YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/843
KARAR NO : 2023/1047
KARAR TARİHİ : 22.02.2023
MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
SAYISI : 2018/28 Esas, 2019/451 Karar
HÜKÜM : Kısmen kabul
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının bozma ilamına uyularak yapılan yargılaması sonucunda Mahkemece davanın kısmen kabulüne kısmen reddine karar verilmiştir.
Mahkeme kararı, davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili ile dava dışı şirket arasında imzalanan kredi sözleşmesine teminat olarak davalı adına kayıtlı taşınmaz üzerine 180.000,00 TL limitli ipotek kurulduğunu, davalının ipotek akit tablosunun 5 inci maddesinde müşterek ve müteselsil kefil olarak sorumluluk altına girdiğini, borcun ödenmemesi nedeniyle giriştiği ilamsız icra takibine davalının itiraz ettiğini, takibin durduğunu, itirazın haksız olduğunu ileri sürerek itirazın iptali ile takibin devamına ve icra inkar tazmiatına karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili davaya cevap vermemiştir.
III. MAHKEME KARARLARI, BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Mahkemece Verilen İlk Karar
Mahkemece 10.03.2016 tarih, 2014/609 E. ve 2016/183 K. sayılı kararı ile davalı ipotek borçlusu hakkında aynı zamanda İstanbul 10. İcra Müdürlüğünün 2008/3829 sayılı dosyası ile ipoteğin paraya çevrilmesi yolu ile takip başlatıldığı ve takip konusu taşınmazın satışının gerçekleştirildiği, bu kez ipotek akit tablosunun 5 inci maddesindeki müteselsil kefalete ilişkin hüküm dayanak gösterilerek 180.000,00 TL asıl alacak ve 48,05 TL ihtiyati haciz gideri ve 220,00 TL ihtiyati haciz vekalet ücreti olmak üzere toplam 180.268,05 TL alacağın asıl alacağa işleyecek %54 temerrüt faizi ve faizin gider vergisi ile birlikte tahsili amacıyla takip başlatıldığı, 23.08.2013 takip tarihinden itibaren dava tarihi olan 24.01.2014 tarihine kadar sağlanan tahsilatlar öncelikle işlemiş faize mahsup edilmek suretiyle yapılan hesaplamada son ödeme tarihi itibariyle hesabın 29.427,56 TL eksi bakiye verdiği, bu itibarla davalı hakkında, davadan önce yapılan tahsilatlar dikkate alınmaksızın icra takibi açılmış olması ve itirazın iptali taleplerinin yerinde olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, davacı vekilince temyiz edilmiştir.
B. Bozma Kararı
Yargıtay 19. Hukuk Dairesinin 19.09.2017 tarih, 2016/19900 E. ve 2017/6042 K. sayılı kararıyla davalı tarafından dava dışı şirketin borçlarının teminatı olarak 12.11.2003 tarihinde 80.000,00 TL limit ile ipotek tesis edildiği, ipotek akdinin 5 inci maddesinde, “İpotek limiti miktarınca borcun tamamından müştereken ve müteselsilen kefil sıfatıyla da sorumlu olduğunu kabul ve taahhüt eder” düzenlemesinin mevcut olduğu, buna göre davalının aynı zamanda kefaletende borçlu olduğu, takip tarihi itibariyle bankanın 647,000 TL alacaklı olduğu ve kefalet limitinin 180.000 TL olduğu gözetilerek bir karar verilmesi gerekirken davanın reddine ilişkin kararın doğru görülmediğine işaret edilerek bozulmuştur.
C. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemenin 23.05.2019 tarih, 2018/28 E. ve 2019/451 K. sayılı kararı ile davacı banka tarafından borçlu şirket aleyhine 07.11.2007 tarihli ihtarname gönderilerek hesabın kat edildiği, davalı ipotek borçlusu kefile de 10.03.2008 tarihli ihtarnamenin keşide edildiği, 22.03.2008 tarihinde temerrütün oluştuğu, temerrüt tarihinden 28.08.2013 tarihine kadar sağlanan tahsilatlar değerlendirildiği, buna göre davalı tarafından dava dışı şirketin borçlarının teminatı olarak ipotek tesis edildiği, ipotek akdinin 5 inci maddesine göre davalının aynı zamanda kefaletende borçlu olduğu, takip tarihi itibariyle bankanın 647.000,00 TL alacaklı olduğu ve kefalet limitinin 180.000,00 TL olduğu gerekçesiyle alacağın likit itirazın haksız olması karşısında icra inkar tazminatı ile davanın kısmen kabulüne ve takipten sonra yapılan tahsilatların da infazda dikkate alınmasına karar verilmiştir.
IV. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; gayri nakdi kredilerin temlik dışı olduğunu, temlik itibariyle alacağın temlik kapsamı dışında olduğundan husumet yönünden bozulması gerektiğini, takipten sonra iki adet gayrimenkulün satılarak borcun bittiğini ve takibin kapatıldığını, takibin rehin açığı belgesine dayandığını bu belgenin davalı bakımından geçerli olmadığını, davalıya tebliğ edilen borç kat ihtarı olmadığını, borçlu asilin borç miktarının belirlenirken takipten önceki ödemelerinin değerlendirilmediğini, davalının kefilliğinin hukuki nitelendirilmesinin yapılmadığını, muacceliyet ve zamanaşımı itirazlarının değerlendirilmeden karar verildiğinden hukuka ve yasalara aykırı kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, ipotek belgesinde verilen kefalet nedeniyle davalının kredi sözleşmesi kapsamında kefilliğinden kaynaklı alacağa dayalı yapılan takibe itirazın haklı olup olmadığı hususuna ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1.2004 sayılı İcra İflas Kanunu 67 nci madde
3. Değerlendirme
Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
V. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davalı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine,
6100 sayılı Kanun’un geçici 3 üncü maddesi atfıyla uygulanmakta olan 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun 440 ıncı maddesi uyarınca kararın tebliğ tarihinden itibaren on beş gün içerisinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere,
22.02.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.