YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/6510
KARAR NO : 2023/99
KARAR TARİHİ : 10.01.2023
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki alacak davasının bozma ilamına uyularak yapılan yargılaması sonucunda Mahkemece davanın kısmen kabul, kısmen reddine karar verilmiştir.
Mahkeme kararı, Yargıtayca duruşma istemli olarak davalılar vekili ve katılma yoluyla davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildi. Duruşma için belirlenen 10.01.2023 günü tebligata rağmen gelen olmadığı yoklama ile anlaşıldı, duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip, gereği düşünüldü.
I. DAVA
Davacılar vekili dava dilekçesinde; davalı şirketin içinde bulunduğu Yimpaş Grubu tarafından yatırılan paranın her an geri verileceği gibi garantiler verilerek binlerce insandan para toplandığını, müvekkilinden de bu garantilerle şirket temsilcileri tarafından devir tutanağı adı altında bir adet belge ile 53.203,00 € karşılığı 119.004,47 TL tahsil edildiğini, müvekkilinin parasını geri alamadığını, Yimpaş Grubu, … ve diğer yönetim kurulu üyelerinin Sermaye Piyasası Kurulu (SPK) mevzuatına aykırı fiillerinden dolayı hapis ve para cezasına çarptırıldığını, kararın onandığını iddia ederek geçerli bir ortaklık ilişkisinin bulunmadığının tespitine, mevzuata aykırı bir şekilde kurulan yatırım ilişkisinin hükümsüzlüğüne, müvekkilinden tahsil edilen 53.203,00 Euro’nun (119.004,47 TL) tahsil tarihinden itibaren 3095 sayılı Kanuni Faiz ve Temerrüt Faizine İlişkin Kanun’un (3095 sayılı Kanun) 4/a maddesi uyarınca işleyecek faiziyle birlikte iade edilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalılar vekili cevap dilekçesinde; devir işlemine onay verilmediği için devrin gerçekleşmediğini, davacıya hisse senedi verilmesinin dayanağı olmadığını, paranın geri alınabileceği konusunda garanti verilmediğini savunarak davanın reddini istemiştir.
III. MAHKEME KARARLARI, BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Mahkemece Verilen Karar
Mahkemece 19.11.2015 tarih, 2012/384 Esas ve 2015/561 Karar sayılı kararı ile davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekilince temyiz edilmiştir.
B. Bozma Kararı
Dairemizin 20.09.2017 tarih, 2016/1791 Esas ve 2017/4575 Karar sayılı kararıyla davacıların zararından davalıların haksız fiil hükümleri uyarınca sorumluluklarının bulunup bulunmadığı üzerinde durularak haksız fiil, hile ve aldatma olgusunun tespiti yapılırken SPK, TBMM, MASAK raporları, davalı şirketin yöneticileri hakkındaki ceza dosyaları, bu dosyalardaki tanık beyanları da nazara alınarak her bir davalının hukuki durumunun tayin ve takdir edilmesi, davalıların zamanaşımı def’inin de buna göre değerlendirilmesi suretiyle oluşacak sonuç çerçevesinde bir karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle bozulmuştur.
C. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemenin 12.05.2022 tarih, 2019/149 Esas ve 2022/315 Karar sayılı kararı ile taraflar arasında sahih bir ortaklık ilişkisinin kurulmadığı, davalı şirketin ve yetkililerinin, primli pay senedi çıkarma yetkisi olmaksızın, nominal değerin üzerindeki bedel üzerinden hisse senedi talep formu ve hisse devir kabul sözleşmesi adlı belgeler ile yüksek kâr vaadi ve istenildiği zaman para iadesi vaadi ile şeklen ortak görünen gerçek kişilerin iradesini fesada uğratma yönündeki haksız eylemlerinden dolayı davacının vaki zararından haksız fiil hükümleri çerçevesinde müşterek ve müteselsilen sorumlu olduğu, davacının devrettiği hisse bedellerinin mahsubuyla beraber, dava tarihindeki güncel kur üzerinden hesaplama yapılarak davanın kısmen kabul kısmen reddine karar vermek gerektiği, davalı şirketin 7194 sayılı Kanun kapsamına girmediği gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile davacıyla davalılar arasında geçerli bir ortaklık ilişkisi bulunmadığının tespitine, bu nedenle 53.203,00 Euro karşılığı olan 118.254,31 TL’nin dava tarihinden itibaren 3095 sayılı Kanun’un 4/a maddesi uyarınca işleyecek faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiştir.
IV. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
1. Davacı vekili katılma yoluyla temyiz dilekçesinde özetle; Mahkeme hükmünün 53.203,00 Euro’nun dava tarihinden itibaren 3095 sayılı Kanun’un 4/a maddesi uyarınca Devlet Bankalarının yabancı para ile açılmış bir yıl vadeli mevduat hesabına ödediği en yüksek faiziyle birlikte şeklinde yazılması gerekirken TL üzerinden hüküm kurulmasının doğru olmadığını belirterek hükmün bozulmasını istemiştir.
2. Davalılar vekili temyiz dilekçesinde özetle; müvekkili şirket Yimpaş Holding A.Ş. ile davacının ortağı bulunduğu Yimpas Verwaltungs GmbH şirketinin ortak sayıları, mal varlıkları, tüzel kişilikleri, tüzel kişiliğin organları, sermayeleri, ticari faaliyetleri bakımından birbirinden tümüyle ayrı şirketler olduğundan yurt dışında kurulu bulunan şirketin ortağının, Türkiye’de kurulu bulunan şirketlerden herhangi bir gerekçe ile ortaklık payının iadesini istemesinin mümkün olmadığını, öncelikle yurt dışındaki şirkete dava açılması gerektiğini, davacının bu davayı açmakta hukukî yararının bulunmadığını, davacının davalı müvekkili nezdinde ortaklığının bulunmadığını ve davalı müvekkiline herhangi bir ödeme yapmadığının bilirkişi raporu ile de sübut bulduğunu, bu kapsamda davacının davalı müvekkilinden ödediğini iddia ettiği; ancak hiçbir delile dayanmayan taleplerinin kabulünün mümkün olmadığını, davanın reddi gerektiğini, bilirkişi raporlarının savunmalarını desteklediğini, davalı şirketin 7194 sayılı Kanun kapsamında değerlendirilmesi gerektiğini, zamanaşımı ve hak düşürücü sürelerin geçtiğini, hile ve aldatmanın bulunmadığını, haksız fiil sorumluluğunun koşullarının oluşmadığını, müvekkilleri hakkında dolandırıcılık veya nitelikli dolandırıcılık gibi bir suçtan dolayı kesinleşen herhangi bir mahkumiyet kararı bulunmadığını, bir kısım ortaklar tarafından yapılan şikayetlerde ise konunun hukuki ihtilaf niteliğinde olduğundan takipsizlik kararı verildiğini, yapılan itirazların ise reddedilerek takipsizlik kararlarının kesinleştiğini, davalı …’ın sorumluluğunun bulunmadığını belirterek mahkeme kararının bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, geçerli şekilde ortaklık ilişkisinin kurulup kurulmadığının belirlenmesi, ortaklık ilişkisinin geçerli şekilde kurulmadığının tespiti durumunda ödendiği iddia olunan bedelin istirdadının gerekip gerekmediği noktasında toplanmaktadır.
2. İlgili Hukuk
818 sayılı Borçlar Kanunu’nun 41 inci ve devam eden maddeleri.
3. Değerlendirme
1. Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalılar vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2. Dava dilekçesinde 53.203,00 Euro’nun tahsil tarihinden itibaren 3095 sayılı Kanun’un 4/a maddesi uyarınca işleyecek faiziyle birlikte tahsili talep edilmiş olup mahkemece talepten farklı olarak alacağın Türk Lirası üzerinden tahsiline karar verilmesi doğru olmamıştır.
Ne var ki tek başına bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun geçici 3 üncü maddesi ve 5236 sayılı Kanun’un geçici 2 nci maddesi yollamasıyla 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun 5236 sayılı Kanun’un 16 ncı maddesi ile değiştirilmeden önceki 438 inci maddesinin yedinci fıkrası gereğince mahkeme kararının düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir.
V. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
1. Davalılar vekilinin tüm temyiz itirazlarının REDDİNE,
2. Davacı vekilinin temyiz itirazının kabulü ile mahkeme kararının hüküm fıkrasının (1) numaralı bendinde yer alan ” … 53.203,00 Euro karşılığı olan 118.254,31 TL’nin dava tarihinden itibaren 3095 sayılı Kanunun 4/a maddesi uyarınca işleyecek faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine…” ibaresinin çıkartılarak yerine “… 53.203,00 Euro’nun dava tarihinden itibaren 3095 sayılı Kanun’un 4/a maddesi uyarınca işleyecek faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine….” ibaresinin yazılması suretiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz eden davalılara müştereken ve müteselsilen yükletilmesine,
İstek halinde peşin alınan temyiz harcının davacıya iadesine,
Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine,
10.01.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.