen ve konteyner adedi üzerinden taşınması kararlaştırılan ve konteyner adedi dikkate alınarak teklif edilen fiyat üzerinden yapılan 4.748 adet taşımada taşıma bedeli ödenmekle fazla ürün taşıması yapıldığına ilişkin delil de bulunmadığından bu talebin yerinde olmadığı ve bu nedenle idare tarafından sözleşmenin feshi ve teminatın cezai şart olarak nakde çevrilerek gelir kaydedilmesinin yerinde olduğu, birleşen davada da belgelendirilen fazla ödeme tutarının talep edileceği ve bu gerekçelerle asıl davanın reddine, birleşen davanın kabulüne dair verilen 27/11/2014 tarihli mahkememiz kararının yerinde olduğu gerekçesi ile, asıl davanın reddine, birleşen davanın ise kabulü ile 161.471,32 USD’nin dava tarihinden itibaren 3095 sayılı Yasa’nın 4/a maddesine göre işletilecek faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine karar verilmiştir.
Karara karşı, asıl davada davacı – birleşen davada davalı vekili tarafından temyiz kanun yoluna başvurulmuştur.
Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, asıl davada davacı – birleşen davada davalı vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, asıl davada davacı – birleşen davada davalı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 19.051,52 TL temyiz ilam harcının temyiz eden asıl davada davacı-birleşen davada davalıdan alınmasına, 14/12/2022 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.