YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2023/140
KARAR NO : 2023/2374
KARAR TARİHİ : 24.04.2023
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2019/165 Esas, 2020/330 Karar
KARAR : Kabul
Taraflar arasındaki menfi tespit davasının bozma ilamına uyularak yapılan yargılaması sonucunda Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiştir.
Mahkeme kararı, davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili şirketin inşaat ve hafriyat işleriyle uğraştığını, davalı şirketten akaryakıt almak üzere keşidecisi dava dışı … Madencilik San. ve Tic. Ltd. Şti. olan 29.000,00 TL bedelli 26.11.2011 keşide tarihli Yapı Kredi Bankasına ait çeki ciro yoluyla davalıya verdiğini, davalı tarafından bu çek karşılığında vermesi gereken akaryakıtın verilmediğini, çekin de iade edilmediğini, davalının çeki uzun süre elinde beklettikten sonra Kadirli İcra Müdürlüğünün 2012/221 sayılı dosyası ile aleyhine takip başlattığını ileri sürerek bahse konu çek sebebiyle davalıya borçlu olmadıklarının tespitine, takibin iptaline ve kötü niyet tazminatına karar verilmesine talep dava etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; müvekkili şirketin davacıya çek bedeli miktarında motorin sattığını, faturanın davacının isteğiyle dava dışı … Ltd.Şti. ve Kadirli Maden Ltd. Şti. adına kesildiğini, bu iki şirketin defter ve kayıtlarının da incelenmesi gerektiğini, davacının müvekkiline dava konusu çeki verdiğini ancak bu çekin de karşılıksız çıktığını savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
III. MAHKEME KARARLARI, BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Mahkemece Verilen İlk Karar
Mahkemece 07.05.2013 tarih, 2012/93 E. ve 2013/324 K. sayılı kararı ile davanın mahiyeti itibariyle defter ve kayıtlara dayalı olduğundan yazılı delille ispatı gerektiği, davalının tanık dinletme talebinin bu sebeple reddedildiği, ticari defter ve kayıtlar üzerinden yapılan inceleme sonucunda davacının dava konusu çek nedeniyle davalıya borçlu olduğunun tespit edilemediği, davalının da davacıya akaryakıt sattığını yazılı delillerle ispat edemediği, takibin haksız ve kötü niyetli olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne, davacının Yapı Kredi Bankası Kozyatağı Atatürk Şubesine ait 26.11.2011 keşide tarihli 29.000,00 TL bedelli çek sebebiyle davalıya borçlu olmadığının tespitine, asıl alacak miktarının % 20’si oranında kötü niyet tazminatına karar verilmiş, davalı vekilince temyiz edilmiştir.
B. Bozma Kararı
Yargıtay (kapatılan) 19. Hukuk Dairesinin 21.01.2019 tarih, 2017/1810 E. ve 2019/297 K. sayılı kararıyla, davalı vekilinin sair temyiz itirazları reddedilerek, davalının icra takibinde kötüniyetli olduğuna dair dosya içerisinde bir delil bulunmadığından, davacının kötü niyet tazminatı isteminin reddine karar verilmesi gerekirken kabulü yönünde karar verilmesinin yerinde görülmediği gerekçesiyle davalı vekilinin bu yönden temyiz itirazının kabulü ile hükmün davalı yararına bozulmasına karar verilmiştir.
C. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın mahiyeti itibariyle defter ve kayıtlara dayalı olduğundan yazılı delille ispatı gerektiği, davalının tanık dinletme talebinin bu sebeple reddedildiği, ticari defter ve kayıtlar üzerinden yapılan inceleme sonucunda tanzim edilen 16.07.2012 tarihli bilirkişi raporuna göre davacının dava konusu çek nedeniyle davalıya borçlu olduğunun tespit edilemediği, davalının da davacıya akaryakıt sattığını yazılı delillerle ispat edemediği, davalının icra takibinde kötü niyetli olduğuna dair dosya içerisinde bir delil bulunmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne, davacının Yapı Kredi Bankası Kozyatağı Atatürk Şubesine ait 26.11.2011 keşide tarihli 29.000,00 TL bedelli 3969980 numaralı çek sebebi ile davalıya borçlu olmadığının tespitine, davacının kötü niyet tazminatı talebinin reddine karar verilmiştir.
IV. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; kambiyo senetleri illetten mücerret olduğundan senedin bedelsiz olduğunu ispat yükünün davacıda olduğunu, davacının da davasını ispatlayamadığını, davacı lehine kötü niyet tazminatına hükmedilemeyeceğini belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, kambiyo senedi nedeniyle borçlu olunmadığının tespiti talebine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
2. 2004 sayılı İcra İflas Kanunu’nun 72 nci maddesi.
3. Değerlendirme
Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
V. KARAR
Açıklanan sebeple;
Davalı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderlerinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın mahkemesine gönderilmesine,
24.04.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.