YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/793
KARAR NO : 2023/865
KARAR TARİHİ : 15.02.2023
MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
HÜKÜM : Kabul
Taraflar arasındaki menfi tespit davasının bozma ilamına uyularak yapılan yargılaması sonucunda Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiştir.
Mahkeme kararı, davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının dava konusu çeki hatır çeki olarak dava dışı … adlı kişiye verirken ilk keşide tarihinde tarafların anlaşamadığını ve davacının ilk tarihi çizerek kendi imzası ile tasdik edip ikinci tarihi attığını, bu sebeple davacının çekte iki imzasının bulunduğunu, süresi geçen çeki işler hâle getirmek için davacının imzası taklit edilerek tarih bölümünde oynama yapıldığını, … ya da Abhaz İnşaat Firmasının adını bilmedikleri yetkililerinin çeki sahte tarihle davalı bankaya vererek kredi kullandıklarını ileri sürerek dava konusu çekten dolayı davacının borçlu olmadığının ve çekin sahte olduğunun tespitine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; dava dışı Abhaz İnşaat Dekorasyon Ltd. Şti. ile davalı arasında akdedilen genel kredi sözleşmesi gereği firmaya kredi kullandırıldığını, davaya konu çekin davalı bankaya teslim edildiğini ve kredi borcu teminatına alındığını, davalı bankanın çekin iyi niyetli hamili olduğunu, çekin keşidecisi ve cirantasının bankaya karşı sorumlu olduğunu, çekte yapılan düzeltmeye ilişkin keşideciye ait paraf bulunduğundan bu çekten kaynaklanan borç bulunmadığı iddiasının hukukî dayanağı olmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
III. MAHKEME KARARLARI, BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Mahkemece Verilen İlk Karar
Mahkemece 24.11.2011 tarih, 2010/770 E. ve 2011/445 K. sayılı kararı ile keşideci imzasının ve keşide tarihinin düzeltilmesine ilişkin kısımda altta yer alan imzanın davacıya ait olduğu hususunda ihtilaf bulunmadığı, çekin kambiyo senedi vasfını taşıdığı, davacının çekin hatır çeki olduğunu iddia ettiği, bu davanın senet borçlusu tarafından sadece senedin lehtarı aleyhine açılabileceği gibi, şartları oluştuğunda 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun (6102 sayılı Kanun) 720 nci maddesi uyarınca yalnız hamile veya hamillere yahut da lehtar ile hamil aleyhine birlikte açılabileceği, davanın lehdar aleyhine açılması hâlinde davacının senedin karşılıksız olduğunu kanıtlamakla yükümlü olup lehdarla hamil aleyhine açılması hâlinde ise usûl hükümlerine göre önce lehdara karşı senedin bedelsiz olduğunu ispat etmesi ve bilahare hamile karşı da bedelsiz senedi bile bile kendisinin zararına hareketle iktisap ettiğini kanıtlamasının gerektiği, dava konusu çekin davalı banka tarafından dava dışı Abhaz İnşaat Ltd. Şti.’nin kredi borcunun teminatı olarak alındığının bildirildiği, davalının hamil olduğu, davacının senedin bedelsiz olduğunu kanıtlayamadığı, davalı bankanın bile bile kendisinin zararına hareketle senedi iktisap ettiğini de kanıtlayamadığı, davalının keşide tarihi yanındaki imzaların keşideciye ait olup olmadığını araştırma zorunluluğunun da bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekilince temyiz edilmiştir.
B. Bozma Kararı
Yargıtay 19. Hukuk Dairesinin 11.02.2019 tarih, 2017/4226 E. ve 2019/780 K. sayılı kararıyla davacı keşidecinin çekin keşide tarihinde yapılan son tahribatla ilgili herhangi bir paraf ve imzasının bulunmadığını ileri sürdüğü, davaya konu çekin incelenmesinde keşide tarihi kısmında iki kez karalama ve düzeltme yapıldığı, son olarak yazıyla keşide tarihinin üst kısmındaki imzanın davacı tarafından kabûl edilmediği gözetilerek keşide tarihinin üst kısmında bulunan imzanın davacıya ait olup olmadığı yönünde davacının imza incelemesine esas olacak keşide tarihine yakın önceki ve sonraki tarihli belge asıllarının resmî kurumlardan istenilerek davacının da mahkeme huzurunda usûlüne uygun yazı ve imza örnekleri alınmak suretiyle tüm deliller toplandıktan sonra grafoloji uzmanı bilirkişi aracılığıyla rapor alınarak şâyet keşide tarihinde düzeltme yapılan yerdeki imza davacıya ait değilse davalının kambiyo senedinden kaynaklanan alacak talebinde bulunamayacağı; ancak 6102 sayılı Kanun’un 732 nci maddesindeki sebepsiz zenginleşme hükümleri uyarınca talepte bulunabileceği gözetilerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerektiğine işaret edilerek karar bozulmuştur.
C. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemenin 14.09.2021 tarihli, 2019/277 E. ve 2021/482 K. sayılı kararı ile dava konusu keşide tarihinde tahrifat yapıldığı anlaşılan çekin 27.04.2010 tarihinde dava dışı Ahbaz İnş. Dek. Ltd. Şti. tarafından kredi teminatı olarak ciro yoluyla devralındığı, dava konusu çekin keşide tarihinin iki defa yazılıp karalandıktan sonra en son 10.12.2010 olarak yazıldığı, çekin ilk ve davacı tarafından tanzim edilen tarihinin tespit edilemediği, dava dışı lehdar şirket yetkilisinin Kocaeli 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 2011/439 E. sayılı dosyasında resmi belgede sahtecilik suçundan yargılandığı davada hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği, dava dışı şirket yetkilisinin ceza dosyasında mahkeme huzurunda alınan beyanlarında dava konusu çeki davacıdan hatır çeki olarak aldığını kabul ettiği, davalının banka ve tacir olduğu, ciro yoluyla dahi olsa devraldığı evrakta açıkça tahrifat olması ya da bu hususta şüphe bulunması halinde basiretli bir tacir, banka ve güven kurumu olarak gerekli araştırma ve incelemeyi yaptırması gerekirken tahrifatlı çeki devraldığı dikkate alındığında çeki iyi niyetle iktisap eden üçüncü kişi olarak kabulünün mümkün olmayacağı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
IV. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; müvekkilinin iyi niyetli hamil olmasından dolayı kendisine husumet yöneltilemeyeceğini, geçerli bir ciro silsilesi ile çeki elinde bulunduran iyi niyetli hamil olduğunu, tarihin keşideci tarafından paraflandığını, bu nedenle ciranta ile birlikte müvekkiline karşı sorumlulukları bulunduğunu, çekin illetten mücerret olduğunu, dayanılan raporun denetime elverişli olmadığını belirterek hükmün bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, menfi tespit istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6102 sayılı Kanun’un 780 inci maddesi
3. Değerlendirme
Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
V. KARAR
Açıklanan sebeple;
Davalı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine,
15.02.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
–