YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2023/1002
KARAR NO : 2023/7290
KARAR TARİHİ : 12.12.2023
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : İstanbul 3.Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2021/480 Esas, 2022/106 Karar
vekili Avukat …
vekili Avukat …
DAVA TARİHİ :
HÜKÜM : Karar verilmesine yer olmadığına
Taraflar arasındaki markanın kullanmama nedeniyle iptali davasının bozma ilamına uyularak yapılan yargılaması sonucunda Mahkemece, karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
Mahkeme kararı, davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davalının adına tescilli olan 2005/40508 ve 114410 sayılı markaları tescilli olduğu sınıflarda kullanmadığını ileri sürerek 114410 sayılı markanın 21. sınıfta yer … mallar bakımından, 2005/40508 sayılı markanın ise 19., 20., 21. sınıftaki mallarla 35. sınıftaki hizmetler bakımından kullanmama nedeniyle iptaline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; 114410 sayılı markanın 21. sınıfta değil 3. ve 5. sınıflarda yer … mallarda tescilli olduğunu, bu nedenle bu markaya ilişkin talebin reddi gerektiğini, 2005/40508 sayılı markanın, Türk Patent ve Marka Kurumu nezdinde tutulan … sicilde, 02169 numarasıyla, kişisel bakım, temizlik ve kozmetik ürünlerinde tanınmış marka olarak tescilli olduğunu, müvekkilinin tanınmış olan bu markasını, itibarını zedelememek ve sulandırılmasını engellemek amacıyla 19., 20., 21. sınıftaki mallarla 35. sınıftaki hizmetler bakımından kullanmadığını, kullanmamanın haklı nedene dayandığını savunarak davanın reddini istemiştir.
III. MAHKEME KARARI, BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Mahkemece Verilen Karar
Mahkemenin 08.03.2018 tarihli, 2017/17 E., 2018/78 K. sayılı kararı ile 556 sayılı Markaların Korunması Hakkında Kanun Hükmünde Kararname’nin (556 sayılı KHK) davanın yasal dayanağını oluşturan 14 üncü maddesinin Anayasa Mahkemesinin 06.01.2017 tarihinde Resmi Gazetede yayımlanan kararıyla iptal edildiği ve bu nedenle 06.01.2017 tarihinden önce açılmış olan tüm kullanmama nedeniyle iptal davaları bakımından yasal boşluk oluştuğu gerekçesiyle esas hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiş, hüküm, davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
B. Bozma Kararı
1.Dairemizin 16.09.2019 tarihli, 2018/3901 E., 2019/5436 K. sayılı kararı ile “Mahkemece, yasal dayanağı bulunmayan davanın reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesinin doğru olmadığı, bu nedenle hükmün bozulması gerektiği ancak anılan yanlışlığın giderilmesi için yeniden yargılama yapılmasına gerek bulunmadığı” gerekçesiyle hükmün anılan husus bakımından düzeltilerek onanmasına karar verilmiş, davalı vekili, Dairemiz ilamına karşı karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
2.Dairemizin 06.04.2021 tarihli, 2019/5390 E., 2021/3380 K. sayılı kararı ile “Mahkemece, davanın konusuz kaldığı gözetilerek 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 331 … maddesinin birinci fıkrası uyarınca davanın açıldığı tarihteki haklılık durumuna göre yargılama gideri ve vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken yazılı şekilde, taraflarca yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerlerinde bırakılmasına ve taraflar yararına vekalet ücreti takdirine yer olmadığına karar verilmesinin doğru olmadığı” gerekçesiyle Dairemizin düzelterek onama kararının kaldırılmasına, hükmün bozulmasına ve dosyanın mahkemeye gönderilmesine karar verilmiştir.
C. Mahkemece Bozma İlamına Uyularak Verilen Karar
Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın açıldığı tarihteki haklılık durumunun tespiti için 6100 sayılı Kanun’un 266 ıncı maddesi gereğince bilirkişi incelemesi yaptırılmasına karar verildiği, bu amaçla 24.01.2022 tarihli duruşmada davacı vekiline bilirkişi incelemesi için gerekli gider avansını ikmal etmesi için 2 haftalık kesin süre verildiği ancak davacı vekilinin verilen kesin süreye rağmen eksik avansı ikmal etmediği, bu nedenle davacı yanın davanın açıldığı tarihte haklı olduğunu ispatlayamadığı gerekçesiyle konusuz kalan davanın esası hakkında karar verilmesine yer olmadığına ve davacının yargılama gideri ve vekalet ücretinden sorumlu tutulmasına karar verilmiştir.
IV. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunulmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; davanın açıldığı tarihteki haklılık durumunun, hakimlik mesleğinin gerektirdiği hukuki bilgiyle çözümlenebilecek bir mesele olup belirtilen hususun tespiti için bilirkişi incelemesine gerek bulunmadığını, Mahkemece verilen ara kararın gereğini bu nedenle yerine getirmediklerini belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, konusuz kalan iş bu davada, davanın açıldığı tarihteki haklılık durumunun ne olduğu ve buradan varılacak sonuca göre tarafların yargılama giderleri ve vekalet ücretinden hangi nispette sorumlu oldukları noktasında toplanmaktadır.
2. İlgili Hukuk
556 sayılı KHK’nın 14 üncü maddesi, 6100 sayılı Kanun’un, 226 ıncı, 324 üncü ve 331 … maddeleri.
3. Değerlendirme
1.Dava, davalı adına tescilli 89/008240 (tescil numarası:114410) ve 2005/40508 başvuru numaralı markaların kullanmama nedeniyle iptali istemine ilişkindir.
2.Mahkemece, yazılı gerekçele konusuz kalan davada davacının yargılama gideri ve vekalet ücretinden sorumlu tutulmasına karar verilmiştir.
3.6100 sayılı Kanun’un 266 ıncı maddesinde, Mahkemenin, çözümü hukuk dışında, … veya teknik bilgiyi gerektiren hâllerde, taraflardan birinin talebi üzerine yahut kendiliğinden, bilirkişinin oy ve görüşünün alınmasına karar vereceği ancak genel bilgi veya tecrübeyle ya da hâkimlik mesleğinin gerektirdiği hukukî bilgiyle çözümlenmesi mümkün olan konularda bilirkişiye başvurulamayacağı düzenleme altına alınmıştır.
4.Davalı yan, yukarıda da özetlendiği şekilde 2005/40508 başvuru numaralı markanın TPMK nezdinde tutulan … sicilde, 02169 numarasıyla, kişisel bakım, temizlik ve kozmetik ürünlerinde tanınmış marka olarak tescilli olduğunu, müvekkilinin tanınmış olan bu markasını, itibarını zedelememek ve sulandırılmasını engellemek amacıyla iptali talep edilen 19.,20., 21. sınıftaki mallarla 35. sınıftaki hizmetler bakımından kullanmadığını, kullanmamanın haklı nedene dayandığını savunmuş, 114410 sayılı markanın kullandığını ispat için ise cevap dilekçesinde belirtilen bir takım delillere dayanmıştır. Mahkemece, davanın açıldığı tarihteki haklılık durumunun, başka bir deyişle markalarının kullanılıp kullanılmadığının tespiti için davaya konu her iki marka bakımından da bilirkişi incelemesi yapılmasına karar verilmiş ise de 2005/40508 başvuru numaralı marka bakımından bilirkişi incelemesi yapılmasına gerek bulunmamaktadır. Zira, davalı bu markayı iptali istenilen sınıflarda kullanmadığını kabul etmiş ancak yazılı gerekçelerle kullanmanın haklı bir nedene dayandığını savunmuştur. Davalının ileri sürdüğü gerekçenin kullanmama bakımından haklı bir neden olarak kabul edilip edilemeyeceği hususu ise hakimlik mesleğinin gerektirdiği hukukî bilgiyle çözümlenmesi mümkün olan bir husustur.
5.Bunun yanında, yukarıda da ifade edildiği üzere davalı 114410 sayılı markanın kullandığını ispat için cevap dilekçesinde belirtilen bir takım delillere dayanmıştır. Mahkemece, davalının dayandığı bu deliler toplanmadan ve bu delillerin ibrazı için davalıya ön inceleme duruşmasında 6100 sayılı Kanun’un 140 ıncı maddesinin beşinci fıkrasında gösterildiği şekilde kesin süre verilmeden bilirkişi incelemesine karar verilmesi de doğru olmamıştır.
6.Öte yandan, Mahkemece, bilirkişi incelemesinin yapılabilmesi için gerekli olan delil avansının yatırılması için davacıya kesin süre verilmiş ise de markanın kullanmama nedeniyle iptali davalarında, markanın kullanıldığını ispat külfeti davalıda olup kullanımın ispat için gerek Mahkemece resen gerekse de davalının talebiyle bilirkişi incelemesi yapılacak olması halinde bilirkişi incelemesi için gerekli olan delil avansının davalı tarafından ikame edilmesi ve Mahkemece bu hususta 6100 sayılı Kanun’un 324 üncü maddesine göre işlem yapılması gerekir.
7.Bu itibarla, Mahkemece, 2005/40508 başvuru numaralı marka bakımından davalının zikredilen savunmasının değerlendirilmesi, davaya konu diğer marka bakımından ise davalının delilleri toplandıktan sonra, bilirkişi incelemesinin yapılabilmesi için gerekli olan delil avansının ikamesi için 6100 sayılı Kanun’un 324 üncü maddesine göre işlem yapılıp davalıya, verilen kesin süre içerisinde gerekli olan avansın yatırılmaması halinde bilirkişi incelemesinden vazgeçmiş sayılacağı da ihtar edilerek kesin süre verilmesi ve sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ve yanılgılı değerlendirmeye dayalı olarak karar verilmesi doğru görülmemiş bozmayı gerektirmiştir.
V. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile Mahkeme kararının BOZULMASINA,
Peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde ilgiliye iadesine,
Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine,
12.12.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.