YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/980
KARAR NO : 2023/4134
KARAR TARİHİ : 05.07.2023
MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2021/1971 Esas, 2021/1733 Karar
HÜKÜM : Esastan ret; davanın açılmamış sayılması
İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul 3. Asliye Ticaret Mahkemesi
SAYISI : 2017/1112 E., 2021/348 K.
Taraflar arasındaki tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın açılmamış sayılması karar verilmiştir.
Kararın asıl ve birleşen davada davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı asıl ve birleşen davada davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
1.Asıl davada davacı vekili dava dilekçesinde; davalı şirketin kredi borcuna teminat teşkil etmek üzere tarafların arasında ticari işletme rehni sözleşmesi imzalandığını, ancak İcra Hukuk Mahkemesinde görülen kıymet takdirine itiraz davasında “Fiat Hitachi Hell Loader” olan rehinli unsurların yerinde görülemediğini, davalı şirketin gerekli ihtimamı göstermediğini ve davacının muvafakatı olmadan üçüncü kişiye satılan malzemeler nedeniyle rehin değerinin düştüğünü ileri sürerek bu nispette ek teminat verilmesini, aksi takdirde teminat noksanına tekabül eden tutarın ödenmesini talep etmiştir.
2. Birleşen davada davacı vekili dava dilekçesinde; asıl davada ileri sürdüğü sebeplerle “Silo, Vei Milleniım Mobil, Somun Sökme Sappower, Tesis Scrobe, Çukurova Forklift, Laboratuar, Dizel Forklift, Odaksan, Kum Karıştırıcı” olan rehinli unsurların yerinde görülmediğini ileri sürerek bu nispette ek teminat verilmesini, aksi takdirde teminat noksanına tekabül eden tutarın ödenmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Asıl ve birleşen davada davalı vekili cevap dilekçesi sunmamıştır.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile tarafların duruşmaya katılmamaları ve mazerette bildirmemeleri nedeniyle mahkemenin 16.12.2020 tarihli oturumunda dosyanın 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 150 inci maddesi uyarınca işlemden kaldırıldığı, davacının yenileme talebi üzerine davanın yenilendiği, yenileme tensip zaptı ve duruşma gününün davacı vekiline tebliğ edildiği, ancak mahkemenin 16.06.2021 tarihli oturumunda yapılan duruşmaya yine tarafların katılmadıkları ve mazeret dilekçesi de sunmadıkları gerekçesiyle ikinci kez takipsiz bırakılan davanın 6100 sayılı Kanun’un 150 inci maddesi ve 320 inci maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca açılmamış sayılmasına karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde asıl ve birleşen davada davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Asıl ve birleşen davada davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; asıl davanın basit yargılama usulüne, birleşen davanın ise değeri itibariyle yazılı yargılama usulüne tabi olduğunu, birleşen davanın açıldığı tarih itibariyle yazılı yargılama usulüne tabi olduğunu, basit yargılama usulüne tabi olan ticari davalar ile ilgili parasal sınırın 28.07.2020 tarihinde yeniden düzenlendiğini ve 500.000,00 TL’ye yükseltildiğini, her davanın açıldığı tarihteki koşullara göre değerlendirilmesi gerektiğini savunarak kararın kaldırılmasını istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile asıl ve birleşen davanın açıldığı tarih itibariyle yazılı yargılama usulüne tabi olduğu, bununla birlikte 15.03.2018 tarihinden itibaren birleşen davanın ise 28.07.2020 tarihinde basit yargılama usulüne tabi hale geldiği, kanun değişikliğinin yürürlüğe girdiği tarihten itibaren 6100 sayılı Kanun’un 320 nci maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca davanın birden fazla takipsiz bırakılması halinde davanın açılmamış sayılacağı, dosyanın ilk defa bu kanun değişikliğinden sonra işlemden kaldırıldığı, bu itibarla asıl ve birleşen dava basit yargılama usulüne tabi olduğundan davanın yeniden takipsiz bırakıldığı oturumda davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığı gerekçesiyle asıl ve birleşen davada davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde asıl ve birleşen davada davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Asıl ve birleşen davada davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf sebeplerini tekrar ederek kararın kaldırılmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, davada 6100 sayılı Kanun’un 150 inci maddesi ve 320 inci maddesinin dördüncü fıkrası şartlarının oluşup oluşmadığı noktasında toplanmaktadır.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Kanun’un 150 inci maddesi ve 320 inci maddesinin dördüncü fıkrası
3. Değerlendirme
Dava, rehinli unsurların yerinde görülmemesi nedeniyle teminat noksanına karşılık gelen tutarın ödenmesi ya da ek teminat gösterilmesi istemine ilişkindir.
İlk derece mahkemesince tarafların duruşmaya katılmamaları ve mazeret de bildirmemeleri nedeniyle ikinci kez takipsiz bırakılan davanın açılmamış sayılmasına karar verilmiş, Bölge adliye mahkemesince asıl ve birleşen davada davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Ancak, oturumun 16.12.2020 tarihine bırakıldığı 21.10.2020 tarihli celsede, davacı vekilince mazeret dilekçesi verilmiş, mahkemece “davacı vekilinin mazeretinin kabulüne, duruşma gününü davacı vekilinin UYAP’dan öğrenilmesine” karar verilmiştir. Ne var ki, 6100 sayılı Kanun’da duruşma gün ve saatinin UYAP’dan öğrenilmesi usulü bulunmamaktadır.
O halde, Mahkemece davacı vekilinin mazereti kabul edildiğine göre, 16.12.2020 tarihli yeni duruşma günü davacı vekiline 7201 sayılı Tebligat Kanunu’na göre usulüne uygun bir şekilde bildirilmeden, belirtilen tarihte davacı vekilinin duruşmaya katılmadığından bahisle dosyanın işlemden kaldırılması ve neticede yazılı şekilde davanın açılmamış sayılması yönünde hüküm tesisi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
1. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,
2. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,
Peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde ilgiliye iadesine,
Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
05.07.2023 tarihinde oy çokluğuyla karar verildi
KARŞI OY
Davacı vekilinin mazeret dilekçesi üzerine 21.10.2020 tarihli duruşma da mazeretin kabulü ile duruşma gününün uyaptan öğrenilmesine karar verilmiş, bilahare davacı vekilinin müteakip duruşmaya gelmemesi üzerine dosyanın işlemden kaldırılmasına 16.12.2020 tarihinde karar verilmiş, işlemden kaldırılan dosya ise davacı vekili tarafından 09.02.2021 tarihinde yenilenmiştir. Davanın yenilenmesinden sonra davacı vekili tarafından bilirkişi raporuna karşı beyan dilekçesi dosyaya konulmuş, mahkemece 08.04.2021 tarihli ara kararı kurulmuştur.
Davacı vekilinin mazeretsiz olarak duruşmaya gelmemesi üzerine bu kez 16.06.2021 tarihinde davanın açılmamış sayılmasına karar verilmiştir.
Davacı vekili işbu kararı özetle, asıl davanın basit yargılama, birleşen davanın yazılı yargılama usulüne tabi olduğu, her davanın, davanın açıldığı tarihteki koşullara göre değerlendirilmesi gerektiği, birleşen davanın, davanın açılış tarihi itibariyle basit yargılamaya tabi olmayan birleşen dava yönünden dosyanın işlemden kaldırılmasına karar verilmesi gerekirken birleşen dosyayı da kapsayacak şekilde karar verilmesinin doğru olmadığı gerekçesiyle bozulmasını istemiştir.
Davacının temyiz talebinden içeriği de dikkate alındığında Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanması gerektiğini düşündüğümden sayın çoğunluğun bozma yönündeki görüşüne katılmamaktayım.