YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2023/1182
KARAR NO : 2023/1631
KARAR TARİHİ : 16.03.2023
MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2022/2268 Esas, 2022/1749 Karar
HÜKÜM : Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul Anadolu 13. Asliye Ticaret Mahkemesi
SAYISI : 2021/783 E., 2022/418 K.
Taraflar arasındaki şirketin ihyası davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalı … vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı … vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; kurumlarının sigortalılarından Doğan Şahin’in iş yerinde 31.08.1997 tarihinde geçirdiği iş kazası sonucu vefat ettiğini, iş kazası nedeniyle kurumlarının zararlarının karşılanması amacıyla iş mahkemesinde rücu davası açıldığını, ihyası istenen şirketin 22.10.2013 tarihinde terkin edildiği ve tasfiye memurunun … olduğunu, mahkeme ara kararı ile Sega İnş. Asfalt San. Taah. ve Tic. Ltd. Şti.’nin ihyası için dava açmak üzere taraflarına yetki verildiğini ileri sürerek Sega İnş. Asfalt San. Taah. ve Tic. Ltd. Şti.’nin ihyasına karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
1.Davalı … vekili cevap dilekçesinde; ticaret sicil müdürlüğünün 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun (6102 sayılı Kanun) 32 nci maddesi ve Ticaret Sicili Yönetmeliğinin 34 üncü maddesi hükmü çerçevesinde işlem yaptığını, tasfiye sürecinde yetki ve sorumluluğun şirketin tasfiye memurunda olduğunu, müvekkilinin davanın açılmasına sebep olmadığını, bu nedenle yargılama giderleri ve vekalet ücretinden sorumlu tutulamayacağını savunarak müvekkili yönünden davanın reddini istemiştir.
2.Davalı … vekili cevap dilekçesinde; davacının taleplerinin zaman aşımına uğradığını, davacının davayı açmasında hukuki bir yararı bulunmadığını, müvekkilinin davaya konu edilen şirketin ortağı olmadığını, müvekkilinin şirketteki hisselerini devrettiğini ve davaya konu edilen şirketle herhangi bir hukuki bağı kalmadığını, husumet itirazında bulunduklarını savunarak davanın reddini istemiştir
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile şirketin tasfiyeye bağlı olarak 22.10.2013 tarihinde terkin edildiği, şirket hakkında bir dava olduğu halde tasfiyenin şeklen ve eksik olarak ticaret sicil kayıtlarına yansıdığı; yargılaması devam eden söz konusu 2019/46 E. sayılı davanın görülebilmesi ve verilecek kararın infaz işlemlerinin yapılmasının 6102 sayılı Kanun’un 547 nci maddesi anlamında ek tasfiye işlemini gerektirdiği ve bunun için söz konusu şirketin ihya edilerek yeniden ticaret siciline tescilinin zorunlu hale geldiği gerekçesiyle davanın 6102 sayılı Kanun’un 547 nci maddesi uyarınca kabulü ile; ”Tasfiye Halinde Sega İnşaat Asfalt Sanayi Taahhüt ve Ticaret Limited Şirketi” ünvanlı şirketin ticaret sicil kaydının, Ankara 8. İş Mahkemesi’nin 2019/46 E. sayılı sayılı dava dosyası yönünden ve Mahkemece verilecek kararının infazı işlemleriyle sınırlı olarak ihyası ile şirketin bu konuyla sınırlı olmak üzere İstanbul Ticaret Siciline yeniden tesciline, ek tasfiye işlemlerinin daha önceki tasfiye memuru davalı … tarafından yürütülmesine, ek tasfiye bitinceye kadar tasfiye memurunun görevinin devam etmesine, kararın İstanbul Ticaret Siciline tescil ve ilanına karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı … vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davalı … vekili istinaf dilekçesinde özetle; davacının taleplerinin zaman aşımına uğradığını, davacının hukuki yararı bulunmadığını, müvekkilinin davaya konu edilen şirketin ortağı olmadığını, şirketteki hisselerini devrettiğini ve davaya konu edilen şirketle herhangi bir hukuki bağı kalmadığını, davacının ihyasını talep ettiği şirket kapanmış olup şirketin kapanış anındaki ortaklarının da farklı olduğunu, davanın da bu kişilere yöneltilmesi gerekmekte iken şirketle ilgisi kalmamış eski ortağa yöneltilmesinin yasaya aykırı olduğunu, bu nedenle husumet itirazında bulunduklarını ileri sürerek kararın kaldırılmasını istemiştir
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı tarafından tasfiye halindeki şirket aleyhine Ankara 8. İş Mahkemesinin 2019/46 E. (Eski Esas; 2013/1078) sayılı dosyası ile rücuen tazminat davası açıldığı, yargılamada taraf teşkilinin sağlanması bakımından tasfiye sonucu terkin olan şirketin ihyasını talep etmekte davacının hukuki yararının bulunduğu, mahkemece, yasal şartların oluşması nedeniyle şirketin ihyasına ve davalı …’ın tasfiye memuru olarak atanmasına karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığı gerekçesiyle davalı … vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı … vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı … vekili temyiz dilekçesinde özetle; davacı taleplerinin zamanaşımına uğradığını, şirketin sicilden terkininden itibaren 5 yıl içerisinde ihya davası açılması gerektiğini, davacının hukuki yararı bulunmadığını, müvekkilinin şirketin ortağı olmadığını, şirketteki hisselerini devrettiğini ve davaya konu edilen şirketle herhangi bir hukuki bağı kalmadığını, husumet itirazında bulunduklarını ileri sürerek ve resen göz önüne alınacak nedenlerle kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, şirketin ihyası istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı … vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeple;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Temyiz harcı peşin alındığından başkaca harç alınmasına mahal olmadığına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
16.03.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.