Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2022/7447 E. 2023/282 K. 16.01.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/7447
KARAR NO : 2023/282
KARAR TARİHİ : 16.01.2023

MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi (İlk Derece Mahkemesi Sıfatıyla)
SAYISI : 2021/1 Esas, 2022/1 Karar
DAVA TARİHİ : 07.10.2020
HÜKÜM : Ret

Taraflar arasındaki hakem kararının iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesi sıfatıyla Bölge Adliye Mahkemesince davanın usulden reddine karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesi sıfatıyla Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; taraflar arasında imzalanan mutabakat anlaşmasının haklı nedenle feshi nedeniyle mutabakat bedelinin tahsili istemine dayalı olarak davalı tarafından hakem heyetine başvurulduğunu, Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB) Tahkim Divanı tarafından 29.01.2020 tarihli, 2019/4 numaralı tahkim dosyasında, davacının aleyhine olarak talebin kabulüne ve 3.600.000,00 euro mutabakat bedelinin faiziyle tahsiline karar verildiğini, ancak tahkim başvurusu ve tahkim kararının müvekkiline yasaya uygun şekilde tebliğ edilmediğini, tahkim yargılaması sırasında yapılan tebligatların usulsüz olduğunu, tahkim kararının da usulsüz tebliğ edildiğini, tahkim kararının, Ankara 5. Asliye Ticaret Mahkemesi nezdinde davalı tarafça açılan davanın dava dilekçesinin 23.09.2020 tarihinde tebliğ edilmesi ile öğrenildiğini, tahkim kararı tarihi itibariyle müvekkili şirket adresinin “…. Boğaz Sokak 28/3 Çankaya ANKARA” olduğunu, esasa ilişkin olarak ise müvekkilinin tahkim yargılaması sırasında usulüne uygun tebligat gerçekleştirilmediğinden hukuki dinlenilme hakkının ihlal edildiğini ileri sürerek hakem kararının iptaline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; tahkim yargılamasının ve tahkim kararının tahkim sözleşmesindeki adrese yapıldığını, yapılan araştırma sonucunda ise tebligatların davacının mevcut adreslerine yapılmış olduğunu, tebligatın geçerli olduğunu, bu nedenle iptal davası ikame edilmesinin, tahkim kararının icra edilebilirlik sürecini uzatmak amacıyla kötü niyet taşıdığını, 4686 sayılı Milletlerarası Tahkim Kanunu’na (4686 sayılı Kanun) göre iptali gereken bir husus olmadığını, davanın 30 günlük yasal süre içerisinde açılmadığını savunarak davanın usulden reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesi sıfatıyla Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı şirketin Çayyolu Şubesi’nden Hatay/İskenderun 5 Temmuz Şubesi’ne gönderilmesini takiben adres araştırması sonucunda 07.02.2020 tarihinde Ankara Cinnah Şubesi tarafından “Boğaz Sokak 28/3 Çankaya/ANKARA” adresinde bulunan Egemen İnşaat firmasından …’e teslimat sağlandığı, …’in 01.01.2017 tarihine kadar sigortalı çalıştığının 23.06.2022 tarihli Sosyal Güvenlik Kurumu cevabından anlaşıldığı, 4686 sayılı Kanun’un 14 üncü maddesinin (a) fıkrasına göre, hakem kararının hakem tarafından taraflara bildirileceği, aynı maddenin (c) fıkrasına göre, taraflarca aksi kararlaştırılmadıkça herhangi bir yazılı bildirimin bizzat gönderene ya da gönderenin yerleşim yerinin oturma yerine, iş yerine veya posta adresine teslim edildiği takdirde alınmış sayılacağının belirtildiği, buna göre hakem kararlarının tebliğinin değil bildiriminin esas alındığı, iş yerine yapılan bildirimde kanuna göre teslim edildiği tarih itibariyle taraflarca kararın alınmış olduğunun ispatlandığı, hakem kararı bildiriminin usulsüz olmadığı, mevzuata uygun şekilde davacının bildirim tarihindeki iş yerine teslim edilerek alındığının anlaşıldığı, davacı tarafa hakem kararı bildirimi 07.02.2020 tarihi itibariyle yapılmış olduğundan 30 günlük dava açma süresinden sonra 07.10.2020 tarihinde açılan iptal davasının açıldığı gerekçesiyle süresinde açılmayan davanın usulden reddine karar verilmiştir.

IV. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; tahkim kararının tebliğinin usulüne uygun olmadığını belirterek kararın kaldırılmasını istemiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, tahkim kararının tebliğinin usulüne uygun olup olmadığı noktasında toplanmaktadır.

2. İlgili Hukuk
1.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.

2.4686 sayılı Kanun’un 15 inci maddesi.

3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

V. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,

Dosyanın Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 16.01.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.