Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2022/907 E. 2023/819 K. 13.02.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/907
KARAR NO : 2023/819
KARAR TARİHİ : 13.02.2023

MAHKEMESİ : … 4. Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
HÜKÜM : Kısmen kabul

Taraflar arasındaki tasarımdan kaynaklanan haklara tecavüz ve haksız rekabetten kaynaklanan maddi tazminat davasının bozma ilamına uyularak yapılan yargılaması sonucunda Mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Mahkeme kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin CLİO markası altında bayan konfeksiyon ürünleri imal edip pazarlamasını yaptığını, müvekkili adına Türk Patent ve Marka Kurumu (TPMK) nezdinde tescilli 2013/05648-2.1 sayılı bayan bluz tasarımının bulunduğunu, davalılardan …’nün müvekkili adına tescilli tasarıma konu ürünün benzerini Haze markası altında ürettiğini, söz konusu ürünün diğer davalı tarafından internet ortamında satışının yapıldığını, bu durumun yapılan delil tespitleriyle sabit olduğunu, müvekkilince Ankara 4. Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesinin 2014/263 E. sayılı dosyasında davalıların anılan eylemleri nedeniyle tasarımdan kaynaklanan haklara tecavüzün ve haksız rekabetin tespiti ve men’i ile manevi tazminat istemli dava açıldığını, bu davada maddi tazminata ilişkin haklarının saklı tutulduğunu, açılan bu davanın saklı tutulan maddi tazminat istemine yönelik olduğunu, her iki dava arasında irtibat bulunması nedeniyle dava dosyalarının birleştirilmesinin gerektiğini ileri sürerek belirsiz alacak davası olarak fazlaya dair haklar saklı kalmak kaydıyla şimdilik 100,00,00 TL maddi tazminatın 27.12.2013 tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalılardan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP
1.Davalı … davaya cevap vermemiştir.

2.Davalı Modanisa Elektronik Mağ. ve Tic. A.Ş. vekili cevap dilekçesinde; açılan davada davalıların yerleşim yeri olan İstanbul Fikri Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinin yetkili olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.

III. MAHKEME KARARLARI, BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Mahkeme Kararı
Mahkemenin 16.07.2018 tarih ve 2016/272 E., 2018/316 K. sayılı kararı ile davalı … hakkında açılan dava ile ilgili olarak davalı eyleminin 554 sayılı Endüstriyel Tasarımların Korunması Hakkında Kanun Hükmünde Kararname’ye (554 sayılı KHK) aykırılığının sabit olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, diğer davalı hakkında açılan davanın ise taklit ürünlerde sadece üretici ve ürettiği malı satan kişi veya kişilerce bu durumun bilinmesi mümkün iken resmi belge ile mal alanın da sorumlu olmasının hakkaniyete de aykırı olduğu gerekçesiyle reddine karar verilmiş, davalı … vekilince temyiz edilmiştir.

B. Bozma Kararı
Dairemizin 11.11.2019 tarih ve 2019/154 E., 2019/7077 K. sayılı kararıyla mahkemece davalı … ’nün modanisa.com isimli e-ticaret sitesi üzerinden taklit tasarımlı ürünlerin satılması şeklindeki eyleminin tasarım hakkına tecavüz niteliğinde olduğunun tespiti isabetli ise de davacı taraf tazminat seçeneğini 554 sayılı KHK’nın 52 nci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendine dayandırmış olup buna göre davalı mütecavizin rekabeti olmasaydı, davacının satmaktan mahrum kaldığı ürünleri satacak olsaydı ne miktarda fazla ürün satacağının ve edeceği net kârın tespitinin gerektiği, davalıya ticari defter ve kayıtlarını sunması için 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 220 nci maddesinin üçüncü fıkrasına göre ihtaratlı davetiye çıkartılması, buna rağmen sunulmaması halinde, bu konuda gerektiğinde davacı tarafın beyan ve iddiaları da dikkate alınarak davaya konu ürünlerin tür ve niteliği, müşteri potansiyeli ve müşteri çevresi ile gerektiğinde davalının ticari işletmesinde çalıştırdığı personel sayısı ve işletmenin büyüklüğü itibariyle en az kaç adet üretilip satışa konu yapılabileceği ve davalı bu ürünleri üretmeseydi bunlardan kaç adedinin davacı tarafından satılabilecek olduğu tespit edilerek belirlenen sayıdaki ürünün davacının satış fiyatı üzerinden satıldığında hangi miktarda kâr elde edebileceği hesaplanarak maddi tazminat hesabı yapılması gerekirken davacının yapmış olduğu satış miktarı kadar üretim ve satış yaptığının kabulüyle tazminat miktarının belirlenmesi ve bu doğrultuda hüküm kurulmasının doğru olmadığı gerekçesiyle kararın tazminat miktarı bakımından davalı … yararına bozulmasına karar verilmiştir.

C. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalılardan Modanisa firması yönünden açılan davanın reddine karar verildiği ve bozma sebebi yapılmayarak Modanisa firması yönünden kesinleştiğinden yeni dosyada taraf sıfatından çıkarıldığı, davalı vekiline 6100 sayılı Kanun’un 220’nci maddesinin üçüncü fıkrası kapsamında ilgili defter ve kayıtları sunması konusunda tebligat yapıldığı, tebligatın 19.01.2021 tarihinde yapıldığı belirtilen 2 haftalık süre içerisinde ilgili defter ve kayıtların sunulmadığından bozma ilamı kapsamında davacı tarafın dosyaya sunduğu delil ve belgelere göre maddi tazminat hesabının yapılmasına karar verildiği, davacı tarafından sunulan (internetten satın alınan) davalı … ‘ye ait olduğu dosyaya yansıtılan delillerle anlaşılan HAZE Tekstil markalı ürün ile davacı Deteks firmasına ait 2013/05648 sayılı tesçilli tasarım konusu ürünün aynı ürün olduğu, davacı taraf maddi tazminatını 554 sayılı KHK’nın 52 nci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendine dayandırdığı, alınan 24.05.2021 tarihli tarihli rapora göre davacının davalı … ’den talep edebileceği yoksun kalınan kazanç tutarının ise 2013 yılı için 23.249,46 TL ve 2014 yılı için 261,72 TL olmak üzere toplam 23.511,18 TL olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, davacı tarafça talep edilen maddi tazminat isteminden bilirkişi heyet raporunda belirtilen 23.511,18 TL’nin (23.249,46 TL’nin 27.12.2013 tarihinde, 261,72 TL’ninde 31.12.2014 tarihinden itibaren yürütülecek ticari faizi ile birlikte) davalı … ‘den alınıp davacıya verilmesine, davacının fazlaya ilişkin talebinin reddine karar verilmiştir.

IV. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; Mahkemece temyiz kanun yoluna tabi olacak şekilde hüküm kurulması gerekirken, istinaf kanun yoluna tabi hüküm kurmasının usul ve kanuna aykırı olduğunu, davalı …’nün ticari defter ve kayıtlarını ibraz etmediğinden maddi tazminat hesabına yönelik beyanlarını kabul etmiş sayıldığın; ancak Mahkemece bilirkişi raporunda ileri sürdükleri iddialara göre tazminat hesabı yapılmadığını, bozma ilamından önce 28.701,96 TL olarak hesaplanılan tazminat miktarından çok daha düşük bir miktar olan 23.511,18 TL tazminata hükmedildiğini, yapılan tazminat hesabının, bozma ilamına uygun olarak yapılmadığını, davalının üretim ve satış miktarının belirlenmesinden sonra tazminat hesabının belirlenmesi için müvekkilin tecavüze konu tasarımların üretim maliyetleri ile satış fiyatları arasındaki farkın (Ürün başına kâr) bulunması gerektiğini, davanın niteliği gereği bir haksız fiil olduğundan hakkaniyete ve piyasa ortalamalarına uygun bir tazminat hesabı yapılabilmesi için davalının üretim ve satış kapasitesinin 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun (6098 sayılı Kanun) 50 nci maddesi uyarınca piyasa ortalamalarına göre belirlenmesi gerektiğini, birden fazla kumaş ile birden fazla pastal kesim yapıldığında ise ürün adedi 500’ün katları şeklinde artmaktadır. Ortalama olarak bir tasarımdan 2500-3000 adet kesim üretim yapıldığını, davalının en az 2.500 adet üretim yaptığının kabul edilmesi gerektiğini belirterek kararın bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, tasarımdan kaynaklanan haklara tecavüz ve haksız rekabetten kaynaklanan maddi tazminat istemine ilişkin olup uyuşmazlık tazminata esas alınması gereken ürün adedinin doğru belirlenip belirlenmediği ile yoksun kalınan kara ilişkin hesaplamaların doğru olup olmadığına ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
1. 6100 sayılı Kanun’un geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrasının yollamasıyla 1086 sayılı Hukuk Usulu Muhakemeleri Kanunu’nun 26.09.2004 tarih ve 5236 sayılı Kanun’la yapılan değişiklikten önceki 427 ila 454 üncü maddeleri

2.6098 sayılı Kanun’un 50 nci maddesi, 554 sayılı KHK’nın 52 nci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi

3. Değerlendirme
Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davacı vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.

V. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davacı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,

Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine,

13.02.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.