YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2023/1791
KARAR NO : 2023/2489
KARAR TARİHİ : 26.04.2023
MAHKEMESİ : Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 3.Hukuk Dairesi
SAYISI : 2022/1971 Esas, 2023/138 Karar
HÜKÜM : Davanın kabulü
Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen ve istinaf incelemesinden geçen anonim şirketin ihyası davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kabulüne karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; kurum zararının tahsilini teminen Erbaa Asliye (İş) Mahkemesi’nin 2016/107 E. sayılı dosyası ile ikame olunan davanın yargılaması sırasında İlçe Ticaret Sanayi Odası Başkanlığı Sicil Müdürlüğüne yazılan müzekkere neticesinde Erjeans Tekstil Ürünleri San. ve Tic. A.Ş. şirketinin unvan değişikliği ile … Ür.San ve Tic. A.Ş. olduğunu, şirketin sicil kaydının müdürlükçe 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun (6102 sayılı Kanun) geçici 7 nci maddesine istinaden 25.11.2013 tarihinde resen silinmiş olduğunu, kurumun alacağı var iken kurum haberdar edilmeden ve tasfiye memurları görevini yerine getirmeden yapılan ve kapatılan şirketin ihyasının temini için işbu davayı ikame ettiklerini ileri sürerek 25.11.2013 tarihinde resen terkin olunan … Tekstil Ür. San.ve Tic. A.Ş.’nin ihya edilerek yeniden tüzel kişilik kazandırılmasına karar verilmesine, yargılama giderleri ile vekâlet ücretinin davalılara yüklenmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; yasal hasım konumunda olup, asıl hasımın ihyası istenen şirket olduğunu, ihyası istenen şirketin Erbaa Ticaret ve Sanayi Odası tarafından askıya alınmış ve Erbaa Ticaret Sicil Müdürlüğü tarafından usulüne uygun ihtar ve işlemler yapıldıktan sonra 6102 sayılı Kanun’un geçici 7 nci maddesi uyarınca resen terk edilmiş olduğunu savunarak davanın reddine, ücreti vekâletin ve yargılama giderlerinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini, davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 18.03.2021 tarih, 2020/565 E. 2021/885 K. sayılı kararıyla adı geçen şirketin görevsizlik kararı verildikten sonra 2016/107 E. numarası alan Erbaa 1.Asliye Hukuk Mahkemesi dava dosyasının açılmasından sonra ve hala derdest iken terkinine karar verildiği, anılan terkinin bu nedenle kanuna uygun olmadığı gerekçesiyle şirketin Erbaa 1.Asliye Hukuk Mahkemesi 2016/107 E. numaralı dosyasının görülüp sonuçlandırılması ve infazı ile sınırlı olmak üzere ihyasına, ek tasfiye işlemleri için şirketin son yetkilisinin tasfiye memuru olarak atanmasına karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin 04.06.2021 tarih, 2021/803 E., 2021/885 K. sayılı kararıyla davacı vekilinin vekâlet ücreti ve yargılama giderlerine ilişkin istinafının güncel kesinlik sınırı altında kaldığı, İlk Derece Mahkemesince şirketin ihyası yönündeki kararında herhangi bir isabetsizlik görülmediği gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf isteminin usulden, davalılar vekillerinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1. Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
2. Dairemizin 23.03.2022 tarih, 2021/5070 E. ve 2022/2273 K. sayılı kararıyla İlk Derece Mahkemesi kararının kesin nitelikte olmadığı gerekçesiyle istinaf istemlerinin esasına girilmesi gerekirken, buna ilişkin yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin kesinlik sınırı altında kalıp kalmadığı değerlendirmesi yapılarak İlk Derece Mahkemesi kararının bu hususa ilişkin hükmünün kesin olduğundan bahisle davacı istinaf isteminin usulden reddine karar verilmesi doğru olmadığı gerekçesiyle Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı şirket hakkında derdest bir dava bulunmasına rağmen yapılan terkin işleminde, bütün kusurun davalı … Müdürlüğünde bulunduğu, dava açılmasına Ticaret Sicil Müdürlüğünün neden olduğu, davaya konu eylemin yalnızca Ticaret Sicil Müdürlüğünün yasaya aykırı terkin işleminden kaynaklanmış olması nedeniyle, yasal hasmın yalnızca Ticaret Sicil Müdürlüğü olduğu, bu taktirde ayrıca yasal temsilci (tasfiye memuru) atanmasına gerek olmadığı, ayrıca davacı vekilince kayden ‘tasfiye memuru’ şeklinde ayrı bir davalı göstermek suretiyle (ilgili yerlerden tespiti cümlesi eklenmek suretiyle) dava açmış ise de, dosya kapsamında davacının bu talebinin ayrı bir hasım yaratmak olmayıp dava sonunda tasfiye memuru atanmasına yönelik olduğu, esasen kayden bu davalı açısından yerel mahkemece herhangi bir dava dilekçesinin tebliği yoluna gidilmeden hüküm kurulduğu, yargılamanın sonunda tasfiye memuru atanmış olması nedeniyle başlangıçta tasfiye memuru olarak usulünce açılmış bir dava bulunmadığı gerekçesiyle davalı ‘tasfiye memuru’ hakkında usulen açılmış bir dava bulunmadığından hakkında hüküm kurulmasına yer olmadığına, davanın Ticaret Sicil Müdürlüğü hakkında kabulü ile Erbaa Ticaret Sicil Müdürlüğünün 1142 sırasında kayıtlı … Tekstil Ürünleri Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketinin tüzel kişiliğinin Erbaa 1.Asliye Hukuk Mahkemesinde görülmekte olan 2016/107 E. sayılı dava dosyasının görülüp sonuçlandırılması ve infazı işlemleri ile sınırlı olmak üzere ihyasına, davanın niteliği gereği tasfiye memuru atanmasına yer olmadığına ve hükmün ilanına karar verilmiştir.
VI. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; işbu ihya davasında müvekkili yasal hasım olduğundan yargılama gideri ve vekalet ücretinden sorumlu tutulmasının hukuken mümkün olmadığını belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, anonim şirketin ihyası istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
2. 6102 sayılı Kanun’un geçici 7 nci maddesi.
3. Değerlendirme
1. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VII. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davalı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,
Temyiz harcı peşin alındığından başkaca harç alınmasına mahal olmadığına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
26.04.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.