Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2022/6623 E. 2022/8196 K. 22.11.2022 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/6623
KARAR NO : 2022/8196
KARAR TARİHİ : 22.11.2022

MAHKEMESİ : BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 11. HUKUK DAİRESİ

Taraflar arasında görülen davada Muğla Asliye Ticaret Mahkemesince verilen 27.04.2022 tarih ve 2022/153 E. – 2022/510 K. sayılı kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf isteminin esastan reddine dair İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi’nce verilen 20.09.2022 tarih ve 2022/1049 E. – 2022/1268 K. sayılı kararın Yargıtay’ca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçeler, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin, 07.01.2015 tarihinde resen sicilden terkin edilen Bodrum Metal İnşaat Turizm San. Tic. İth, İhr. Ltd. Şti’nin ortağı ve yetkilisi olduğunu, resen terkine ilişin müvekkiline ihtar mahiyetinde tebligat yapılmadığı gibi ilanen tebligat da yapılmadığını, TTK’nın geçici 7. maddesi, 4/a ve sonrası hükümlerde gösterilen şekilde ihtarat tebliğ edilmedikçe yapılan terkin işleminin usulsüz olduğunu, şirket adına kayıtlı taşınmazın tasfiyesinin gerçekleştirilemediğini, taşınmaz paraya çevrilerek üzerinde yer alan icra takip borçlarının ödenemediğini ileri sürerek, öncelikle ihtar mahiyetinde yapılan bir tebliğ olmaması sebebiyle şirketin ihyası ile sicile yeniden tesciline, aksi halde usulüne uygun yapılmayan tasfiye sebebiyle şirketin ihyasına tasfiye sebebiyle şirketin ihyasıyla beraber ek tasfiye yapılması için müvekkilinin yahut başkasının memur olarak atanmasına karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı, davaya cevap vermemiştir,
Mahkemece, tüm dosya kapsamına göre; resen terkin işlemi yapılan şirketin temsil ve ilzam ile yetkilendirilmiş yöneticilerine ihtar gönderilmediği, şirketin sicil kaydının usulüne uyulmadan silindiği gerekçesiyle şirketin ihyası ile yeniden ticaret siciline tesciline karar verilmesi ve ihya edilen şirkete tasfiye memuru atanmaması gerektiği, ayrıca sicil kaydının kanunun belirlediği usule uyulmadan terkin edilmesi nedeniyle 6102 sayılı TTK’nın geçici 7. maddesinin 15. bendinde belirtilen 5 yıllık hak düşürücü sürenin de uygulanması mümkün bulunmadığı,TTK’nın Geçici 7. maddesine göre, şirketi temsil ve ilzama yetkilendirilmiş kişiye ihtar yollanması gerekirken ihtar yollanmaması nedeniyle usule aykırı terkin işlemi yapan …’nün kusurlu olduğu için aleyhine harç ve yargılama giderlerine hükmedilmesine karar vermek gerektiği gerekçesiyle davanın kabulü ile şirketin ihyasına, ticaret siciline yeniden tesciline, karar verilmiştir.
Karara karşı davalı vekili istinaf kanun yoluna başvuruda bulunmuştur.
Bölge Adliye Mahkemesince, davalı vekilinin istinaf başvurusunun Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 353/1-b-1 maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun HMK’nın 353/b-1 maddesi uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarda açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin temyiz isteminin reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK’nın 370/1. maddesi uyarınca ONANMASINA, HMK’nın 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, temyiz harcı peşin alındığından başkaca harç alınmasına mahal olmadığına, 22/11/2022 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.