YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/7424
KARAR NO : 2023/1983
KARAR TARİHİ : 03.04.2023
MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi ( İlk Derece Sıfatıyla)
SAYISI : 2022/3 Esas, 2022/2 Karar
HÜKÜM : Direnme
Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesi sıfatıyla görülen İstanbul Ticaret Odası Hakem Heyeti’nin 2019/9 E. sayılı hakem kararının iptali davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesince bozmaya direnme kararı verilmiştir
Bölge Adliye Mahkemesinin direnme kararı taraf vekillerince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. ASIL VE BİRLEŞEN DAVA
Asıl davada davacılar vekili ile birleşen davada davacı vekili, ayrı ayrı İstanbul Ticaret Odası Tahkim Merkezi’nin 2019/9 sayılı kararının iptalini talep etmiştir.
II. ASIL VE BİRLEŞEN DAVA CEVAP
Asıl davada davalı vekili ile birleşen davada davalılar vekili davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ SIFATIYLA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI
Bölge Adliye Mahkemesinin 21.12.2021 tarih, 2021/5 E. ve 2021/7 K. sayılı kararıyla; asıl ve birleşen davanın reddine karar verilmiştir.
IV. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde asıl ve birleşen davaların davacıları vekilleri temyiz başvurusunda bulunmuştur.
B. Gerekçe ve Sonuç
Dairemizin 15.06.2022 tarih, 2022/2105 E. ve 2022/4906 K. sayılı kararıyla; asıl ve birleşen davada davacılar vekillerinin temyiz itirazlarının kabulü ile Bölge Adliye Mahkemesi’nin ilk derece mahkemesi sıfatıyla verdiği kararın bozulmasına karar verilmiştir.
V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1. Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen ilk derece mahkemesi sıfatıyla verdiği kararına karşı süresi içinde asıl ve birleşen davaların davacıları vekilleri temyiz başvurusunda temyiz isteminde bulunmuştur.
2. Dairemizin 15.06.2022 tarih, 2022/2105 E. ve 2022/4906 K. sayılı kararıyla “gerek davacı … tarafından davalı Türkeli Asansör A.Ş.’ye karşı açılan 2019/7 E. sayılı tahkim davasında, gerekse de Türkeli Asansör A.Ş. tarafından … ve Sözleşme garantörleri aleyhine açılan ve bu dosyada iptali istenilen 2019/9 sayılı tahkim davasında aynı maddi vakıaların her iki dosyanın farklı tek hakemlerince tartışma konusu yapıldığı, …’ın sözleşmedeki edimlerini yerine getirme konusunda hakemlerin kısmen de olsa farklı değerlendirme ve sonuçlara ulaştıkları (İTOTAM 2019/7 Esas sayılı dosyada devredenin Suryapı projesindeki 52 üniteyi usulüne uygun devretmediği, 119 adet üniteyi devrinin usulüne uygun olmadığı, devralanın sözleşme bedelinin 518.840 TL indirim hakkı bulunduğu, İTOTAM 2019/9 Esas sayılı dosyada ise devralanın sözleşme bedelinin iadesini isteyemeyeceği, Suryapı Adapark müşterisinin portföyün bir parçası olarak devredildiği, vs.) bu durumda bu dosyadaki tek hakem tarafından, öncelikle önceki 2019/7 sayılı dosyada verilen kararın ve buna bağlı maddi vakıaların kesinleşip kesinleşmediğinin araştırılması ve bu tespitlerin elindeki uyuşmazlığa etkisinin ve özellikle kesin hükmü etkisinin değerlendirilip sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken bu yapılmaksızın karar verilmesi sebebiyle, hakem heyeti kararının 4686 sayılı MTK’nın 15/2-b maddesi uyarınca “kamu düzenine aykırılık” sebebiyle iptaline karar verilmesi gerekirken hatalı gerekçeyle davanın reddine karar verilmesi isabetli görülmediği” gerekçesiyle karar bozulmuştur.
B. Bölge Adliye Mahkemesince Verilen Direnme Kararı
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile Mahkemenin 21.12.2021 tarihli 2021/5 E., 2021/7 K. sayılı kararında direnilmesine, asıl ve birleşen davanın reddine karar verilmiştir.
VI. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen direnme kararına karşı süresi içinde asıl ve birleşen davaların davacıları vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
1.Asıl dava davacısı vekili temyiz dilekçesinde özetle; 2019/9 sayılı dosyadan önce açılan ve hakkında iptal davası tanzim edilen 2019/7 sayılı dosyanın incelemesinin bekletici mesele yapılması gerekirken yapılmadığını, mahkemenin tarafların birebir örtüşmediği ve taleplerin farklı olması gerekçesinde direnmesinin somut gerçekliğe, hukuka ve hakkaniyete açıkça aykırı olduğunu, sözleşmede yer alan madde 4.1 ve ikame müşteri devri hususunun eksik incelenip hatalı yorumlandığını, 10.09.2018 tarihine kadar olan ve kapanıştan sonraki -28.09.2018 tarihli- faturaların portföyün devredilmediği anlamına gelmediğini, uygun formatta sözleşme taahhüdünün ne olduğu hakkında yanılgıya düşüldüğünü ve davalı firmanın akdettiği ve uyguladığı sözleşmelerden zoraki yorumlama ile müvekkillerinin sorumlu tutulduğunu, rekabet etmeme yükümlülüğüne aykırılık ve haksız rekabet iddiaların hukuken kabul görmesinin mümkün olmadığını, tahkim kararında garantörlük sıfatlarının geçerliliğinin tamamen hukuka aykırı şekilde değerlendirildiğini, davacılar …’e isnat edilen eylemler bakımından; hakem kararı her iki davacının müvekkilin de hem işçi-işveren ilişkisi içerisinde olduklarını hem de sözleşmeye attıkları imza ile ticari ilişki içerisinde olduklarını söylediğini, hakem kararlarına karşı itirazlarının detaylı bir biçimde incelenerek, uyuşmazlığın aydınlatılması gerekirken Bölge Adliye Mahkemesi tarafından maddi hukuk yönünden denetleme yapılamayacağından bahisle gerekli inceleme ve araştırma yapılmadığını ileri sürerek asıl davaya ilişkin kararın bozulmasına karar verilmesini istemiştir.
2. Birleşen dava davacısı vekili temyiz dilekçesinde özetle; itiraz edilen 2019/9 sayılı dosyadan verilen karar ve gerekçelerinin 2019/7 sayılı dosya ile birbirinden farklı olmasının kamu düzenine ayrılık teşkil ettiğini, gerekçenin farklılığını doğuran 2019/9 sayılı dosyadaki hakemin tespit ve eksik incelemesinin bozma ile giderilmesi gerektiğini, direnme kararının bozulmaması durumunda kesinleşen hakem kararına göre edimlerini yerine getirmeyen, sözleşmeye göre net bir biçimde aykırı davranan …’ın bu dosyada edimlerini yerine getirmediği ve temerrütte olmadığı gibi bir durum ortaya çıktığını, portföy devrinin gerçekleştiğine ilişkin hakem tespitinin 2019/7 sayılı hakem kararı ile çeliştiğini, portföy alım sözleşmesi imzalanırken devredilmiş gibi gösterilen ancak devredilmemiş müşteriler hakkında iddia, ispat ve taleplere ilişkin 2019/9 sayılı dosyasında 2019/7 sayılı dosyasından hükme etki eden farklı hukuki tespit yapılarak çelişki yaratıldığını, …’ın davacı olduğu 2019/7 sayılı davanın reddi ile ilgili hakem kararının Yargıtay’ca onandığını ileri sürerek birleşen davaya ilişkin kararın bozulmasına karar verilmesini istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, hakem kararının iptali istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri ve 439 maddesinin 6 fıkrası.
3. Değerlendirme
1.Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. 6100 sayılı Kanun’un 373 üncü maddesinin beşinci fıkrası gereğince Dairemizce yeniden yapılan incelemede; Bölge Adliye Mahkemesinin ilk derece mahkemesi sıfatıyla verilen direnme kararı uygun bulunmuştur.
3.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VII. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası ve 373 üncü maddesinin beşinci fıkraları uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz eden taraflara ayrı ayrı yükletilmesine,
Dosyanın kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
03.04.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.