YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/910
KARAR NO : 2023/859
KARAR TARİHİ : 15.02.2023
MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasındaki menfi tespit davasının bozma ilamına uyularak yapılan yargılaması sonucunda Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiştir.
Mahkeme kararı, davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı tarafından davacı şirket aleyhine takibe konan bononun sahte olarak, davacı şirket yetkilisine ait imzanın ele geçirilerek oluşturulduğunu iddia ederek müvekkili şirketin davalıya borçlu olmadığının tespitine, %20 oranında kötü niyetli takip tazminatına ve %15 oranında para cezasına karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davalının davacı şirkete borç para verip, karşılığında nakden kaydını taşıyan dava konusu bonoyu aldığını, davacı tarafın iddialarının doğru olmadığını savunarak davanın reddi ile %20 oranında tazminat ve %10 oranında para cezası istemiştir.
III. MAHKEME KARARLARI, BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Mahkemece Verilen İlk Karar
Mahkemece 16.06.2016 tarih, 2015/617 E. ve 2016/644 K. sayılı kararı ile dosya içinde davalı tarafça davacı şirkete hitaben düzenlenmiş 03.04.2015 tarihli davacı şirketten hiçbir alacağının kalmadığı yönünde ibranamenin bulunduğu, dava konusu senedin sahte olduğu iddiası ile ilgili savcılığa suç duyurusunda bulunulduğu, savcılık dosyasından alınan Adli Tıp Kurumu (ATK) raporuna göre senedin sahte olarak tanzim edildiğinin anlaşıldığı, davalı hakkında dava konusu bono ile ilgili açılan ceza davasının beklenilmesine gerek olmadığı gerekçesiyle davanın kabulü ile davacının davalıya 232.315,75 TL borçlu olmadığının tespiti ile davalı tarafından davacı aleyhine yürütülen İstanbul Anadolu 1. İcra Müdürlüğünün 2015/10624 E. sayılı takibin iptaline, davacının tazminat talebi ile para cezası talebinin reddine karar verilmiş, hüküm taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
B. Bozma Kararı
Dairemizin 01.11.2018 tarih, 2017/3788 E. ve 2018/5404 K. sayılı kararıyla davalı tarafından işçi alacakları ile ilgili olarak verilen ibranamenin davalının alacaklı olduğu dava konusu bonoyu da kapsadığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiş ise de ibraname içeriğinin bu yönde bir kabule uygun olmadığı, davalı hakkında yürütülen, dava konusu bono ile ilgili ceza dava dosyasının derdest olduğu, mahkemece bu ceza dava dosyasının neticesi beklenilmesi gerektiği gerekçesiyle hüküm davalı taraf lehine bozulmuş, davacı vekilinin temyiz itirazları incelenmemiştir.
C. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu bonoya ilişkin ceza kararı kesinleşmekle davacı bakımından kesin delil niteliği taşıdığı, davaya konu bononun taraflar arasında bir anlaşma olmaksızın davalı tarafından hukuka aykırı bir şekilde doldurulduğunun kesin delil ile ispat edildiği, davalının sahte bono düzenlemek ve bunu icraya konu etmekte kötü niyetli olduğu gerekçesiyle davanın kabulü ile davacının İstanbul 1. İcra Müdürlüğünün 2015/10624 E. sayılı dosyasından takibe konulan 01.08.2014 tanzim tarihli 230.000,000 TL bedelli 21.04.2015 vadeli keşidecisi Vetraco İletişim Hizmetleri Ltd. Şti. lehtarı … olan bonodan dolayı davalıya borçlu olmadığının tespitine, davalının bedelsiz olduğunu bildiği senedi takibe koymakta haksız ve kötü niyetli olduğu anlaşıldığından alacaklı lehine senet bedelinin %20 oranında 46.000,00 TL kötü niyet tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
IV. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle bononun nakden kaydı ile davacı şirket yetkilisince imzalandığını, dava dilekçesi ekindeki mütalaanın muğlak olduğunu, davacının hem ibranameye hem de sahteliğe dayanmasının kötü niyet olduğunu, ibranamenin somut olayla ilgisinin bulunmadığını, anılan ceza dosyasına ilişkin Anayasa Mahkemesine başvuru yapılmış olup bunun sonucunun beklenmesi gerektiğini, ceza dosyasında verilen mahkumiyet hükmünün haksız olduğunu, ceza dosyasında alınan raporların çelişkili olduğunu, davalının davacıya borç verebilecek ekonomik güçte olduğunu, anılan meblağın ceza dosyasında katılan olan Yüksel Kahrıman’a ev tutması için verildiğini, esasa girilerek bilirkişi raporu alınması gerektiğini belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, bonoya dayalı menfi tespit istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
2004 sayılı İcra İflas Kanunu’nun (2004 sayılı Kanun) 72 nci maddesi.
3. Değerlendirme
Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalı vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
V. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davalı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine,
15.02.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.