YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/73
KARAR NO : 2023/3022
KARAR TARİHİ : 16.05.2023
MAHKEMESİ : Adana Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2019/1933 Esas, 2021/1053 Karar
HÜKÜM : Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : Adana 3. Asliye Ticaret Mahkemesi
SAYISI : 2017/2648 E., 2019/940 K.
Taraflar arasındaki menfi tespit davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı, Yargıtayca duruşma istemli olarak davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildi. Duruşma için belirlenen 16.05.2023 günü hazır bulunan davacı vekili Avukat …..ile davalı vekili Avukat ….. dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip, gereği düşünüldü.
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde, müvekkilinin petrol istasyonu işlettiğini, icra takibinde borçlu görünen … şirketinin ise hafriyat işi yaptığını, veresiye petrol satışı yapıldığını, alacağına karşılık çekler alındığını, bu çeklerden 15.05.2019 keşide tarihli 65.000,00 TL tutarındaki çek ile 25.05.2016 keşide tarihli 65.000,00 TL bedeli çeklerin tahsil edilmesi ile iade edildiğini, daha sonra bu çeklerin keşide tarihlerinin değiştirilerek … şirketi tarafından çalışanı …’a verildiğini, … tarafından da bankaya ibraz edilerek karşılığı olmadığı şerhini yazdırarak icra takibine konu edildiğini, … şirketinin de muvazaalı olduğu anlaşılmasın diye borçlu gösterildiğini, müvekkilinin halen … şirketinden iki adet çekten dolayı 140.000,00 TL alacağının olduğunu ileri sürerek Adana 12. İcra Müdürlüğü 2017/11014 E. sayılı takibi yönünden borçlu olmadığının tespitine, takibin iptaline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; müvekkilinin … şirketi ile iş yaptığını, çeklerin keşide tarihlerinin … şirketi tarafından değiştirilmek suretiyle müvekkiline verildiğini ancak, davacı çeki keşideciye iade ederken cirosunu iptal etmediğini, davacı ve keşideci çekin davacıya keşide tarihi değiştirildikten sonra ciro yaptırılması davalının alacağı için kefil istemesinden kaynaklandığını, davacının basiretli tacir gibi davranmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile borcu ödeyerek çekin çek nedeni ile sorumluluğun ortadan kalktığını iddia eden davacı şirketin ödeme anında kendi cirosunu iptal etmeksizin çeki iade etmiş olduğunun anlaşılması karşısında çek nedeni ile halen sorumluluğunun bulunduğu gerekçesi ile menfi tespit davasının reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davalının keşide tarihinin değiştirildiğini bilerek çeki almış olmasının iyi niyetli bulunmadığını, çekin bedelinin dava dışı keşidecisi tarafından ödendiğini ve alacak borç ilişkisinin sona erdiğini, çeklerin üzerindeki ilk tarihe göre müvekkili şirkete olan 6 aylık müracaat hakkının düştüğünü, çeklerdeki ciro zincirinin kırıldığını, çeklerde teselsülden bahsedilmesi için çeklerin cirantalar arasında el değiştirmesi gerektiğini, ödenme nedeniyle keşideciye iade edilen çeklerin tahrif edilerek yeniden tedavüle alınmasının söz konusu olduğunu, teselsül olmadığı için müvekkili şirkete karşı …’un müracaat hakkı ve alacaklı sıfatının olmadığını ileri sürerek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile ilk derece mahkemesi kararının usul, yasa ve dosya kapsamı ile uyumlu olduğu gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar ederek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, bedeli ödenen çekin arkasındaki cironun iptal edilmeden keşideciye verilmesi ve keşideci tarafından keşide tarihinde tahrifat yapılması nedeniyle ciro silsilesinde kendisinden sonra gelen hamile borçlu olmadığının tespitine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
2004 sayılı İcra İflas Kanunu’nun 72 inci maddesi.
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeple
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Takdir olunan 8.400,00 TL duruşma vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
16.05.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.