Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2022/749 E. 2023/4153 K. 05.07.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/749
KARAR NO : 2023/4153
KARAR TARİHİ : 05.07.2023

MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 22. Hukuk Dairesi
HÜKÜM : Esastan ret

Taraflar arasındaki el atmanın önlenmesi davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.

Kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildi. Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip, gereği düşünüldü.

I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili ile dava dışı şirket arasında 17.09.2010 tarihinden başlamak üzere 15 yıl süreyle kira sözleşmesi imzalandığını, davacı ile davalı şirket arasında ise kira sözleşmesine konu taşınmazda akaryakıt satış ve servis istasyonunun işletmeciliğine konu bayilik sözleşmesi imzalandığı, daha sonra anlaşmanın feshedildiğini, davalının artık akaryakıt istasyonunda faaliyet göstermesinin mümkün olmadığını, davalının bayilik sözleşmesinin sona ermesi nedeniyle Enerji Piyasası Denetleme Kurulu’na (EPDK) başvuruda bulunduğunu, dağıtım şirketi olarak ….’nin bayisi sıfatıyla almış olduğu bayilik lisansının iptal edildiğini, davalının ….’nin kirasını ödediği akaryakıt istasyonunu işgal ederek ve BP haricinde başka akaryakıt dağıtım şirketinden mal/akaryakıt alarak haksız kazanç sağladığını belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla davalının haksız el atmasının önlenmesine, taşınmazın üzerindeki mütemmim cüzleri ile birlikte müvekkiline teslimine karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; tapuya şerh edilen kira sözleşmesine istinaden kira sözleşmesi imzalandığını, müvekkilinin Rekabet Kurulu Kararları ve Tebliği gereğince taşınmazdaki hukuki ilişkinin tarafı olmadığını, 2010 yılında tesis edilen kira şerhinin 2015 yılı itibariyle yok hükmünde olduğunu, bundan dolayı davacının müvekkiline yönelik husumet yöneltmesinin mümkün olmadığını, davacı tarafından tahliye talebinde bulunulduğunu, davacının sunmuş olduğu dayanak belgenin 15 yıl süreli kira şerhli olduğunu, tapu kayıtlarının celbi sonrasında da kiracılık ilişkisinin devam ettiğini, sözleşmenin tek taraflı feshinin mümkün olmadığını, davacı kira ilişkisi olmadığını iddia etmiş ise de bayilik sözleşmesinin başlangıcından feshedildiği tarihe kadar aylık olarak kira bedelinin ödendiğini, istasyonun işletilmesi için zorunlu olan GSM ruhsatı yani işyeri açma ve çalıştırma ruhsatı için Ankara Büyükşehir Belediyesi kayıtlarında kira sözleşmesinin bulunduğunu, müvekkilinin davacı ile yapmış olduğu anlaşmaya dayalı olarak işlerine devam etmek istediğini, ancak davacı …’nin sözleşmeye aykırı ve rekabeti engelleyici fiyat politikası sonrasında, müvekkili şirketin sözleşmeyi fesh ettiğini, mahkemenin görev ve yetkisine itirazı olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı … AŞ lehine, dava konusu taşınmaz üzerinde 04.11.2010 tarihinden itibaren 15 yıl süreyle kira şerhinin bulunduğu, taraflar arasında imzalanan sözleşmelerin bayilik anlaşmasına ilişkin olduğu, salt kira sözleşmesinin söz konusu olmadığı, bu nedenle taraflar arasındaki uyuşmazlığın bayilik sözleşmesi hükümlerine göre çözümlenmesi gerektiği ve mahkemenin görevli olduğu, bayilik sözleşmesinin davalı tarafından tek taraflı olarak feshedilmiş olduğu, dava konusu taşınmazı kullanmasının bir dayanağının kalmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne, davalının Ankara ili … ilçesi …mahallesi 4794 ada 7 parsel sayılı taşınmaz üzerinde bulunan akaryakıt ve LPG servis ve satış istasyonu ve bu istasyona ait tesislere yönelik el atmanın önlenmesine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri
Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davanın sulh hukuk mahkemesinde görülmesi gerektiğini, ayrıca müvekkiline husumet de yöneltilemeyeceğini, davacı tarafça tapuya şerh edilmiş kira sözleşmesine dayalı hak iddia ederek alt kira sözleşmesinin feshinden bahisle müvekkil şirket aleyhine şahsi hakka dayalı el atmanın önlenmesi istemli dava açıldığını, ancak istasyonun işletilmesi için zorunlu olan GSM ruhsatı olarak bilinen işyeri açma ve çalıştırma ruhsatı için Ankara Büyükşehir Belediyesi kayıtları incelendiğinde yine kira sözleşmesinin bulunduğu ve istasyonun kiracı müvekkili tarafından işletilmekte olduğunu, sözleşmenin haklı sebeple feshi sonrasında o güne kadar kiracı sıfatıyla akaryakıt istasyonunda bulunan müvekkilinin bu defa işgalci gibi gösterilmesinin hatalı olduğu gibi, davacının gerçek dışı beyanlarla hareket etmiş olduğunu, aldığı kira bedellerine rağmen kiracılık ilişkisini kabul etmeyip huzurdaki dava yoluna başvurduğunu, müvekkilinin işgalci değil, kiracı olduğunu, kira sözleşmesine rağmen işgalci gibi değerlendirilerek verilen kararın kabulü mümkün olmadığını, haksız ve hukuki dayanaktan yoksun davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile taraflar arasında bayilik sözleşmesi bulunduğu, tapuya şerh edilmiş kira hakkı sahibi davacı şirket bu hakkın kendisine sağladığı kullanımı bayilik sözleşmesi olan davalıya devrettiği, bayilik sözleşmesinin sona ermesi ve davalının dava dışı başka bir akaryakıt dağıtıcı firma ile anlaşarak aynı adreste faaliyet göstermeye devam ettiği, buna göre davalının davada pasif dava ehliyetinin bulunması nedeniyle davalı aleyhine açılan davanın kabulüne karar verilmesinde bir usulsüzlük bulunmadığı, yasal düzenlemelere uygun isabetli, yeterli gerekçeyle karar verilmiş olduğu, ileri sürülen istinaf sebeplerinin mahkeme kararında usul ve esas yönünden yasaya aykırılığın olmadığı gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde belirtilen nedenlerle kararın bozulmasını istemiştir.

C.Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, bayilik sözleşmesi nedeniyle tapuya şerh edilen kira sözleşmesinden kaynaklanan müdahalenin men’i istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.

3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

05.07.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.