YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/689
KARAR NO : 2022/9524
KARAR TARİHİ : 27.12.2022
MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada Eskişehir Asliye Ticaret Mahkemesince bozmaya uyularak verilen 08.07.2021 tarih ve 2020/827 E. – 2021/698 K. sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı … vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçeler, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Asıl ve birleşen davada davacılar vekili, davacılar aleyhine murisleri …’ın borcundan dolayı icra takibi başlatıldığını, Eskişehir 2. İcra Müdürlüğü’nün 2013/388 Esas ve 2013/391 Esas sayılı dosyalara konu takip dayanağı senetlerdeki imzaların murisin eli ürünü olmadığını belirterek, davacıların takibe konu senetlerden dolayı borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı … vekili, davacıların iddialarını kabul etmediklerini, diğer davalı …’ın müvekkiline olan borcuna karşılık dava konusu senetleri ciro ederek müvekkiline verdiğini, daha sonra dava konusu senetlerin ödenmediği için icra takibine konulduğunu, davacıların kötü niyetli olarak itiraz ettiğini belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı … davanın reddini talep etmiştir.
Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda, davalı tarafından icra takiplerine dayanak yapılan bonolardaki keşideci (borçlu) imzalarının davacıların murisi …’ın eli ürünü olmadığı gerekçesiyle sübut bulan davanın kısmen kabulü ile davacıların Eskişehir 2. İcra Müdürlüğü’nün 2013/388 Esas sayılı takip dosyası ve takip dayanağı 01/12/2011 tanzim ve 01/03/2011 vade tarihli 30.000,00 TL meblağlı keşidecisi
… olan bono nedeniyle davalıya 39.905,96 TL ve Eskişehir 2. İcra Müdürlüğü’nün 2013/391 Esas sayılı takip dosyası ve takip dayanağı 01/04/2011 tanzim ve 01/05/2011 vade tarihli 8.000,00 TL meblağlı, 01/04/2011 tanzim ve 01/06/2011 vade tarihli 5.000,00 TL meblağlı ve 01/04/2011 tanzim ve 01/07/2011 vade tarihli 5.000,00 TL meblağlı keşidecileri … olan senetler yönünden davalıya 23.185,91 TL borçlu olmadıklarının tespitine, davalı …’ın Eskişehir 2. İcra Müdürlüğü’nün 2013/391 Esas sayılı takip dosyasına dayanak yapılan senetler yönünden kötü niyetli olduğu gerekçesiyle asıl alacak olan 18.000,00 TL’nin %20’si oranında 3.600,00 TL icra inkar tazminatının davalı …’dan alınarak davacılara verilmesine, davalı …’ın Eskişehir 2. İcra Müdürlüğü’nün 2013/388 Esas sayılı takip dosyasına dayanak 30.000,00 TL miktarlı bonoyu ciro yoluyla edinmesi ve kötü niyetli olduğu hususunun davacı tarafça ispat edilemediği gerekçesiyle bu bono yönünden, ayrıca davalı … tarafından davacılar hakkında icra takibi yapılmaması nedeniyle bu davalı yönünden davacı tarafın icra inkar tazminatı talebinin reddine karar verilmiştir.
Karar, davalı … vekilince temyiz edilmiştir.
Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı … vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davalı … vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 6.464.70 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davalı …’dan alınmasına, 27.12.2022 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi.
KARŞI OY
Eskişehir Asliye Ticaret Mahkemesinin 2020/827 Esasında kayıtlı menfi tespit davası 16.12.2020 tarihinde açılmıştır.
T.C. Adalet Bakanlığı tarafından 07.11.2015 tarihinde ilan edildiği üzere Bölge Adliye Mahkemeleri 20.07.2016 tarihinde göreve başlamıştır.
Dava tarihinde yürürlükte bulunan 6100 sayılı HMK’na göre olağan kanun yolları istinaf (md. 341-360) ve temyiz (md. 361-373) kanun yolu olup, HMK 341/1 maddesinde de açıkça ifade edildiği üzere İlk Derece Mahkemesi kararlarına karşı müracaat edilecek kanun yolu istinaf kanun yoludur.
Somut uyuşmazlıkta, 2020/827 Esas sayılı dosyada davanın 6100 sayılı HMK’nın yürürlüğünden ve Bölge Adliye Mahkemelerinin faaliyete geçirilmesinden sonra açılmış bulunmasına göre İlk Derece Mahkemesi kararına karşı kanun yolu incelemesinin Bölge Adliye Mahkemesince yapılması gerektiğinden, HMK 341-360 maddelerinin gözardı edilmesi suretiyle birleşen davanın mülga 1086 sayılı HUMK ve temyiz kanun yoluna tabi olması gerekçesiyle 2020/827 Esas sayılı dosyada yazılı şekilde esasa ilişkin karar verilmesi doğru değildir.
Eskişehir Asliye Ticaret Mahkemesinin 2020/827 Esas sayılı dosyasında, istinaf incelemesi yapılmak üzere dosyanın ilk derece mahkemesine geri çevrilmesine karar verilmesi gerekirken dosyanın temyiz kanun yolu incelemesine tabi tutularak uyuşmazlığın esası hakkında karar verilmesine ilişkin sayın çoğunluk görüşüne karşıyım.