YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/6432
KARAR NO : 2023/5872
KARAR TARİHİ : 16.10.2023
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi
HÜKÜM : Sulh sözleşmesinin tasdikine
Taraflar arasındaki istirdat davasının bozma ilamına uyularak yapılan yargılaması sonucunda Mahkemece sulh sözleşmesinin tasdikine karar verilmiştir.
Mahkeme kararı, davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davalının taraflar arasındaki 01.06.2009 tarihli sözleşme doğrultusunda dizi çekimlerinin durdurulmasına karar verildiği halde aldığı avansı iade etmediğini ileri sürerek, müvekkilince ödenen toplam 516.250,00 TL’nin 15.10.2009 tarihinden itibaren işleyecek temerrüt faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; yapımı kararlaştırılan televizyon filminin ilk bölüm çekimlerinin tamamlanmasına rağmen dizinin yayınlanacağı televizyon kanalı ile yapımcı arasında çıkan anlaşmazlık nedeniyle gösterimin gerçekleştirilemediğini, davacı şirketin avans olarak müvekkiline yapmış olduğu ödemenin istirdat edilemeyeceğini belirterek davanın reddini savunmuştur.
III. MAHKEME KARARLARI, BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Mahkemece Verilen İlk Karar
Mahkemece 18.02.2014 tarih, 2012/156 E., 2014/18 K. sayılı kararı ile davanın kısmen kabulüne dair karar, davalı vekilince temyiz edilmiştir.
B. Birinci Bozma Kararı
Dairemizin 28.05.2015 tarih, 2014/10168 E., 2015/7222 K. sayılı kararıyla onama kararı verilmesinden sonra davalı vekilinin karar düzeltme isteminde bulunması üzerine bu kez Dairemizin 19.01.2017 gün ve 2015/13085 E., 2017/363 K. sayılı ilamı ile; tanıkların celbi ile davalı savunmasında bildirilen maddi vakıalar konusunda dinlenerek davalının temerrüdünün gerçekleşip gerçekleşmediği, davanın erken açılıp açılmadığı hususunun açıklığa kavuşturulması ve sonucuna göre karar verilmek üzere yerel mahkeme kararının bozulmasına karar verilmesi gerekirken yanılgılı değerlendirme ile bu yöne ilişkin davalının temyiz isteminin reddi ile kararın onanmasının doğru olmadığı kanaati ile davalı vekilinin karar düzeltme isteminin kabulüne ve onama kararının kaldırılması sureti ile yerel mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir.
C. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemenin 24.04.2017 tarih, 2017/61 E., 2017/91 K. sayılı kararı ile; davacı tarafın sunmuş olduğu sulh protokolü gereğince duruşma açılmaksızın dosya üzerinden sulhun tasdikine karar verilmiş, hüküm davalı vekilince temyiz edilmiştir.
D. İkinci Bozma Kararı
Dairemizin 07.02.2019 tarih, 2017/3202 E., 2019/956 K. sayılı kararıyla; bozma kararı sonrasında mahkemece davacı tarafın sunmuş olduğu sulh protokolü üzerine 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 154 üncü maddesinin (ç) bendi gereğince duruşma açılarak davanın taraflarının beyanları ve imzaları alınmak suretiyle karar verilmesi gerekirken, mahkemece yazılı şekilde dosya üzerinden karar verilmiş olmasının aykırılığına işaret edilerek hüküm bozulmuştur.
E. Mahkemece İkinci Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemece yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararında; bozma ilamı doğrultusunda duruşma açılarak davanın taraflarının beyanları ve imzaları alındıktan sonra dosyanın tevdi edildiği Grafoloji Uzmanı Bilirkişisi tarafından tanzim edilen 03.11.2021 tarihli bilirkişi raporunda; … adına atılmış borçlu imzalarının adı geçene ait olduğu, … tarafından atıldığı görülen imzanın ise ona ait olmadığına dair tespitte bulunulduğu, dolayısıyla imzanın davalılardan …’ün eli ürünü olduğuna dair belirleme doğrultusunda protokolün geçerliliği için asilin imzasının bağlayıcı olduğu bu nedenle taraflar arasında akdedilen sulh sözleşmesinin tarafları bağladığı, bozma ilamı ile sınırlı olmak üzere mahkemece yapılan araştırmalar sonucunda taraflar arasında imzalanan 10.04.2017 tarihli sulh sözleşmesinin tasdiki bakımından yasal şartların oluştuğundan bahisle sulh sözleşmesinin tasdikine karar verilmiştir.
IV. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; sulh sözleşmesinde yer alan vekil kısmındaki imzanın kendisine ait olmadığının bilirkişi raporu ile tespit edildiğini, bu itibarla protokolün geçersiz olduğunun sübut bulduğunu, davacı tarafça müvekkilinin ödeme yaptığı ve protokolün geçerli olduğu savunulmuş ise de yapılan ödemenin icra takibi neticesinde haciz tehdidi altında ve ihtirazi kayıtla yapıldığının açık olduğunu, protokolün altına avukatların imzalarının açılmış olması ilgili protokolde hukukçaya danışıldığını gösterdiğini, avukatın imzasının sahte olmasının ise müvekkilinin bu hakkından yoksun kalındığına delil teşkil ettiğini belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, taraflar arasında düzenlenen 01.06.2009 tarihli yapım sözleşmesinin davacı tarafından feshedilmesi nedeniyle ödenen avansın istirdatı istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Kanun’un 313, 314, 315, 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 370 inci maddeleri.
3. Değerlendirme
Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
V. KARAR
Açıklanan sebeple;
Davalı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine,
16.10.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.