Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2022/985 E. 2023/4084 K. 03.07.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/985
KARAR NO : 2023/4084
KARAR TARİHİ : 03.07.2023

MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi
HÜKÜM : Yeniden hüküm tesisi ile davanın reddi

Taraflar arasındaki alacak davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili şirkete davalı bankadan 18.04.2013 tarihinde 10 yıl süreli 5.000.000,00 TL limitli kredi tahsisi yapıldığını, krediyi düzenli olarak ödediğini ve 2015 yılı nisan ayında mali durumu iyileştiğinden kredi ve faiz yükünden kurtulma amacı ile erken kapama talep ettiğini, erken kapama komisyonu olarak müvekkili şirketten 161,193,22 TL alındığını, taraflar arasındaki sözleşmede erken ödeme halinde %10 nispetinde komisyon alınacağına dair hüküm bulunmadığını, sözleşmenin 2.10.10 numaralı maddesinde bu rakamın en fazla %2 olabileceğinin yazılı olduğunu ileri sürerek erken kapama komisyonu adı altında davalı banka tarafından müvekkili şirketten fazladan tahsil edilen 128.954,00 TL’nin davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; müvekkili bankanın sözleşme gereği, erken ödeme komisyonu talep hakkının olduğunu, davacının erken kapama talebine istinaden, müvekkili banka tarafından Türkiye İş Bankasına hitaben 08.05.2015 tarihli yazı verilerek davacının kullandığı kredilere ait 08.05.2015 tarihi itibariyle %10 erken kapama komisyonuyla birlikte ödenmesi halindeki kapama bakiyesi belirttiğini ve ipoteğin fek edileceğinin bildirildiğini ve yazıda %10 oranında erken kapama komisyonu alınacağı da açıkça ifade edildiğini, bunun üzerine davacı tarafın 11.05.2015 tarihli dilekçesi ile tüm kredi detaylarına açıkça ver vermek suretiyle kredilerin %10 erken kapama cezasıyla beraber erken kapatılmasını talep ettiğini, davacının kredi kapama tutarına itirazda bulunmaksızın borcunu rızası ile vadeden önce ödediğini, sözleşmenin “erken ödeme” başlıklı 2.8.1 maddesinde; “Banka, erken ödeme isteğini kabul ederse, bunun şartlarını bildirir ve maruz kalacağ zarar ve maliyetleri, erken ödeme nedeniyle doğabilecek vergi vs. gibi yükümlülükleri müşteriden talep edebilir” hükmü yer aldığını savunarak davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile taraflar arasında, genel kredi sözleşmesi akdedilerek davacıya kredi tahsis edildiği, davacının 11.05.2015 tarihli dilekçesi ile kredi borcunun kapatılmasını talep ettiği, davacıdan %10 oranında erken ödeme komisyonu tahsil edildiği, özel ve devlet bankalarınca uygulanan erken ödeme komisyon oranı ortalamasının %3,5 olduğu, genel kredi sözleşmesinde müzakere edilmemesine rağmen davacıdan %10 oranında erken ödeme komisyonu tahsil edildiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile 108.805,42 TL’nin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri
Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; tahsil edilen erken kapama komisyonunun sözleşme ve kanuna uygun olduğunun bilirkişi raporunda tespit edildiğini, diğer bankaların oranları dikkate alınarak bir durum tespiti yapılması gerektiği kabul edilse bile bu bankaların müvekkili banka ile aynı statüdeki özel bankalar olması gerektiğini, bilirkişi raporunda devlet bankaları dikkate alınarak onların bildirdiği %2’lik orana göre hesap yapıldığını, her kredinin kapatıldığı tarihteki piyasa koşullarına göre yaratacağı maliyet farklı olduğundan erken kapama halinde her kredi için ayrı olarak erken kapama oranının belirlenmesi gerektiğini, davacı tarafın kendi rızası ve iradesi ile yazıyı hazırlayıp imzaladığını ve müvekkili bankaya verdiğini belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile taraflar arasındaki ticari kredi sözleşmesinin 2.8.1. maddesinde “Müşterinin bakiye borcunu kısmen veya tamamen vadesinden önce ödemesi bankanın kabulüne bağlıdır. Müşteri, Banka’nın muvafakatine dayanmayan erken ödeme nedeniyle faiz ve indirim dahil herhangi bir talepte bulunamaz. Erken ödemede bulunmak isteyen Müşteri, erken ödeme yapmak istediği tarihten 5 iş günü önce Banka’ya yazılı olarak başvurur. Banka, erken ödeme isteğini kabul ederse, bunun şartlarını bildirir ve bundan kaynaklanacak tüm masraflar ile maruz kalacağı kâr mahrumiyeti, zarar ve maliyetleri, erken ödeme nedeniyle doğabilecek vergi, KKDF gibi mali yükümlülükleri Müşteri’den talep edebilir. Müşteri, belirlenen ödeme planı dışında yapacağı ödemeler için, erken ödemeden kaynaklanacak tüm masraflar ile Banka’nın maruz kalacağı kâr mahrumiyeti, zarar ve maliyetlerine karşılık gelmek üzere talep edeceği erken ödeme komisyonunu ve bu komisyon üzerinden hesap edilecek vergi,vs yükümlülükleri ödemeyi kabul eder.” düzenlemesine yer verildiği, sözleşmede ne oranda erken kapama ücretinin alınacağı konusunda bir hüküm bulunmadığı, davacının eken ödeme isteğini 11.05.2015 tarihinde Bankaya yazılı olarak bildirdiği, bankanın, davacının erken ödeme isteğini kabul ettiği, bunun şartlarını aynı gün içerisinde davacıya e-mail ile bildirdiği, 1.611.932,02 TL erken kapama bakiyesi + %10 oranında 161.193,21 TL kapama cezası + 8.059,68 TL Banka ve Sigorta Muameleleri Vergisi bakiye borcu davacıdan talep ettiği, davacının, aynı 11.05.2015 tarihinde davalı Bankaya hitaben ” … Başakşehir Sağ. … Şti. adına … yatırım kredilerinin %10 erken kapama cezasıyla beraber erken kapatılmasını ve ipotek fek işlemleri için gereğinin yapılmasını rica ederiz.’ şeklinde erken kapama cezasını kabul ettiğini bildirdiği, 2015 yılında davalı banka tarafından Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası’na (TCMB) bildirilen erken kapama faiz oranının bakiye borcun %10’u olduğu, davalı bankanın sözleşmede kararlaştırıldığı üzere, davacının erken kapama için yapmış olduğu müracaat üzerine davalı bankanın kalan bakiye bedel üzerinden oranı da belirtilmek sureti ile erken kapama komisyonu hesapladığı ve davacının bu oran üzerinden erken kapama komisyonunu kabul ederek ödemeyi yapıp bankaya olan borcunu kapattığı, borç ifa edilerek sona erdikten sonra davacının oran bildirerek kesinti yapılması istediği gözetilmeyerek davanın kısmen kabulüne karar verilmesinin yerinde olmadığı, davacı şirketin basiretli tacir olması gerekliliği dikkate alındığında, banka tarafından teklif edilen oranı kabul ederek borcu kapattığı, borcun ifasından sonra erken kapama tutarının fazla tahsil edildiğinin ileri sürülmesini hukuk düzeninin korumayacağı, davanın reddine karar verilmesi gerekirken davanın kısmen kabulüne karar verilmesinin doğru olmadığı gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmünün kaldırılmasına, yeniden esas hakkında hüküm kurulmasına, davanın reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; taraflar arasındaki sözleşmede %10 erken kapama komisyonu alınacağına dair bir hüküm bulunmadığını, bilakis sözleşmenin 2.10.10. maddesinde “Müşteri, talep ettiği ve Banka’ca kendisine tahsis edilen krediyi kullanmaktan tek taraflı iradesi ile vazgeçmesi veya kendisinden kaynaklanan sebeplerle taahhüt ettiği kredi koşullarını yerine getirememesi halinde, Banka’nın kullandırıma ayrılan kredinin kullanılmamasından uğradığı/ uğrayacağı maliyet ve getiri zararlarına karşılık olmak üzere, ayrıca bu kredi için harcanan emek, ilgili kredinin dosyalama, ekspertiz masrafları vs. masraflar nedeniyle söz konusu zararların giderilmesini teminen kredi limitinin %2 oranına kadar olmak üzere cezai şart ödemeyi; ancak Banka zararlarının cezai şart oranı üzerinde olması durumunda, Banka’nın uğradığı/uğrayacağı zararları da ayrıca nakden ve def’aten derhal ödemeyi kabul eder.” düzenlemesine yer verildiğini, Yargıtay kararlarında da %2 emsal oranınını benimsenmesine dair emsaller olduğunu, davalı bankanın, davacı başvurusundan önce TCMB’ye iletilmiş bir erken kapama komisyon oranının olmadığını, başvuruları üzerine aceleyle TCMB’ye oran bildirilmesinin dürüstlük kuralına aykırı olduğunu, 10.02.2020 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanan TCMB Tebliğine göre de erken kapama oranının daha düşük belirlendiğini, bankalar ortalaması %2 veya %3,5 iken davalı tarafından uygulanan erken kapama komisyon oranının hakkaniyete aykırı olduğunu, davacının ipotekleri kaldırmak zorunda kalmasından yararlandığını belirterek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, davacı tarafından kullanılan ticari kredinin belirlenen süreden önce erken kapatılması nedeniyle, davalı banka tarafından davacıdan alınan bakiye borcun %10 oranındaki erken kapama komisyonunun iadesi istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.

2. 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 77 ve devamı maddeleri ile 96 ncı maddesi.

3. Değerlendirme
1.Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

03.07.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.