Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2023/1180 E. 2023/1761 K. 22.03.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2023/1180
KARAR NO : 2023/1761
KARAR TARİHİ : 22.03.2023

MAHKEMESİ :…Bölge Adliye Mahkemesi 14.Hukuk Dairesi
HÜKÜM : Esastan ret

Taraflar arasındaki ek tasfiye işlemleri için şirket sicil kaydının ihyası davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.

Kararın davalı tasfiye memuru vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı … vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin tasfiye halinde bulunan davalı şirkete karşı yöneltmiş olduğu işçilik alacğaı ile ilgili olarak 05.08.2020 tarihli İstanbul Anadolu 25. İş Mahkemesinin 2020/433 E. sayılı dosyası ikame edilmiş, mahkemece gerekçeli karar 06.07.2021 tarihinde yazıldığını, 06.07.2021 tarihli gerekçeli kararda “…şirketin dava açıldığında henüz terkin edilmemiş olduğu, buna göre taraf ehliyeti devam ettiğinden yapılan tebligatların geçerli olduğu, davalı tarafın süresinde davaya cevap vermemiş olduğu, buna göre iş akdinin tazminat gerektirmeden sona erdiğinin ispatlanamadığı …” şeklinde hüküm kurulduğunu, söz konusu ilamın icra edilmesi amacıyla takip başlatıldığını, davalı şirketin tasfiyesinin uygun şekilde tamamlanmadığını, tasfiyesi gereken hususların eksik bırakıldığını, dolayısıyla şirket ticaret sicilden silinmiş olsa bile tüzel kişiliğinin sona erdiğinin kabulünün olanaksız olduğunu ileri sürerek ek tasfiye işlemleri gerçekleştirilebilmesi için Tasfiye Halinde Nebula Terlik ve Ayakkabı Pazarlama Ltd Şti’nin ihyasına karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP
Davalı … vekili cevap dilekçesinde; mevzuata uygun işlem yapıldığını, tasfiye sürecinde yetki ve sorumluğun şirket tasfiye memurunda olduğunu, olağan tasfiye sürecinden kaynaklanan, şirketin kurucusu ve tasfiye memuru olan; tasfiye sürecinde açılan davaya rağmen şirketin ticaret sicilinden silinmesini talep eden tasfiye memurunun kusurundan dolayı Ticaret Sicili Müdürlüğünün sorumluluğu bulunmadığını, bu nedenle müvekkilinin yargılama gideri ve vekalet ücretinden sorumlu tutulamayacağını savunarak davanın reddini istemiştir.

Davalı … vekili cevap dilekçesinde; davacının sadakat borcunu yerine getirmediğinden iş sözleşmesinin haklı olarak feshedildiğini, şirketten herhangi bir alacağının bulunmadığını, işe iade davasının da reddedildiğini, tasfiye işlemlerinin usulüne uygun yapıldığını, ek tasfiye için kanunda aranan şartların oluşmadığını, davacının işbu davayı açmakta hukuki yararı bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulü ile İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğü’nün 408590-0 sicil numarasında kayıtlı iken tasfiye sonucu 28.10.2020 tarihinde sicilden terkin edilen …’nin İstanbul Anadolu 25. İş Mahkemesinin 2020/433 E. sayılı dava dosyası, İstanbul Anadolu 9.İcra Müdürlüğünün 2022/111 E. sayılı takip dosyasının ve Anadolu 14.İcra Hukuk Mahkemesinin 2022/79 E. sayılı dava dosyalarının sonuçlandırılması ile sınırlı olarak 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun (6102 sayılı Kanun) 547 nci maddesi uyarınca ek işlemler sonuçlanıncaya kadar ihyasına, şirketin ek tasfiyesi için Ticaret Sicil’ine tesciline, bu işlemleri yapması için son tasfiye memuru …‘ın tasfiye memuru olarak atanmasına, kararın ticaret siciline tescil ve ilanına, karar kesinleştiğinde ihya edilen şirketin sicile tescil işlemlerinin yapılabilmesi için gerekçeli kararın İstanbul Ticaret Odasına gönderilmesine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı tasfiye memuru … vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri
Davalı tasfiye memuru vekili istinaf dilekçesinde özetle; tasfiye işleminin usule uygun yapıldığını, ek tasfiye işlemi yapılmasını zorunlu kılan bir durum bulunmadığını, davacının şirkete olan sadakat borcunu yerine getirmediğinden sözleşmenin haklı olarak feshedildiğini, işe iade davasının reddine dair kararın derecattan geçerek kesinleştiğini, davacının şirketten herhangi bir alacağını bulunmadığını, bu nedenlerle ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek kararın kaldırılmasını istemiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile ilk derece mahkemesi karar ve gerekçesinde yasa ve usule aykırılık bulunmadığı gibi kamu düzenine aykırılık da görülmediği gerekçesiyle davalı tasfiye memuru … vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı tasfiye memuru … vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davalı … vekili temyiz dilekçesinde özetle; tasfiye işleminin usule uygun yapıldığını, ek tasfiye işlemi yapılmasını zorunlu kılan bir durum bulunmadığını, davacının şirkete olan sadakat borcunu yerine getirmediğinden sözleşmenin haklı olarak feshedildiğini, işe iade davasının reddine dair kararın derecattan geçerek kesinleştiğini, davacının şirketten herhangi bir alacağını bulunmadığını, bu nedenlerle ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek kararın bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, ek tasfiye işlemleri için şirket sicil kaydının ihyası istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.

2. 6102 sayılı Kanun’un 547 nci maddesi.

3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı … vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Temyiz harcı peşin alındığından başkaca harç alınmasına mahal olmadığına,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

22.03.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.