YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/6427
KARAR NO : 2023/5942
KARAR TARİHİ : 18.10.2023
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
HÜKÜM : Kısmen kabul
Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen ve istinaf incelemesinden geçen menfi tespit davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararı davalı … vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin, emlakçı olan davalılar aracılığı ile dükkan vasfında bir taşınmazın satın alınması konusunda anlaştığını, tapuda taşınmazın devri sırasında banka ödemesinin sistemsel bir sorun nedeniyle gecikmesi üzerine davacıdan senet alındığını, senedin ödeme yapılmasının teminatı (güvence) olarak alındığını, aynı gün banka havalesi yoluyla ödemenin sağlanması üzerine senedin yırtıldığını, taraflar arasında başka bir ilişki bulunmadığını, ancak 18 ay sonra davacı aleyhine kambiyo senedine dayalı icra takibi başlattıklarını, senedin sahte olduğunu, imzanın davacıya ait olmadığını, takibe konu senedin malen kaydını taşıdığını ve ancak davalıların davacıya bir mal vermediklerini ileri sürerek anılan takibe konu bonodan dolayı borçlu olmadığının tespiti ile kötü niyet tazminatına karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalılar vekili cevap dilekçesinde; senedin sahte olmadığını, imzaların davacıya ait olduğunu, taraflar arasında bir anlaşma bulunmadığını, banka dekontlarında görülen ödemenin davacı tarafından yapılmadığı gibi banka havalesi ile ödemelerin senet tarihinden önce olması ve senede ait ödeme olduğuna dair açıklama bulunmaması nedeniyle senet bedelinin ödendiğinin kabul edilemeyeceğini, ödeme ve senedin anlaşmaya aykırı doldurulduğu iddialarının yazılı delil ile ispatlanacağını, hazırlık aşamasında davalıların taşınmazın satımı sırasında davacı tarafa elden borç para verildiği iddiasının mahkemede yapılmadığından talil sayılmayacağını savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 14.03.2018 tarihli ve 2016/719 E., 2018/147 K. sayılı kararıyla; davacı vekilinin senet altındaki imzanın davacıya ait olmadığını, ayrıca ihdas nedeni malen olan takip konusu bonoyla ilgili olarak mal teslim edilmediğini, senedin bedelsiz olduğu iddiasıyla borçlu olmadığının tespitini talep ettiği, senet altındaki imzanın davacıya ait olduğunun tespit edildiği, davacı tarafından 2 adet senedin imzalandığı, birinin Kuşadası Cumhuriyet Başsavcılığının 2016/9945 soruşturma sayılı dosyasında mevcut yırtılmış senet olduğu, malen kaydı olan diğer senedin ise icra takibine konu edildiği, yırtık senedin tarafların ve tanık …’ın beyanından taşınmaz alımı için düzenlenmiş olduğu ve taşınmaz bedelinin davacı tanığı olan … tarafından banka havalesi yolu ile ödendiği, ancak davalıların takibe ve davaya konu senetle ilgili soruşturma dosyasında 07.02.2017 tarihli ifadelerinde senet düzenleme sebebiyle ilgili olarak borç para verildiğini beyan ettikleri, davalı tarafın malen kaydı bulunan ikinci senedin düzenlenme sebebini talil ettiği, bu durumda ispat yükünün davalı tarafa geçtiği, borcun kesin delil ile ispatlanması gerektiği, davalı tarafa borca dayanak belgeleri sunması konusunda süre verildiği, verilen sürede sunulmadığı, açıkça yemin deliline de dayanılmadığı ve davacıdan alacaklı olduğunun ispat edilmediği gerekçesiyle davanın kabulüne, takibe konu bonodan dolayı davacının borçlu olmadığının tespiti ile kötü niyet tazminatına hükmedilmesine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar vekilince istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin 14.02.2019 tarihli ve 2018/1444 E., 2019/332 K. sayılı kararıyla; davalıların senet ile ilgili olarak başlatılan hazırlık soruşturmasında borç verilen para karşılığı bononun verildiğini savunduğu, bu şekilde bononun ihdas nedeninin talil edildiği, ispat yükünün davalı tarafa geçtiği, davalıların borç verdikleri yönündeki iddialarını ispat edemedikleri, yemin deliline de dayanmadıkları, davanın kabulüne dair verilen ilk derece mahkemesi kararının usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesiyle davalılar vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1. Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
2. Dairemizin 18.02.2021 tarih, 2020/4906 E. ve 2021/1399 K. sayılı kararıyla davalılar vekilinin bozma kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi ile 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu’nun (2004 sayılı Kanun) 72 nci maddesinin beşinci fıkrası hükmü uyarınca davacı takip borçlusu lehine tazminata hükmolunabilmesinin, menfi tespit davasına konu takibin haksız ve kötü niyetli olarak başlatılmasına bağlı olduğu, somut uyuşmazlıkta takibin haksız olduğu anlaşılmış ise de kötü niyetle başlatıldığının ispat edilemediği, ilk derece mahkemesince bu husus gözetilmeden davacı yararına kötü niyetli takip tazminatına hükmolunmasının doğru olmadığı gerekçesiyle Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.
B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile bozma kapsamı gereğince kötüniyet tazminatı açısından değerlendirme yapıldığı, takibin haksız olduğu ancak kötü niyetle başlatıldığının ispat edilemediği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne icra dosyasına konu 276.500,00 TL bedelli bonodan dolayı davacının borçlu olmadığının tespitine, davacının kötü niyet tazminatı talebinin reddine karar verilmiştir.
VI. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı … vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı … vekili temyiz dilekçesinde özetle; takibe konu senetteki imzanın davacı tarafa ait olduğunu, senet bedelinin müvekkiline ödenmediğini, davacının ödeme iddiasını ispatlaması gerektiğini, davanın niteliği ve dava değeri gözönüne alındığında mahkemece tanık dinlenmesinin hukuka aykırı olduğunu, senedin düzenlenme sebebinin talil edilmediğini belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, icra takibine konu bonodan dolayı borçlu olmadığının tespiti istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
2.2004 sayılı Kanun’un 72 nci maddesi.
3. Değerlendirme
1. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen İlk Derece Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VII. KARAR
Açıklanan sebeple;
Davalı … vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
18.10.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.