YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/905
KARAR NO : 2022/5564
KARAR TARİHİ : 07.09.2022
MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada İstanbul 7. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 10.12.2019 gün ve 2019/234 – 2019/833 sayılı kararı onayan Daire’nin 15.11.2021 gün ve 2020/4209 – 2021/6237 sayılı kararı aleyhinde davacı vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği de anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçeler, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği konuşulup düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili şirket ile davalı arasında 2 yılda bir yenilenen sözleşmeler ile yürütülen tek satıcılık ilişkisi bulunduğunu, müvekkili şirketin sözleşme kapsamında davalıya teminat mektubu verdiğini, ticari ilişki sorunsuz devam ederken, davalının herhangi bir borç bulunmamasına rağmen, alacak isteminde bulunarak elindeki teminat mektuplarını nakde çevirmek için talepte bulunduğunu, ayrıca dava açtığını, müvekkilinin iflastan kurtulabilmek için ipotek vermek zorunda kaldığını, ayrıca ek teminat mektupları ibraz ettiğini, uzun bir yargılama sürecinden sonra borçlu olunmadığına karar verilmiş ise de, müvekkilinin ipotek harcı ve teminat mektubu komisyon bedeli ödeyerek 180.000.-TL zarara uğradığını ileri sürerek, uğranılan zararın davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davacı, 12/07/2011 tarihli ıslah dilekçesi ile alacağa ödeme tarihlerinden itibaren faiz yürütülmesini, mahkemece kabul edilmez ise, alacağın 16/09/2009 tarihinden itibaren işleyecek ticari faiziyle davalıdan tahsilini istemiştir.
Davalı vekili, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılamaya göre; davacının faaliyet giderinin zarar olarak değerlendirilemeyeceği, zarar olarak değerlendirilse bile davalının dava açmasının haksız fiili olarak değerlendirilemeyeceği, davacının açtığı tazminat davasının şartları oluşmadığı gerekçesiyle davanın reddine dair verilen karar davacı vekilinin temyiz istemi üzerine Dairemizce onanmıştır.
Bu kez davacı vekili karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
Dosyadaki yazılara, mahkeme kararında belirtilip Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davacı vekilinin HUMK 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirisini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilinin karar düzeltme isteğinin HUMK 442. maddesi gereğince REDDİNE, alınması gereken 168,30 TL karar düzeltme harcı peşin ödenmiş olduğundan yeniden alınmasına yer olmadığına, 3506 sayılı Yasa ile değiştirilen HUMK 442/3. maddesi hükmü uyarınca, takdiren 709,50 TL para cezasının karar düzeltilmesini isteyen davacıdan alınarak Hazine’ye gelir kaydedilmesine, 07/09/2022 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.