YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/6804
KARAR NO : 2023/7727
KARAR TARİHİ : 27.12.2023
MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2020/1022 Esas, 2022/1229 Karar
DAVA TARİHİ :
HÜKÜM : Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul 11. Tüketici Mahkemesi
SAYISI : 2017/809 E., 2019/605 K
Taraflar arasındaki tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye MahkemesiYargıtayca duruşma istemli olarak davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildi. Duruşma için belirlenen 26.12.2023 günü hazır bulunan davacı vekili Avukat … … … ve davalı vekili Avukat … … … dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü.
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin avukatlık yaptığı dönemde Türk lirası ve döviz cinsi birikimlerini değerlendirmek üzere davalı bankada hesap açtırdığını, hesapları ile banka görevlisi A.Ö’nün ilgilendiğini, müvekkilince yazılı ve sözlü talimat verilmemesine rağmen görevli A.Ö’nün müvekkilinin parasının değerlendirilmesi için kendiliğinden döviz alım satım işlemlerine giriştiğini, bankanın bu işlemlerden zarar gördüğünden bahisle müvekkilinin hesaplarından 2006 yılı Ağustos ayı sonlarında isteğinin dışında büyük paralar çekildiğini, müvekkilince hesap açılırken kredili mevduat hesabı USD ve euro hesapları için sözleşme imzalatılmadığını, bilgilendirme formu verilmediğini, müvekkili hesabından yapılan kesintilerin neye dayanılarak yapıldığının açıklanmadığını, miktarının dahi tam olarak bilinmediğini, müvekkilinin bankaya güvenerek teslim ettiği paranın çalıştırdığı kişinin kusurlu davranışı ile tamamen eriyecek noktaya geldiğini, müvekkilin zararının banka tarafından karşılanması gerektiğini ileri sürerek müvekkilinin zararının tespiti ile şimdilik 1.000,00TL, 1.000,00 USD ve 1.000,00 euronun faizleri ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacı ile banka arasında tarafların iradelerine uygun olarak imzalanan farklı yıllara ait 4 adet bankacılık sözleşmesi bulunduğunu, dava konusu işlemlerin sözleşme ve davacının talimatlarına uygun gerçekleştirildiğini, davacının zararını ispatlaması gerektiğini savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının 2006 yılında yaptığı işlemlerden dolayı davalı bankaya atfedilecek bir kusurun, ayıplı hizmetin ve davacının uğradığı zararın bulunmadığı, bilirkişi raporunda davacı tarafından vekaleten 283.532,00 USD efektif çekilen açılamalı rakama davacı vekilince söz konusu işlemden bilirkişi raporu ile haberdar olunduğu yolunda itiraz edilmiş ise de davacının vekaleten başka bir hesaptan yaptığı işlemden dolayı hesap sahibi ile ilgili 2006 yılından beri herhangi bir itiraz ileri sürülmediği, hesabın dava dışı üçüncü bir kişiye ait olduğu, bu hesapla ilgili üçüncü kişi ile banka arasında bir ihtilaf çıkmadığı, davacı ile üçüncü kişi arasında bu konuda çıkan bir ihtilafın da ileri sürülmediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; müvekkilinin bilgisi ve talimatı dışında bankacılık işlemleri yapılması sebebiyle davalı banka nezdinde TL, USD ve euro hesabında ne tutarda parasının bulunduğundan kendisine ne kadar zarar verildiğinden haberdar olmadığını, bu nedenle dava dilekçesinde oluşan zararların ayrı ayrı tazmininin talep edildiğini, banka kayıtları ve teftiş raporlarının celbi talep edilmesine rağmen banka kayıtlarının celp edilmediğini, davalı banka aleyhine olacak delilerin dosyaya sunulmadığını, bankacı bilirkişinin banka kayıtları üzerinde değil bankanın kendisine sunduğu ve çelişki içeren banka ekstresi üzerinden inceleme yaparak rapor tanzim ettiğini, söz konusu ekstrede sadece kendisine fiktif işlemlerle 117.079,00 USD ödeme gösterilmekle kalmayıp, aynı … 283.532,00 USD ödemenin vekaleten yapıldığının kayıtlı olduğunu, vekaleten yapılan ödemeden bilirkişi raporu ile haberdar olduğunu, bu ödemeye ilişkin Mahkeme gerekçesinin kabul edilemeyeceğini, banka görevlisi A.Ö ile ilgili banka teftiş raporu ve SGK kayıtları celp edilmeden bankanın kusursuz olduğunun kabul edilmesinin hatalı olduğunu, müvekkilinin TL, USD ve euro hesaplarına ilişkin tüm kayıtların celp edilmediğini, olayın sadece müvekkilinin USD hesapları ile ilgiliymiş gibi eksik inceleme yapıldığını, Bankanın gerçekte müvekkiline ödeme yapmadığını, fiktif işlemlerle müvekkilinin hesaplarının sıfırlandığını, 02.05.2019 tarihli bilirkişi raporunda kullanılan inceleme yöntemine, raporun içeriğine ve raporda varılan sonuçlara itiraz edildiğini, VSC gibi cihazlara sahip olan Adli Tıp Kurumundan 117.079,00 USD bedelli dekonttaki imzanın müvekkiline ait olup olmadığı, bu belgelerdeki ıslak imzaların imza transferi ve sair yöntemlerle meydana getirilip getirilmediği, belgenin sahtecilikle husule getirilip getirilmediği ve tüm ödeme belgeleri üzerinde bilirkişi incelemesi yapılması talep edildiği halde taleplerin karşılanmadan eksik incelemeyle karar verildiğini ileri sürerek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının TL ve döviz hesaplarına dair banka kayıtları celp edilerek alınan bilirkişi … ve ek raporu, imza inceleme raporu ve tüm dosya kapsamına göre davacının zararını ispatlayamadığı, İlk Derece Mahkemesi kararının usul ve esas yönden yerinde olduğu gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürülen sebepleri tekrar ederek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, dava konusu işlemler nedeniyle davacının zararının doğup doğmadığına ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 … maddeleri.
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 … maddesinde yer … sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 … maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Takdir olunan 17.100,00 TL duruşma vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun’un 73 üncü maddesinin ikinci fıkrası gereğince tüketici mahkemelerinde tüketici tarafından açılan davalar harçtan muaf olduğundan, davacıdan alınan temyiz ilam harcı ve temyiz başvuru harcının isteği halinde davacıya iadesine.
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
27.12.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.