YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2023/1207
KARAR NO : 2023/1769
KARAR TARİHİ : 22.03.2023
MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2022/1498 Esas, 2022/1650 Karar
HÜKÜM : Kabul
İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 3. Asliye Ticaret Mahkemesi
SAYISI : 2021/437 E., 2021/684 K.
Taraflar arasındaki şirketin ihyası davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı temsilcisi tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildi. Tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip, gereği düşünüldü.
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davacı tarafından Ankara 25 İş Mahkemesi’nin 2021/73 E. sayılı dosyasında ihyası istenen Reşat İnş. Gıda San. ve Tic. Ltd. Şti. hakkında rücuen tazminat davası açıldığını, ancak şirketin Ticaret Sicil Müdürlüğü tarafından resen sicil kaydının silindiğinin tespit edildiğini, mahkemece şirketin ihyası yönünde süre verildiğini, davaya devam edebilmek için şirketin ihyası gerektiğini belirterek Reşat İnş. Gıda San. ve Tic. Ltd. Şti.’nin ihyasına karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; Ankara Ticaret Sicil Müdürlüğüne kayıtlı 312738 sicil numarasında kayıtlı Reşat İnş. Gıda San. ve Tic. Ltd. Şti.’nin 03.02.2015 tarihinde sicilden resen silindiğini, eldeki davanın 5 yıllık hak düşürücü süre içerisinde açılmadığından reddi gerektiğini, davanın kabulü halinde şirketin davalarının, alacak ve borçlarının müdürlük tarafından bilinmesi mümkün olmadığından işbu davaya açılmasına sebebiyet vermediklerini, ek tasfiye işlemlerinin yapılması için son tasfiye memuru veya yeni bir kişinin tasfiye memuru olarak atanıp keyfiyetin tescil ve ilanına karar verilmesini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile 6102 sayılı Türk Ticaret Kanun’un (6102 sayılı Kanun) geçici 7 nci maddesinin 15 inci fıkrası uyarınca ihya davası açma süresinin ticaret sicilinden silinme tarihinden itibaren 5 yıl olduğu, ihyası istenen şirketin 03.02.2015 tarihinde ticaret sicilinden resen silindiği, ihya davasının ise 16.07.2021 tarihinde 5 yıllık süre geçtikten sonra açıldığı, 5 yıllık sürenin hak düşürücü süre olup resen dikkate alınması gerektiği, davanın hak düşürücü süre içinde açılmış olmasına ilişkin özel dava şartının gerçekleşmediği gerekçesiyle 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 114 üncü maddesinin ikinci fıkrası ve 115 inci maddesinin ikinci fıkrası gereğince davanın hak düşürücü süre nedeniyle usulden reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; şirketin ek tasfiyesi için dava açıldığını, 6102 sayılı Kanun’un 547 inci maddesinde ek tasfiyenin herhangi bir süreye bağlanmadığını, 30.09.2021 tarihli celseye mazeret dilekçesi sunmalarına rağmen dosyada vekâleti bulunmayan avukat meslektaşın katılımıyla ön inceleme duruşması yapıldığını, yokluklarında davanın reddine karar verildiğini, ön inceleme duruşmasının usulüne uygun olarak yapılmadığını belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmesini istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı … sicil müdürlüğünün 6102 sayılı Kanun’un geçici 7 nci maddesi ve 559 sayılı KHK’da öngörülen usul ve şartlar gerçekleşmeden ihyası istenen şirketin ticaret sicilinden resen terkin ettiği, sicilden sermaye artırımı yapmayarak münfesih duruma düştüğü, şirketin temsil ve ilzama yetkilendirilmiş kişilere ticaret sicilindeki adreslerine bu konuda ihtarat yapıldığına ilişkin tebligat bulunmadığından usule uygun olmayan terkin nedeniyle ilk derece mahkemesinin davanın hak düşürücü süre nedeniyle reddine karar verilmesinde isabet görülmediği gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın kabulüne karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı temsilcisi temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı temsilcisi temyiz dilekçesinde özetle; hak düşürücü sürenin geçtiğini, davanın açılmasında hukuki yararın bulunmadığını, şirketin derdest davalarının sicil müdürlüğünce bilinmesinin mümkün olmadığını, tebligatların usulüne uygun olarak yapıldığını, terkin işlemlerinin kanuna uygun olarak yapıldığını, aleyhlerine yargılama giderlerine hükmedilmemesi gerektiğinden kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, 6102 sayılı Kanun’un geçici 7 nci maddesine dayalı ticaret sicilinden resen terkin edilen şirketin ihyası istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanun’un 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
2. 6102 sayılı Kanun’un geçici 7 nci ve 547 nci maddeleri.
3. Değerlendirme
Dava, 6102 sayılı Kanun’un geçici 7 nci maddesi uyarınca ticaret sicilinden resen terkin edilen şirketin ihyası istemine ilişkindir.
6102 sayılı Kanun’un geçici 7 nci maddesinin on beşinci fıkrasının son cümlesi uyarınca, ticaret sicilinden kaydı silinen şirket veya kooperatifin alacaklıları ile hukuki menfaatleri bulunanlar haklı sebeplere dayanarak silinme tarihinden itibaren beş yıl içinde mahkemeye başvurarak şirket veya kooperatifin ihyasını isteyebilirler. Düzenlenen beş yıllık süre, hak düşürücü süre niteliğinde olup terkin işlemlerinin Ticaret Sicil Müdürlüğü tarafından kanunda aranan nitelikte yapılmaması, eksik ya da hatalı işlemler sonucunda terkinin yapılması halinde bu durum hak düşürücü süreye etkili değildir. Somut olayda ihyası talep edilen şirket, 30.02.2015 tarihinde terkin edilmiş olup ihya davasının ise 6102 sayılı Kanun’un 7 nci maddesinin on beşinci fıkrasında düzenlenen beş yıllık hak düşürücü süreden sonra 16.07.2021 tarihinde açıldığı anlaşılmıştır. Davanın, hak düşürücü süreden sonra açılmış olması nedeniyle Kanunda düzenlenen ihya sebeplerinden hiçbirisinin dinlenme imkanı bulunmamakta olup davanın dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddine karar verilmesi gerekirken Bölge Adliye Mahkemesince yanılgılı gerekçe ile davanın kabulüne karar verilmesi doğru görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULMASINA,
Bozma sebebine göre davalı temsilcinin diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına,
Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde davalıya iadesine,
Dosyanın kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 22.03.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.