Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2023/1412 E. 2023/1509 K. 13.03.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2023/1412
KARAR NO : 2023/1509
KARAR TARİHİ : 13.03.2023

MAHKEMESİ : …Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi

Taraflar arasındaki genel kurul kararının iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.

Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin davalı şirketin ortağı olduğunu, şirketi münferiden temsile yetkili olan müdürü tarafından müvekkilinin bilgi alma, şirket defterlerini inceleme ve denetleme hakkının engellendiğini, bu sebeple davalı aleyhine şirketin feshi talepli dava açtıklarını, davalı şirketin halihazırda herhangi bir ticari faaliyeti bulunmadığını ayrıca şirket yöneticisi hakkında İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığının 2016/102404 soruşturma numaralı dosyasıyla şikayette bulunduklarını, davalı şirket yöneticisinin savcılık soruşturma dosyasındaki ifadesinde şirketin sermaye artışına başvurduğuna yönelik beyanda bulunduğunu, bunun üzerine yapılan incelemede şirket sermayesinin 31.10.2016 tarihinde 50.000,00 TL’den 3.000.000,00 TL’ye arttırıldığının öğrenildiğini, müvekkilinin bilgisi ve katılımı olmaksızın kanunun aradığı bildirim ve çağrı usullerine uyulmadan yapılan olağanüstü genel kurulda alınan sermaye artış kararının kabul edilemez olduğunu, bu durum açıkça hakkın kötüye kullanılması niteliğinde olup iyi niyet kuralları ile bağdaşmadığını, olağanüstü genel kurulun hakim ortağın katılımı ile yapıldığını, azınlık pay sahibi durumundaki müvekkilinin şirket üzerindeki hak ve gücünün kötü niyetli olarak azaltılmaya çalışıldığını, alınan kararın usul ve kanuna aykırı olduğunu, hakim ortağın hisselerinin usul ve kanuna aykırı bir şekilde %99,5 oranına yükseltildiğini ileri sürerek 31.10.2016 tarihli genel kurul toplantısında alınan sermaye artırımına yönelik batıl kararın tespit ve iptaline karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının şirketin %30 hissesine sahip ortağı olduğunu, davacıya ulaşılamadığını ve genel kurul davetiyelerinin geri döndüğünü, davacı tarafın kötü niyetli olduğunu, şirket belge ve defterlerine ulaşamadığı yönündeki iddiasının gerçeği yansıtmadığını, şirketin tüm gayrimenkullerini ve banka kayıtlarını bildiği gibi diğer ortağın şahsi hesaplarını ve gayrimenkullerini bilebilecek kadar da olaylara vakıf olduğunu, şirketin başkaca bir ticari faaliyeti bulunmadığı iddiasının gerçek dışı olduğunu, şirketin ticari faaliyetlerine devam ettiğini, sermaye artırımı ile ilgili işlemlere başlanılıp gerekli ilanların yapıldığını; ancak davacıya gönderilen tebligat geri döndüğünden genel kurulun yapılamadığını, davacı tarafın delil olarak gösterdiği 10.10.2016 tarihli Türkiye Ticaret Sicil Gazetesi’nde genel kurul toplantı çağrısının yapıldığını fakat yapılmış bir genel kurul toplantısının bulunmadığını savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı vekilinin iddia ettiği şekilde tescil edilmiş bir sermaye artırımının olmadığı, bu konuda bir genel kurul kararı metninin dosyaya sunulmadığı, davalı şirketin sermaye artırımı yaptığına dair 31.10.2016 tarihli bir genel kurul kararının dosyadaki bilgi ve belgelere göre bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; 20.09.2017 tarihli ara karar ile şirket defterleri üzerinde inceleme yapılmasına karar verildiğini; ancak bilirkişi tarafından Mahkeme ara kararına uygun inceleme yapılmadığını, şirket defterlerinin incelenmediğini, davalının hem bu davada hem de taraflar arasında görülmekte olan diğer davalarda kötü niyetli bir şekilde şirketin defter ve kayıtlarını incelemeye sunmadığını ve müvekkilinden gizlendiğini oysa davanın aydınlatılması için her iki tarafın da delil olarak dayandığı şirket defter ve kayıtlarının incelenmesinin şart olduğunu, İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığının 2016/102404 soruşturma sayılı dosyasında ve taraflar arasında görülmekte olan diğer davalarda genel kurul toplantısının yapıldığının davalı tarafça ikrar edildiğini, davalı şirketin defter ve kayıtlarının incelenmeksizin yapılan bilirkişi incelemesinin açıkça usûl ve kanuna aykırı olduğunu, delillerinin karşı tarafın ticari defter ve belgelerine hasredildiği halde karşı tarafça dava konusunu ilgilendiren şirket pay defteri, hazirun cetvelleri, toplantı tutanakları, genel kurul karar defteri gibi tüm şirket defter kayıt ve defterlerinin meşruhatlı davetiye gönderilerek ibrazı sağlanmadan karar verilmesinin usul ve kanuna aykırı olduğunu ileri sürerek İlk Derece Mahkemesinin kararının kaldırılmasına karar verilmesini istemiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava dilekçesinin ekinde sunulan 10.10.2016 tarihli Ticaret Sicil Gazetesi suretinde, davalı şirket tarafından şirket merkezinin değiştirilmesi ve sermaye artırılması gündemi ile olağanüstü genel kurulun toplanması için çağrı kararının ilan edildiğinin görüldüğü, kararda 50.000,00 TL olan şirket sermayesinin 3.000.000,00 TL’ye artırıldığı, davacıya ait 5 hisse karşılığı 15.000,00 TL aynı kalmak kaydıyla diğer ortak … Şimşek’in şirketteki hissesinin 995 hisse karşılığı 2.985.000,00 TL’ye yükseltildiği artırılan 2.950.000,00 TL’nin ortaklara borçlar hesabından karşılandığı, söz konusu borcun diğer ortak … Şimşek tarafından şirkete nakit olarak verildiği şeklinde ilanın genel kurulda alınmış bir karar varmış gibi kaleme alınmış ise de ilanın başında olağanüstü genel kurul toplantısı yapılması için çağrıda bulunulduğunun açıkça anlaşıldığı, Ticaret Sicil Müdürlüğünün 11.01.2017 tarihli yazı cevabında da şirket sermayesinin 50.000,00 TL olduğu, şirketin en son tescilini 20.12.2016 tarihinde yaptırdığı, 31.10.2016 tarihli genel kurul kararının tescil edildiğine dair şirket dosyasına intikal eden sicil kaydının bulunmadığının belirtildiği, bu itibarla Mahkemece davanın reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmediği gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürülen sebeplerle Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmesini istemiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, davalı şirketin 31.10.2016 tarihli genel kurul toplantısının iptali istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.

3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve yasaya uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

13.03.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.