Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2022/967 E. 2023/4091 K. 04.07.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/967
KARAR NO : 2023/4091
KARAR TARİHİ : 04.07.2023

MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2020/129 Esas, 2021/1232 Karar
HÜKÜM : Kabul
İLK DERECE
MAHKEMESİ : Ankara 1. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2017/353 E., 2019/431 K.

Taraflar arasındaki Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu (YİDK) kararının iptali ve marka hükümsüzlüğü davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.

Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi davalı TPMK vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı gerçek kişinin “İYAD İstanbul Yeni Asya Eğitim Sosyal Kültür ve Yardımlaşma Derneği” ibareli marka başvurusuna “YENİ ASYA” ibareli tanınmış markalarına dayanarak yaptıkları itirazın nihai olarak YİDK tarafından reddedildiğini, marka başvuruna itiraza mesnet markaların hepsinin incelenmediğini, müvekkilinin “YENİ ASYA” ibareli markaları ile dava konusu başvuru arasında iltibas tehlikesinin bulunduğunu, dava konusu başvuruda müvekkilinin markalarının asıl unsurunun aynen yer aldığı gibi tescil edilmek isteten 41. sınıf hizmetlerin itiraz dayanak markalarının tescili kapsamında yer alan mal ve hizmetlerle aynı ve benzer bulunduğunu, öte yandan davalı gerçek kişinin kötüniyetli olduğunu, davalının müvekkili şirketin kurucusu olduğu Yeni Asya Eğitim Kültür ve Araştırma Vakfında 26.09.2007 tarihinde işe başlayıp 13.03.2016 tarihinde işten ayrıldığını, bu itibarla müvekkilinin “YENİ ASYA” ibareli markalarından haberdar olduğunu, davalının kuracağı ya da kuruduğu derneğe isim seçerken de “YENİ ASYA” ibaresini bilinçli olarak tercih ettiğini ileri sürerek 2017-M-6335 sayılı YİDK kararının iptalini ve dava konusu başvurunun tescili halinde hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP
1.Davalı … davaya cevap vermemiştir.

2. Davalı TPMK vekili cevap dilekçesinde, taraf markaları arasında görsel, işitsel ve anlamsal olarak benzerlik bulunmadığını, davacının tanınmışlık ve kötüniyet iddialarının yerinde olmadığını, müvekkili Kurum kararının usul ve yasaya uygun bulunduğunu savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile taraf markalarının asli unsurlarının “İYAD” ve “yeni asya” şeklinde birbirinden farklı işaretlerden oluşması karşısında marka işaretleri arasında bir benzerlik ve/veya ilişkilendirilme durumunun söz konusu olmayacağı, davacının itirazına dayanak marklarının tanınmış olduğu isptalanamadığı gibi taraf marka işaretleri arasında benzerlik bulunmadığından 556 sayılı Markaların Korunması Hakkında Kanun Hükmünde Kararname’nin (556 sayılı KHK) 8 inci maddesinin dördüncü fıkrasının uygulama imkanı bulunmadığı, kötüniyet iddiasının da ispatlanamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; taraf markaları arasında iltiba tehlikesi bulunduğunu, dava konusu başvurudaki asli unsurun “YENİ ASYA” ibaresi olduğunu, mahkeme kararının eksik incelmeye dayalı bulunduğunu, ayrıldığı işyerinin/vakfın sahibi olduğu “Yeni Asya” ismini/markasını markasal biçimde kullanmaya niyetlenen davalının kötü niyetli olduğunu belirterek kararın kaldırılmasını istemiştir

C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dosyaya sunulan Sosyal Güvenlik Kurumu kayıtlarından davalı …’ın bahsi geçen Vakıfta 26.09.2007 tarihinde işe başladığı, dava konusu marka başvurusunu yaptıktan 9 gün sonra işten ayrıldığı anlaşılmakta olup davalının çalıştığı vakıf unvanının asıl unsuru olan “Yeni Asya ” ibaresini yine bir dernek ismi olarak üstelik daha önce çalıştığı vakıfla bağlantılı olduğunu izlenimini yaratacak şekilde yaptığı marka başvurusunun kötü niyetli olduğu ve kötüniyetin bölünemeyeceği gözetilerek davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçe ile davanın reddine karar verilmesinin doğru olmadığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmünün kaldırılmasına, yeniden esas hakkında hüküm kurulmasına, davanın kabulüne, YİDK’in 02.08.2017 tarih, 2017-M-6335 sayılı kararının iptaline, dava konusu marka tescil edilmediğinden hükümsüzlük talebi konusunda karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı TPMK vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davalı TPMK vekili temyiz dilekçesinde özetle; taraf markalarının görsel, işitsel ve anlamsal düzeyde farklı olup iltibas ihtimali doğmadığını, davalı … başvurusunun baskın unsurunun İYAD ibaresi olduğunu, davaya konu başvuruda kelime unsurunun yanında şekil unsurunun da bulunduğunu, taraf markalarının farklı şekil unsurları içerdiklerini, davalı başvurusunda davacı markasına benzer bir kullanımın olmadığını, markalar arası ayırt ediciliğin sağlandığını, marka başvusunun kötüniyetli olduğuna ilişkin dosyada yeterli delilin bulunmadığını, 556 sayılı KHK’nın 8 inci maddesinin dördüncü fıkrası şartlarının gerçekleşmediğini belirterek kararın bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, davacı markası ile davalı … tescil başvurusuna konu ibarenin ayırt edilemeyecek nitelikte benzer olduğu ve davalının tescil başvurusunda kötü niyetli olduğu iddialarına dayanan YİDK kararın iptali ile marka hükümsüzlüğü istemlerine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.

2.556 sayılı KHK’nın 8 inci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi.

3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı TPMK vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

04.07.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.