YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2023/1619
KARAR NO : 2023/2041
KARAR TARİHİ : 04.04.2023
MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2022/1811 Esas, 2022/1655 Karar
HÜKÜM : Esastan ret
İLK DERECE
MAHKEMESİ : Ankara 13.Asliye Ticaret Mahkemesi
SAYISI : 2022/458 E., 2022/606K.
Taraflar arasındaki şirketin ihyası davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalı temsilcisi tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı temsilcisi tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; Ankara 25. İş Mahkemesinin 2016/208 E., 2017/378 K. sayılı dosyası ile davacı tarafça ikame edilen rücuan alacak davasında davalı Turelsan Elektronik Tic. Ltd. Şti.’nin Ankara Ticaret Sicil Müdürlüğününde kayıtlı iken ticaret sicilinden terkin edildiğini ileri sürerek davaya konu şirketin ihyasına karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı … Sicil Müdürlüğü cevap dilekçesinde; 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun (6102 sayılı Kanun) geçici 7 nci maddesinin (b) bendinde “Bu Kanunun yürürlük tarihinden önce veya yürürlük tarihinden itibaren iki yıl içinde münfesih olan anonim ve limited şirketler”in de tasfiye usulüne uyulmaksızın ticaret sicilinden kayıtlarının silineceğinin düzenlendiğini, daha sonra 30.12.2012 tarihinde 28513 sayılı Resmi Gazete’de “Münfesih Olmasına veya Sayılmasına Rağmen Tasfiye Edilmemiş Anonim ve Limited Şirketler ile Kooperatiflerin Tasfiyelerine ve Ticaret Sicili Kayıtlarının Silinmesine İlişkin Tebliğ” yayınlandığını, Tebliğin 5 inci maddesinde Ankara Ticaret Sicil Müdürlüğünce sayılı sebeplerle münfesih olan şirketlerin belirleneceğinin ifade edildiğini ve (d) bendinde de “18.5.2004 tarihli ve 5174 sayılı Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği ile Odalar ve Borsalar Kanunu’nun (5174 sayılı Kanun) 10 ve 32 nci maddelerine göre adreslerinin ve durumlarının tespit edilememesi nedeniyle ilgili odadaki üyelikleri askıya alınan ve oda yönetim kurulu kararını takip eden yılbaşından itibaren iki yıl sonunda oda kaydı silinerek, sicil kaydı silinmek üzere Ankara Ticaret Sicil Müdürlüğüne bildirilen şirketler ve kooperatifler” kapsamında 23.01.2014 tarihinde usulüne uygun olarak resen terkin edildiğini savunarak ek tasfiyeye karar verilmesi halinde 6102 sayılı Kanun’un 547 nci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca tasfiye memuru atanmasını ve Ankara Ticaret Sicil Müdürlüğünün açılan bu davada yasal hasım olduğundan kurum aleyhine vekâlet ücreti ve yargılama giderlerine hükmedilmemesini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile ticaret sicilinden re’sen terkin edilen limited şirketin ihyası istemiyle açılan davada, 6102 sayılı Kanun’un geçici 7 nci maddesinin on beşinci fıkrası son cümlesi uyarınca, şirket alacaklıları ve hukuki menfaati bulunanlar haklı sebeplere dayalı olarak silinme tarihinden itibaren 5 yıl içerisinde mahkemeye başvurarak şirketin ihyasını isteyebileceği, bu davanın ihyası istenen şirketin sicilden re’sen terkin edildiği 23.01.2014 tarihinden itibaren 5 yıllık hak düşürücü süre dolduktan sonra açıldığı anlaşılmış ise de 6102 sayılı Kanun’un geçici 7 nci maddesi kapsamında kalmayan bir şirket hakkında resen terkin işleminin yapılması karşısında yasada öngörülen 5 yıllık hak düşürücü sürenin somut olayda uygulanamayacağı, davalı … Sicil Müdürlüğü tarafından 6102 sayılı Kanun’un geçici 7 nci maddesinde öngörülen usul ve şartlar gerçekleşmeden ihyası istenen şirketin ticaret sicilinden re’sen terkin edilerek bu davanın açılmasına sebebiyet vermiş olduğundan davalı aleyhine yargılama gideri ve vekâlet ücretine hükmedilmesi gerektiği gerekçesiyle davanın kabulü ile Ankara Ticaret Sicil Müdürlüğüne kayıtlı iken re’sen terkin edilen Turelsan Elektronik Ticaret Limited Şirketinin tüzel kişiliğinin ihyası ile ticaret siciline tesciline, bu kararın Ticaret Sicil Gazetesinde ilanına karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı temsilcisi istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davalı temsilcisi istinaf dilekçesinde özetle; 6102 sayılı Kanun’un geçici 7 nci maddesinin on beşinci fıkrasında öngörülen 5 yıllık hak düşürücü süre dolduktan sonra davanın açıldığını, aynı Kanun’un geçici 7 nci maddesinin onikinci fıkrası gözetildiğinde davacı kurumun bu ihya davasını açmakta hukuki yararının bulunmadığını, limited şirket ortaklarının silinme tarihinden önceki amme alacağına ilişkin sorumluluklarının 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsili Usulü Hakkında Kanun (6183 sayılı Kanun) kapsamında devam ettiğini, 6102 sayılı Kanun’un geçici 7 nci maddesinin dördüncü fıkrasının (a) bendi uyarınca ihyası istenen şirkete usulüne uygun olarak ihtarın şirketin taşınmış olması nedeniyle iade edildiğini, usulüne uygun olarak ilan yoluyla ihtarın yapıldığını, 6102 sayılı Kanun’un 547 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği ek tasfiyeye karar verilerek şirkete tasfiye memuru atanması gerekirken şirketin ihyasına karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, mevzuat hükümlerine uygun olarak şirketin re’sen sicilden terkin edildiğini, yasal hasım olan müvekkili aleyhine yargılama giderlerine ve vekalet ücretine hükmedilmesinin de doğru olmadığını belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile ihyası istenen şirketin sicilden re’sen terkin edildiği 23.01.2014 tarihinden itibaren 6102 sayılı Kanun’un geçici 7 nci maddesinin on beşinci fıkrasının son cümlesinde belirtilen 5 yıllık hak düşürücü süre dolduktan sonra 27.06.2022 tarihinde açıldığı, davanın açıldığı tarihte anılan madde uyarınca dava açma süresi dolduğu, ancak terkin işlemi 6102 sayılı Kanun’un geçici 7 nci maddesinde belirtilen prosedüre uygun olarak yapılmadığından usulsüz terkin işlemi sebebiyle dava tarihi itibarıyla 5 yıllık hak düşürücü sürenin gözetilmediği, münfesih şirketin 5174 sayılı Kanuna göre odadan kaydı silinmesi sebebi ile 23.01.2014 tarihinde 6102 sayılı Kanun’un geçici 7 nci maddesi uyarınca re’sen ticaret sicil kaydının silindiği, İlk Derece Mahkemesince, davacı kurum tarafından ihyası istenen şirket aleyhine açılan rücuan alacak davasında taraf teşkilinin sağlanması gerektiğinden şirketin ihyasının istenilmesinde hukuki yararının bulunduğu, 6102 sayılı Kanun’un geçici 7 nci maddesinin dördüncü fıkrasının (a) bendi uyarınca müdürlük tarafından yapılacak tebliğin şirketin kayıtlı son adresine ve temsil ve ilzama yetkili kişilere yapılması gerektiği açıklanmış olmasına rağmen davalı müdürlük tarafından Turelsan Elektronik Tic. Ltd. Şti.’nin yetkili temsilcisine ihtar yapılmaksızın kanunda öngörülen usule ve kanunda terkin sebebi olarak sayılmayan oda kaydının silinmesi sebebine istinaden hukuk aykırı olarak ihyası istenen sicilden terkin edildiğinden şirketin ihyasına karar verildiği ayrıca ihyası istenen şirket aleyhine davacı kurum tarafından, bu şirketin terkin tarihi olan 23.01.2014 tarihinden önce 24.07.2013 tarihinde açıldığı anlaşılan Ankara 25. İş Mahkemesinin 2016/208 E. sayılı derdest olan rücuan alacak davası bulunduğundan, davalı sicil tarafından 6102 sayılı Kanun’un geçici 7 nci maddesinin ikinci fıkrasına aykırı olarak ihya istemine konu şirketin terkinine karar verilmesinin de doğru olmadığı, bu durumda, davalı … Sicil Müdürlüğü tarafından 6102 sayılı Kanun’un geçici 7 nci maddesinde sayılmayan oda kaydının silinmesi sebebine dayalı olarak şirketin ticaret sicilinden re’sen terkini anılan yasa maddesine açıkça aykırı olduğu gibi ihyası istenen şirketin ticaret sicilinden terkin tarihi itibarıyla anılan İş Mahkemesinde davalı sıfatıyla derdest davası bulunduğu halde 6102 sayılı Kanun’un geçici 7 nci maddesinin ikinci fıkrasına aykırı bir biçimde ticaret sicilinden üstelik aynı maddenin dördüncü fıkrasının (a) bendinde ki usule aykırı olarak terkin işlemlerinin gerçekleştirildiği gözetildiğinde davanın açılmasına sebebiyet veren ve yargılama sonunda haksız olduğu anlaşılan davalı Sicil Müdürlüğü aleyhine yargılama giderlerine hükmedilmesi de yerinde görüldüğü gerekçesiyle davalı temsilcinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı temsilcisi temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı temsilcisi temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü hususları tekrar ederek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, şirketin ihyası istemine ilişkin olup, ihya davasının hak düşürücü süre içerisinde açılıp açılmadığı ve hukuki yararın bulunup bulunmadığı ile davalı aleyhine yargılama giderlerine hükmedilip hükmedilemeyeceği uyuşmazlık konusudur.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 114 üncü maddenin birinci fıkrasının h bendi, 115 inci maddesi, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun (6102 sayılı Kanun) geçici 7 nci maddesi, 547 nci maddesinin ikinci fıkrası.
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı temsilcisi tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Temyiz harcı peşin alındığından başkaca harç alınmasına mahal olmadığına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
04.04.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.