Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2023/1614 E. 2023/2472 K. 26.04.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2023/1614
KARAR NO : 2023/2472
KARAR TARİHİ : 26.04.2023

MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2022/1122 Esas, 2022/1658 Karar
HÜKÜM : Ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 4. Asliye Ticaret Mahkemesi
SAYISI : 2021/677 E., 2022/97 K.

Taraflar arasındaki şirketin ihyası davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.

Kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildi. Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip, gereği düşünüldü.

I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili kurumun Teftiş Kurulu Başkanlığı tarafından tanzim edilen soruşturma raporuna istinaden dava dışı YNY İnş. ve Tic. Ltd. Şti. aleyhine oluşan kamu zararı nedeni ile alacak davası açtıklarını, dosyada karar aşamasına gelindiğinde davalı şirketin ticaret sicilinden 03.02.2015 tarihinde re’sen terkin edildiğini öğrendiklerini ileri sürerek anılan şirketin ihyasına karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; ihyası talep edilen şirketin sermayesini kanunda öngörülen miktara ihtar edilmesine rağmen çıkartmadığı için yasal prosedür çerçevesindeki ihtar ve ilan sonrasında sicilden terkin edildiğini, şirketin son adresine tebliğe çıkarılan tebligatın iade edildiğini, şirketin adres değişikliğini bildirmekle yükümlü olduğunu, davanın açılış tarihi itibarıyla 5 yıllık hak düşürücü sürenin dolduğunu, müdürlüğün ihyası istenen şirket aleyhine açılan davayı bilmesinin mümkün olmadığını, şirketin 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun (6102 sayılı Kanun) 547 nci maddesi gereği ek tasfiyesine ve ek tasfiye işlemleriyle sınırlı olarak tasfiye memuru atanmasına davacının açmış olduğu davayı bilmesinin mümkün olmadığını ileri sürerek davanın reddi ile aksi kabulde yasal ve zorunlu hasım konumunda olmaları nedeniyle aleyhlerine yargılama giderlerine hükmedilmemesini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile ticaret sicilinden 6102 sayılı Kanun’un geçici 7 nci maddesi uyarınca re’sen terkin olunan limited şirketin ihyası istemiyle açılan davada; aynı maddenin dördüncü fıkrasının (a) bendi uyarınca terkin işlemi öncesinde yapılması öngörülen ihtarın öncelikle şirketin yanı sıra şirketin yetkilisine tebliğ edilmeksizin doğrudan Ticaret Sicil Gazetesinde ilan suretiyle yapılan ihtarın usule aykırı olduğu, bu nedenle dava konusu ihyası istenen şirketin terkin işleminin hukuka uygun olmadığı, diğer taraftan anılan hükümde Ticaret Sicil Müdürlüklerince kapsam dahilindeki şirket ve kooperatiflerin Ticaret Sicilindeki kayıtlı son adreslerine ve sicil kayıtlarına göre şirket veya kooperatifi temsil ve ilzama yetkilendirilmiş kişilere bir ihtar yollanacağı, yapılacak ihtarın ilan edilmek üzere Türkiye Ticaret Sicil Gazetesi Müdürlüğüne aynı gün gönderileceği, “ilanın, ihtarın ulaşmadığı durumlarda ilan tarihinden itibaren 30. günün akşamı itibariyle 11.02.1959 tarihli ve 7201 sayılı Tebligat Kanunu hükümlerine göre yapılmış tebligat yerine geçeceği” aynı maddenin 11 inci bendi uyarınca, ihtara rağmen süresinde işlem yapmayan şirketin ünvanının ticaret sicilinden re’sen silineceği düzenlenmiş olmasına rağmen bu prosedüre de uymaksızın ihyası talep olunan şirketin sicilden terkin edildiği gerekçesiyle davanın kabulü ile şirketin Ankara 6. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2017/38 E. sayılı dava dosyası ile sınırlı olmak üzere ihyasına, davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin davalıdan tahsiline, kendisini vekil ile temsil ettiren davacı lehine vekalet ücreti takdirine, dava konusu şirketin ticaret sicilinden davalının ihtarına rağmen yasal sermaye arttırımını süresinde yapmaması sebebiyle terkin edildiği dikkate alındığında 6102 sayılı Kanun’un 547 nci maddesinin ikinci fıkrası gereğince ek tasfiye gerektirdiğinden tasfiye memuru olarak şirketin önceki tasfiye memurunun görevlendirilmesine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri
Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; ilk derece mahkemesince ek tasfiyeye ve tasfiye memuru atanmasına karar verildiğini, ancak temsilcisi olduğu Müdürlük aleyhine yargılama giderine ve vekalet ücretine hükmedildiğini, oysa şirketin 6102 sayılı Kanun’un geçici 7 nci maddesinde belirtilen prosedüre uygun olarak sicilden re’sen terkin edildiğini, davanın aynı madde gereğince 5 yıllık hak düşürücü süre dolduktan sonra açıldığını, bu sebeple davanın reddi gerektiğini, ihyası istenen şirkete tebliğe çıkarılan ihtarın tebliğ edilemeyip iade edildiğini, şirketin adres değişikliğini bildirmekle yükümlü olduğunu, ihtarın usulüne uygun olarak ilan yoluyla tebliğ edildiğini, şirketin derdest davalarının müdürlükçe bilinmesinin mümkün olmadığını, müvekkili zorunlu hasım olduğundan aleyhine yargılama giderlerine ve vekalet ücretine hükmedilmesinin de doğru olmadığını ileri sürmüş ve re’sen gözetilecek nedenlerle ilk derece mahkemesince verilen kararın kaldırılmasını istemiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalının, istinaf başvuru kanun dilekçesinde yer verdiği itirazların yerinde olmamasına, kararda kamu düzenine ilişkin bir aykırılık bulunmamasına, kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olmasına göre davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde belirtilen nedenlerle kararın bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, 6102 sayılı Kanun’un geçici 7 nci maddesi uyarınca ticaret sicilinden re’sen terkin edilen anonim şirketin ihyası istemin istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
1.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370, 371 inci maddeleri ile 6102 sayılı Kanun’un geçici 7 nci maddesi.

3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Temyiz harcı peşin alındığından başkaca harç alınmasına mahal olmadığına,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

31.05.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.