YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/6757
KARAR NO : 2022/8669
KARAR TARİHİ : 05.12.2022
MAHKEMESİ : BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 16. HUKUK DAİRESİ
Taraflar arasında görülen davada İstanbul 12. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 06.03.2017 tarih ve 2014/341 E. – 2017/157 K. sayılı kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf isteminin kısmen kabulüne-kısmen reddine dair İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi’nce verilen 03.12.2020 tarih ve 2017/6836 E. – 2020/2087 K. sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş ve temyiz dilekçelerinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, bazı noksanlıkların ikmali için mahalline geri çevrilen dosyanın eksikliklerin giderilmesinden sonra iade edildiği anlaşılmakla dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçeler, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, İktisat Bankası A.Ş’nin tüm aktif ve pasifleriyle birlikte eski ünvanı Bayındırbank olan davalı bankaya devredildiğini, bu bankanın Elmadağ Şubesi tarafından Show TV SA’nın talebi üzerine 1993 ve 1994 yıllarında bir yıl süreli teminat mektuplarının düzenlenerek muhataplarına verildiğini, davalı bankanın 16/02/2010 tarihli ihtarnamesinde, müvekkilinin Show TV SA tarafından imzalanan kredi sözleşmelerinde kefil sıfatıyla yer aldığını, borçlunun edimlerini yerine getirmemesi nedeniyle hesapların kat edilerek teminat mektup bedellerinin depo edilmesinin ve komisyonların ödenmesinin talep edildiğini, bu ihtarnameye itiraz ettiklerini, teminat mektuplarının bir yıl süreli olup zamanaşımına uğradığını, dolayısıyla talebin haksız olduğunu, ayrıca bu mektuplardan 09/05/1994 tarihli ve 801.000,00 USD bedelli olan yönünden 450.000,00 USD ödeme yapıldığını ve mektup tutarının 351.000,00 USD’ye düştüğünü, daha sonra bu mektupla ilgili herhangi bir tazmin talebinin de gelmediğini, ayrıca mektubun verildiği WESTİNG HOUSE Broad Casting İnternational şirketinin kapandığını, teminat mektubunun 09/05/2005 tarihinde 10 yıllık genel zamanaşımına da uğradığını, diğer 27/09/1993 tarihli 1.149.500,00 Euro’luk mektubun ise 27/09/2003 tarihinde 10 yıllık genel zamanaşımına uğradığını, davalı tarafından muhatabına yazılan yazıya cevap verilmediğini, komisyon tutarlarının mektupların zamanaşımına uğradıkları tarihe kadar hesaplanması gerektiğini ileri sürerek her iki teminat mektubunun bedellerinin zamanaşımına uğramış olması nedeniyle talep edilemeyeceğinden hükümsüz sayılarak iptal edilmelerine, teminat mektuplarının komisyon borcu, faizi ve BSMV’sinin zamanaşımı tarihlerine kadar hesaplanmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davacı vekili 29/02/2010 tarihli dilekçesiyle, dava dilekçesinin sonuç kısmını ıslah ettiklerini belirterek 09/05/1999 tarihli ve 27/09/1993 tarihli teminat mektupları bedellerinin talep edilebilirliklerinin zamanaşımına uğraması nedeniyle davalı bankanın tazmin yükümlülüğünün kalmaması ve genel kredi sözleşmesinde müvekkili şirketin kefalet ve herhangi bir imzasının bulunmaması nedeniyle davalı bankaya teminat mektupları nedeniyle hiçbir borçlarının bulunmadığının tespitine karar verilmesini istemiştir.
Davalı vekili, mektupların lehtarının Show TV SA firması olup davacının taraf ehliyetinin bulunmadığını, ayrıca bu davada mektupların muhatapları olan şirketlerin davalı olarak yer almaları gerektiğini, teminat mektuplarının Türk Hukukuna tabi olmayıp tabi oldukları hukuka göre zamanaşımına uğrayıp uğramadığının değerlendirilmesi gerektiğini, mektupların halen mer’i olduğunu, muhataplarca bankanın ibra edilmediğini, davacının teminat mektuplarının lehtarı Show TV SA firmasının kefili olduğunu, depo talebi ve komisyonların ödenmesi talebinin yasalara ve sözleşmeye uygun olduğunu, mektupların hükmsüzlüğüne karar verilse dahi komisyon bedellerinin geriye dönük ortadan kaldırılmasının mümkün olmadığını savunarak davanın reddini istemiş, bilahare sunduğu dilekçesi ile davacının dava dilekçesinde belirtilenlerin dışında bir adet teminat mektubu komisyon bedelinden daha sorumlu olduğunu beyan etmiştir.
İlk Derece Mahkemesince, toplanan delillere, dosya kapsamına ve bilirkişi raporlarına göre davacının, davaya konu iki adet teminat mektubunun 10 yıllık zamanaşımı süresine kadar komisyonlar için borcu kabul ettikten sonra fazla istemin dikkate alınmaması ve mektupların hükümsüz sayılmasını talep ettiği, ıslah dilekçesinde ise mektupların hükümsüz sayılması istemini aynen koruyup komisyonlar nedeniyle hiçbir borçlarının olmadığının tespitini talep ettiği, davacının bu ıslahı üzerine davalının da 17/12/2012 tarihli dilekçesiyle 1.149.500 Euro ve 351.000,00 USD’lik mektupların halen mer’i olduğu, ancak iade edildiği için riski bulunmayan ödenmemiş teminat mektubu komisyonları bulunan 41.000,00 USD’lik bir mektuba ait 15/02/2010 tarihi itibariyle 3.901,20 USD’lik bir alacaklarının daha bulunduğunu ileri sürdüğü, davacının davasını hiçbir borcu bulunmadığı yönünde ıslah etmesi karşısında davalının ıslah sonrasında 41.000,00 USD’lik teminat mektubunun ödenmemiş komisyonlarını da istediği yolunda cevabını genişletmesinin mümkün olduğu, bu doğrultuda davacı tarafın davalı tarafa teminat mektuplarından dolayı borçlu olmadığının söylenemeyeceği gerekçeleriyle davanın reddine karar verilmiştir.
Karar, davacı vekili tarafından istinaf edilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesince, yapılan yargılama sonunda, davalı tarafça davacıya gönderilen 16/02/2010 tarihli ihtarname ile 09/05/1994 ve 27/09/1993 tarihli teminat mektupları bedelinin depo edilmesinin ve bu mektuplara ilişkin olarak 73.744,34 USD ile 196.696,40 Euro teminat mektupları komisyon borçlarının ödenmesinin istendiği, davacı tarafın bu ihtarnamenin gönderilmesi üzerine 28/04/2010 tarihinde işbu davayı açtığı, davacı tarafın gerek dava dilekçesindeki, gerekse ıslah dilekçesindeki talepleri birlikte değerlendirildiğinde, isteminin ihtarnamede istenilen teminat mektup bedellerinin depo edilmesi talebi ve komisyon bedellerinin ödenmesi talepleri nedeniyle borçlu bulunulmadığının tespitine yönelik olduğu, bu itibarla davanın da bu talepler doğrultusunda ele alınması gerektiği, yargılama sırasında bilirkişi raporları alındığı, davacının ihtarnameye konu teminat mektupları nedeniyle komisyon borçlarının bulunduğu ve ayrıca davalının ıslahtan sonra verdiği 17/12/2012 tarihli beyan dilekçesinde belirttiği 41.000,00 USD’lik başka bir teminat mektubu dolayısıyla 3.901,20 USD komisyon borcu daha bulunduğu yolunda görüş bildirildiği, davalı vekilinin bahse konu dilekçesinde belirttiği teminat mektubunun bu davanın konusu olmadığı, dolayısıyla bu mektup yönünden davacının teminat mektup komisyon borcu bulunup bulunmadığı hususu değerlendirme yapılması ve sonuca gidilmesinin usule aykırı olduğu, öte yandan menfi tespit davalarında dava tarihi itibariyle borçluluk durumunun tespiti ve varsa borçlu olunmayan miktarın hüküm altına alınması gerektiği, mahkemece, davacının talebinin hiç borcu bulunmadığı hususuna ilişkin olup da davacının bir miktar komisyon borcu bulunduğundan bahisle yazılı şekilde davanın tümden reddine karar verilmesinin doğru olmadığı, bu nedenlerle davacı vekilinin istinaf talebinin kısmen kabulü gerektiği, öte yandan davacı taraf sözleşmelerde kefil sıfatının bulunmadığını belirterek davanın tümden kabulünü istemiş ise de, yargılama sırasında alınan bilirkişi raporlarında vurgulandığı üzere davacının sorumluluğunun protokolden kaynaklandığı, bu yöne ilişkin istinaf talebinin yerinde olmadığı, denetimine elverişli 09/12/2013 tarihli bilirkişi raporu içeriğinden teminat mektuplarının depo talebinin yerinde olmadığı anlaşıldığından davacının menfi tespit talebinin kabulü gerektiği, komisyon bedelleri yönünden ise 1.149.500 Euro’luk teminat bedeli yönünden davacının 59.094,61 Euro komisyon borcu bulunduğu, 351.000,00 USD’lik teminat mektubu yönünden ise 24.961,12 USD komisyon borcu bulunduğu anlaşıldığından, komisyon borçları yönünden ise davanın kısmen kabulü gerektiği gerekçesiyle ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, davacının davaya konu 1.149.500,00 Euro’luk ve 351.000,00 USD’lik teminat mektup bedellerinin depo talebi nedeniyle borçlu olmadığının tespitine, davacının komisyon bedellerine yönelik talebinin kısmen kabulü ile; 1.149.500,00 Euro’luk mektup nedeniyle istenen 196.696,40 Euro komisyon bedelinin 137.601,79 Euro’luk kısmından ve 351.000,00 USD’lik (başlangıçta 801.000,00 USD için düzenlenmiş olup sonradan 351.000,00 USD’ye düşürüldüğü anlaşılan) teminat mektubu nedeniyle istenen 73.744,34 USD komisyon bedelinin 48.783,22 USD’lik kısmından borçlu olmadığının tespitine, fazlaya ilişkin istemin reddine, kabul red oranına göre yargılama giderlerinin hükümde belirtildiği haliyle davacı veya davalı tarafa tahsiline karar verilmiştir.
Karar, taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
1- İlk Derece Mahkemesince verilen karara yönelik olarak yapılan istinaf başvurusu üzerine HMK’nın 355 vd. maddeleri kapsamında yöntemince yapılan inceleme sonucunda Bölge Adliye Mahkemesince esastan verilen nihai kararda, dosya kapsamına göre saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kurallarına aykırı bir yön olmadığı gibi HMK’nın 369/1. ve 371. maddelerinin uygulanmasını gerektirici nedenlerin de bulunmamasına göre davacı vekilinin tüm, davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki sair temyiz istemlerinin reddine karar vermek gerekmiştir.
2- Davalı vekili, müvekkili banka harçtan muaf olmasına rağmen aleyhine harca hükmedildiğini belirterek kararı temyiz etmiştir. 5411 sayılı Kanun’un 140. maddesine göre davalı bankanın harçtan muaf olduğu gözetilmeksizin Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararda davalının yargılama harçlarından sorumlu tutulması doğru değilse de yapılan yanlışlığın düzeltilmesi yeniden yargılamayı gerektirmediğinden, istinaf mahkemesi kararının aşağıda yazılı şekilde düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin tüm, davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının REDDİNE, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazının kabulü ile Bölge Adliye Mahkemesi kararının hüküm fıkrasının (6) numaralı bendinde yer alan “6-Davacı tarafından yatırılan peşin harçtan mahsup edilen 23.782,57 TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine,” cümlesi çıkarılarak yerine “6- Davalı banka harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına, karar kesinleştiğinde peşin ödenen harcın talebi halinde davacıya iadesine” yazılmak sureti ile kararın bu şekliyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, HMK’nın 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı bakiye 26,30 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davacıdan alınmasına, ödediği peşin temyiz harcının isteği halinde temyiz eden davalıya iadesine, 05.12.2022 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.