Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2022/6454 E. 2023/5913 K. 17.10.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/6454
KARAR NO : 2023/5913
KARAR TARİHİ : 17.10.2023

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
HÜKÜM : Davanın reddi

Taraflar arasındaki tazminat davasının bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda Mahkemece davanın reddine karar verilmiştir.

Mahkeme kararı, davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacılar vekili dava dilekçesinde; davacı …’nın hamilelik sürecinin takip edilmesi için Trabzon Kadın Doğum ve Çocuk Hastalıkları Hastanesine başvurduğunu ve o zaman aynı hastanaye bağlı olarak çalışan ve davalı tarafından sigortalanan Dr. …’in davacının hamilelik süresindeki takiplerini yaptığını, doktorun herşeyin çok iyi gittiğini her kontrolde dile getirdiğini ve davacıları sağlıklı bir bebeğin doğacağına inandırdığını, davacı …’nın 27.05.2012 tarihinde doğum yaptığını ve bebeğin down sendromlu olarak dünyaya geldiğini, doktor tarafından müvekkiline gerekli bilgilendirmelerin yapılmadığını, doktorun hastasını aydınlatma yükümlülüğünü ve özen yükümlülüğünü ihlal ettiğini ileri sürerek doktorun sigorta poliçesi kapsamında fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 1.000,00 TL maddi ve her bir davacı için 75.000,00’er TL toplam 225.000,00 TL manevi tazminatın fiilin gerçekleştiği tarihten itibaren işleyecek yasal faiz ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davaya konu olayın mülga 6762 sayılı Türk Ticaret Kanunu (6762 sayılı Kanun) ve mülga 818 sayılı Borçlar Kanunu (818 sayılı Kanun) zamanında gerçekleştiğini ve bu kanunlara göre iki ve beş yıllık zamanaşımı sürelerinin geçtiğini, kusura ilişkin rapor alınması gerektiğini, olayın Sağlık Bakanlığına bağlı hastahanede gerçekleşmesi nedeniyle davanın İdari Yargı’da açılması gerektiğini, husumetin müvekkiline yöneltilemeyeceğini, hasta kayıtlarının incelenerek kusurun olup olmadığının belirlenmesi ve ona göre karar verilmesi gerektiğini ileri sürerek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

III. MAHKEME KARARLARI, BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Mahkemece Verilen Karar
Mahkemece 09.09.2016 tarih, 2016/975 E. ve 2016/1833 K. sayılı kararı ile maddi ve manevi tazminat taleplerinin sağlık sigortası (can sigortası) kapsamında olduğu, 6102 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6102 sayılı Kanun) 15 inci maddesinin ikinci fıkrasının açıkça can sigortalarında sigorta ettirenin sigortalıların veya lehtarın leh ve aleyhine açılacak davalarda onların yerleşim yerinin kesin yetkili olduğu gerekçesiyle yetkili olmadığından davanın reddine karar verilmiş, davacılar vekilince temyiz edilmiştir.

B. Bozma Kararı
Dairemizin 06.06.2018 tarih, … sayılı kararıyla; “…Dava, dava dışı doktorun mesleki sorumluluk sigortacısı aleyhine açılan tazminat davasıdır. Mahkemece sigorta türünün can sigortası olduğu gerekçesiyle re’sen yetkisizlik kararı verilmiştir. Ancak, dava dışı doktor tarafından yaptırılan sigorta “zorunlu mesleki sorumluluk sigortası” olarak yapılmış olup, bunun “can sigortası” olmadığı ve TTK’nın 6. kitabının 2.kısmının 1.bölümünde 1483. maddesinde düzenlenmiş olan zorunlu sorumluluk sigortası olduğu anlaşılmaktadır. Yine 6100 sayılı HMK’nın 116/1-a maddesinde kesin yetki kuralının bulunmadığı hallerde yetki itirazının ilk itirazlardan olduğu, Yasa’nın 117/1 maddesinde ilk itirazların hepsinin cevap dilekçesinde ileri sürülmesinin zorunlu bulunduğu düzenlenmiştir. Somut uyuşmazlıkta, dava dilekçesi davalı yana tebliğ edilmeden mahkemece yazılı gerekçe ile re’sen yetkisizlik kararı verilmesi yukarıda açıklanan yasa hükümlerine aykırılık teşkil ettiğinden kararın bozulması gerekmiştir.” gereğine işaret edilerek bozulmuştur.

C. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı tarafça dava konusu tazminat iddiasının zamanaşımına uğramış olduğu iddia edilmiş ise de, olayın meydana geldiği tarihte yürürlükte olan 818 sayılı Borçlar Kanunu’nun 41 inci maddesinde düzenlenen haksız fiile ilişkin uzamış zamanaşımının da göz önünde bulundurulması gerektiği, davalının zamanaşımı define itibar edilmediği, tüm dosya kapsamında yapılan değerlendirme sonucunda ve alınan bilirkişi raporu doğrultusunda davacı annenin dava dışı sigortalı doktor …’e 07.05.2012 tarihinde Trabzon Kanuni Eğitim ve Araştırma Hastanesinde bir kez muayene olduğunu, bu tarihin doğum tarihi olan 26.05.2012 tarihinden 19 gün önce olduğu ve yaklaşık olarak gebeliğin 37 inci haftasına tekabül ettiği, daha öncesinde dava dışı sigortalı doktora muayene olunmadığı, down sendromunun teşhisine ilişkin testlerin gebeliğin erken dönemlerinde 15 ila 22 inci haftalarında yapıldığı, bu nedenle dava dışı sigortalının Tıp Hukukundan kaynaklı yükümlülüklerini yerine getirdiği ve davacı çocuğun down sendromlu doğmasında herhangi bir yükümlülük ihlalinin ve kusurunun olmadığının anlaşıldığı gerekçesiyle davacıların manevi tazminat talepli davalarının ve maddi tazminat talepli davasının reddine karar verilmiştir.

IV. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; ilgili doktor tarafından yükümlülüklerin yerine getirilmediğini, davalı … tarafından sigortalı hekim tarafından sadece 2 defa muayene yapıldığının belirtildiğini, buna rağmen Mahkemece yalnızca bir defa muayene edildiği belirtilerek davanın reddine karar verildiğini, hastanın bütün tedavilerinin sigortalı hekim tarafından yapıldığını, Mahkemece bu yönden eksik araştırma yapıldığını, kaldı ki hekimin sadece bir defa muayene etmesi halinde dahi gördüğü ya da mesleki becerisi gereği görmesi gerekli bir hususu hastasına söylemesi gerektiğini, aydınlatma yükümlülüğünün ihlal edildiğini, bu nedenle hastanın kişisel değerlerinde eksilme meydana geldiğini ve hakkın kullanımının engellendiğini savunarak kararın kaldırılmasını istemiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, davalı tarafından sigortalanan dava dışı doktorun Kanundan doğan yükümlülüklerini ihlal ettiği davacıların çocuklarının down sendromlu olarak dünyaya getirildiği iddiasına dayalı tazminat istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
818 sayılı Borçlar Kanunu’nun 41 inci maddesi.

3. Değerlendirme
Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacılar vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.

V. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davacılar vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,

Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine,

17.10.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.